Yapay Zeka

Yapay Zekâ Destekli Yangın Söndürme Dronları Orman Yangınlarına Karşı Göreve Hazırlanıyor

Kaliforniya'da orman yangınlarıyla mücadelede yeni bir dönem başlıyor. San Bernardino County Fire Protection District, yapay zekâ destekli beş otonom yangın söndürme dronundan oluşan bir ekip kuruyor. Tek bir pilot tarafından yönetilebilecek sistem, 500 galondan fazla yangın söndürme köpüğü taşıyabilecek ve gece operasyonlarında da görev yapabilecek.

⚡ Haberin Özeti

  • Beş otonom yangın dronunu tek bir pilot aynı anda yönetebilecek.
  • Dron filosu 500 galondan fazla yangın söndürme köpüğü taşıyabilecek.
  • Sistem gece uçabilecek ve ulaşılması zor bölgelerde yangına müdahale edecek.

ABD’nin orman yangınlarından en fazla etkilenen eyaletlerinden biri olan Kaliforniya, yangınlarla mücadelede yapay zekâ ve otonom dron teknolojilerinden daha fazla yararlanmaya hazırlanıyor.

San Bernardino County Fire Protection District, teknoloji şirketi Seneca ile yaptığı anlaşma kapsamında beş otonom yangın söndürme hava aracından oluşan yeni bir Strike Team sistemini bünyesine katacak.

Seneca’nın açıklamasına göre San Bernardino, şirketin sistemini kullanmak üzere eğitim alacak ve operasyonlarında konuşlandıracak Kaliforniya’daki ilk itfaiye teşkilatı olacak. Sistem yalnızca dronlardan oluşmayacak; taşınabilir bir Mobil Hava Operasyon Üssü ve dronların koordinasyonunu sağlayan otonom uçuş yazılımı da pakete dahil olacak.

Beş yangın söndürme dronunu tek bir pilot yönetebilecek

Sistemin dikkat çeken özelliklerinden biri, beş hava aracının görev sırasında birbirleriyle koordineli şekilde hareket edebilmesi.

Dronlar üzerlerinde bulunan sensörler ve yapay zekâ destekli otonom uçuş sistemi sayesinde navigasyon ve koordinasyon görevlerinin önemli bölümünü kendileri gerçekleştirebiliyor. Böylece tek bir eğitimli pilotun aynı operasyon içerisinde birden fazla dronu denetleyebilmesi hedefleniyor.

Bu yaklaşımın özellikle geniş alanlara yayılmış yangınlarda önemli avantaj sağlayabileceği düşünülüyor. İnsanlı ekiplerin farklı bölgelere dağıtılması yerine bazı küçük yangınlara veya sıcak noktalara ilk müdahalenin dronlarla yapılması, itfaiyecilerin daha kritik olaylara yönlendirilmesine yardımcı olabilir.

San Bernardino County Fire Protection District İtfaiye Şefi Dan Munsey, kurumlarının hedefini yangınların yüzde 90’ını yaklaşık 10 square feet, yani 0,93 metrekareyi aşmadan durdurmak şeklinde açıklıyor.

500 galondan fazla yangın söndürme köpüğü taşıyabilecek

Seneca’nın verdiği bilgilere göre beş drondan oluşan ekip, tek bir operasyon kapsamında toplam 500 galondan fazla hazır yangın söndürme köpüğü taşıyabilecek.

Bu miktar yaklaşık 1.900 litreye karşılık geliyor.

Şirket, dron ekibinin yeni başlayan bir yangının tespit edilmesinin ardından uygun koşullarda yaklaşık 5 ila 10 dakika içinde olay yerine ulaşabilmesini hedefliyor. Ancak bu performans değerlerinin üretici tarafından açıklanan hedefler olduğunu ve farklı arazi, hava koşulları ile operasyonel sınırlamalara bağlı olarak değişebileceğini belirtmek gerekiyor.

Buradaki temel yaklaşım, büyük yangınlarla mücadelede uçakların veya helikopterlerin yerini tamamen almak değil.

Bunun yerine dronların, yangın henüz küçükken yapılan ilk müdahaleyi hızlandırması amaçlanıyor.

Yangın büyümeden önce alevlerin üzerine köpük bırakılması, özellikle kara ekiplerinin ulaşmakta zorlandığı dağlık veya engebeli bölgelerde kritik zaman kazandırabilir.

Gece saatlerinde de yangınlara müdahale edebilecek

Geleneksel hava operasyonlarında görüş mesafesi ve güvenlik koşulları nedeniyle gece uçuşları önemli bir sorun oluşturabiliyor.

Seneca’nın yangın söndürme dronlarında ise çevreyi ve yangını takip edebilmek için farklı sensörlerden oluşan bir sistem bulunuyor.

Şirket, bu sensörlerin dronların karanlıkta da navigasyon yapmasına olanak sağlayacağını ve böylece yangın söndürme kapasitesinin 24 saat boyunca sürdürülebileceğini belirtiyor.

Gece operasyonu kabiliyeti özellikle sıcak ve kuru dönemlerde büyük önem taşıyor. Çünkü gün içerisinde başlayan küçük bir yangın, gece boyunca kontrol altına alınamazsa rüzgârın ve arazi koşullarının etkisiyle ertesi güne çok daha büyük bir yangın olarak taşınabiliyor.

Otonom dronların bu zaman aralığında devreye girmesi, yangının büyümesini engellemek için yeni bir seçenek sunabilir.

Binaların çevresine koruyucu hat oluşturabilecekler

Seneca’nın sistemi yalnızca doğrudan alevlerin üzerine köpük bırakmak için tasarlanmıyor.

Beş dronun koordineli şekilde çalışarak yangının ilerleme güzergâhındaki kritik binaların ve bitki örtüsünün çevresine yangın geciktirici veya söndürücü maddelerden koruyucu hatlar oluşturabilmesi de planlanıyor.

Dronların ayrıca yangın büyük ölçüde söndürüldükten sonra geride kalan sıcak noktaların soğutulmasında kullanılması hedefleniyor.

Bu aşama çoğu zaman itfaiyecilerin uzun süre tehlikeli ve yoğun duman bulunan bölgelerde çalışmasını gerektiriyor. Dronların sıcak noktaların bir bölümünü uzaktan bastırması, personelin riskli alanlarda geçirmek zorunda olduğu süreyi azaltabilir.

San Bernardino neden önemli?

San Bernardino County, yaklaşık 20 bin mil kareyi aşan yüzölçümüyle ABD’nin bitişik 48 eyaletindeki en büyük county’si konumunda.

Bölgenin 2025 nüfus tahmini ise yaklaşık 2,22 milyon kişi seviyesinde.

Bu kadar geniş bir alanda yangın ekiplerinin her noktaya kısa sürede ulaşması doğal olarak kolay değil.

Özellikle dağlık ve çöl karakterli bölgelerde otonom hava araçlarının hızlı şekilde konuşlandırılabilmesi, teknolojinin en önemli kullanım alanlarından birini oluşturuyor.

Dronlar 2027’de aktif göreve başlayacak

Burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: San Bernardino’nun satın aldığı dron filosu henüz rutin yangın operasyonlarında aktif değil.

Resmî açıklamaya göre itfaiyecilerin sistem için eğitim sürecinin başlamasının ardından araç teslimatlarının 2027’nin birinci ve ikinci çeyreklerinde gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Seneca sisteminin San Bernardino’nun operasyonlarına 2027’deki yoğun yangın sezonundan önce entegre edilmesi hedefleniyor.

Dolayısıyla teknoloji açısından oldukça iddialı görünen sistemin gerçek yangın koşullarında ne kadar başarılı olacağı, 2027 sezonunda elde edilecek operasyonel sonuçlarla daha net görülebilecek.

Aynı zamanda bir pilotun birden fazla ağır yük taşıyan otonom hava aracını yönetmesi ve bu araçların insanlı yangın söndürme uçakları ile aynı hava sahasında çalışması gibi konularda operasyonel ve havacılık güvenliği süreçleri de sistemin ölçeklenmesinde belirleyici olacak.

Türkiye’de de yangın söndürme dronları kullanılmaya başlandı

Yangınlarla mücadelede dron teknolojisinin kullanımı yalnızca ABD ile sınırlı değil.

Türkiye’de Orman Genel Müdürlüğü (OGM) de 2026 yılında yangın operasyonlarında dron kullanımını genişletti.

OGM’nin Haziran 2026’da yaptığı açıklamaya göre Adana’nın Sarıçam ilçesindeki bir orman yangınında modifiye edilmiş bir dron sistemi sahada kullanıldı. Sistem, kara ekiplerinin ulaşmakta zorlandığı noktalara ekipman ulaştırmanın yanı sıra yangının ilerleme yönüne köpük ve retardant uygulayabiliyor.

Türkiye’nin 2026 yangın sezonundaki daha büyük İHA filosu ise ağırlıklı olarak gözetleme, erken tespit ve koordinasyon amacıyla görev yapıyor.

OGM tarafından açıklanan verilere göre 2026 yılında orman yangınlarıyla mücadelede 28 uçak, 119 helikopter ve 14 İHA görevlendirildi. Termal kameralarla çalışan İHA’lar, görünür duman oluşmadan önce ortaya çıkan sıcaklık değişimlerinin tespit edilmesine de yardımcı olabiliyor.

Seneca’nın yaklaşımını farklılaştıran nokta ise küçük dronların yalnızca yangını gözlemleyen hava araçları olmaktan çıkıp doğrudan yangına müdahale eden, yüksek miktarda söndürücü taşıyan ve birden fazla aracın koordineli çalıştığı otonom ekipler haline getirilmesi.

Yapay zekâ orman yangınlarıyla mücadeleyi değiştirebilir

Orman yangınlarında en kritik unsurlardan biri müdahale süresi.

Yangın küçük bir alandayken birkaç dakikalık müdahale etkili olabilirken kontrol edilemeyen alevler; rüzgâr, sıcaklık ve düşük nemin etkisiyle çok kısa sürede kilometrelerce alana yayılabiliyor.

Bu nedenle geleceğin yangın mücadele sistemlerinde yapay zekâ destekli kameralar ve sensörlerin bir yangını tespit etmesi, koordinatları otonom hava araçlarına aktarması ve dronların dakikalar içerisinde bölgeye ulaşarak ilk müdahaleyi gerçekleştirmesi mümkün hale gelebilir.

Seneca’nın San Bernardino’da devreye alınacak beş dronluk filosu da bu yaklaşımın şimdiye kadarki en dikkat çekici örneklerinden biri.

Teknolojinin gerçek operasyonlarda vaat edildiği kadar başarılı olması halinde otonom yangın söndürme dronları, helikopterlerin ve yangın söndürme uçaklarının yerine geçmekten ziyade onların yanında çalışan yeni bir ilk müdahale katmanına dönüşebilir.

Kaynak
Tom's Hardware

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu