Yapay Zeka

Güneş Santrallerini Veri Merkezine Çeviren Sistem: Rune RELIC Tanıtıldı

Yapay zeka sektörünün hızla artan enerji ihtiyacına farklı bir çözüm ABD merkezli Rune şirketinden geldi. Şirketin tanıttığı RELIC adlı modüler veri merkezi sistemi, güneş enerjisi santrallerinde kullanılamayan veya ekonomik olarak şebekeye aktarılamayan elektriği doğrudan GPU tabanlı bilgi işlem altyapısına yönlendirmeyi amaçlıyor.

Renewable Energy Linked Intelligent Compute ifadesinin kısaltması olan RELIC, geleneksel veri merkezlerinden farklı olarak yeni bir şebeke bağlantısı veya büyük ölçekli veri merkezi binası gerektirmeden mevcut güneş enerjisi tesislerinin içine kurulabiliyor. Rune, fiziksel kurulumun yaklaşık 60 dakika içinde gerçekleştirilebildiğini ve sözleşmenin imzalanmasından sonra altı hafta gibi kısa bir sürede kullanılabilir GPU kapasitesi sağlanabildiğini belirtiyor.

RELIC, Kullanılmayan Güneş Enerjisini Yapay Zeka İşlem Gücüne Dönüştürüyor

Güneş enerjisi santralleri her zaman ürettikleri elektriğin tamamını şebekeye aktaramıyor. Şebekedeki kapasite sınırlamaları, düşük elektrik fiyatları veya üretimin talebi aşması gibi nedenlerle bazı dönemlerde enerji üretimi sınırlandırılabiliyor.

Rune’un açıkladığı verilere göre bazı güneş enerjisi tesislerinde bu şekilde değerlendirilemeyen enerji miktarı toplam üretimin yüzde 20’sine kadar ulaşabiliyor. Şirket, ABD genelinde yılda 50 TWh’den fazla güneş elektriğinin satılamadığı veya şebekeye aktarılamadığı tahmininde bulunuyor. Bu rakamların Rune tarafından açıklanan tahminler olduğunu belirtmek gerekiyor.

RELIC’in temel fikri ise oldukça basit: Elektriği uzaktaki bir veri merkezine taşımak yerine veri merkezini elektriğin üretildiği yere götürmek.

Modüler bilgi işlem üniteleri doğrudan güneş enerjisi tesisine yerleştiriliyor ve normalde kullanılamayacak elektrik burada GPU’ları çalıştırmak için değerlendiriliyor. Böylece yeni bir elektrik şebekesi bağlantısı beklemek yerine mevcut üretim altyapısından yararlanılması hedefleniyor.

Doğru Akımla Çalışarak Enerji Dönüşümlerini Azaltıyor

RELIC’in dikkat çeken özelliklerinden biri de sistemin güneş santrallerinde kullanılan doğru akım (DC) altyapısına doğal olarak uyum sağlayacak şekilde tasarlanması.

Güneş panelleri elektriği doğru akım olarak üretirken geleneksel enerji ve veri merkezi altyapılarında elektrik farklı noktalarda alternatif akıma (AC) ve daha sonra yeniden doğru akıma dönüştürülebiliyor.

Rune’un sistemi ise tesisin 1500V DC güç altyapısıyla çalışabiliyor. Şirket, bu mimarinin bazı dönüşüm aşamalarını ve geleneksel veri merkezlerinde kullanılan ek elektrik altyapısını ortadan kaldırarak enerji kayıplarını ve kurulum karmaşıklığını azaltabildiğini söylüyor. Rune’un resmi sitesinde sistemin transformatör ihtiyacını azaltmaya yönelik özel güç elektroniği altyapısıyla geliştirildiği de belirtiliyor.

Veri Merkezi Yıllar Yerine Haftalar İçinde Kurulabiliyor

rune relic img1

Geleneksel büyük ölçekli veri merkezleri yalnızca sunucular ve GPU’lardan oluşmuyor. Arazi hazırlığı, enerji bağlantıları, transformatörler, soğutma altyapıları, izin süreçleri ve veri merkezi binasının inşası projenin önemli bir bölümünü oluşturuyor.

Özellikle yüksek miktarda elektrik gerektiren yapay zeka veri merkezlerinde yeni şebeke bağlantılarının sağlanması uzun süre alabiliyor.

Rune ise RELIC ünitelerinin fabrikada üretilen modüler yapısı sayesinde süreci önemli ölçüde kısaltmayı hedefliyor. Şirkete göre üniteler güneş panellerinin bulunduğu tesise taşındıktan sonra forklift kullanılarak yaklaşık bir saat içinde fiziksel olarak kurulabiliyor.

Ancak buradaki 60 dakikalık süre, sözleşmeden çalışır durumda bir veri merkezine geçişin tamamının bir saat sürdüğü anlamına gelmiyor. Rune, müşteriye kullanılabilir GPU kapasitesi sağlanmasının sözleşmenin ardından en kısa altı hafta içinde mümkün olduğunu belirtiyor.

Su Kullanmayan Veri Merkezi Tasarımı

Yapay zeka veri merkezleriyle ilgili tartışmaların önemli başlıklarından biri de soğutma için kullanılan su miktarı.

Rune, RELIC’in geleneksel soğutma kulelerine dayanan bir yapı kullanmadığını ve sistemin işletimi için su tüketimine ihtiyaç duymadığını açıklıyor. Bunun yanında kurulum sırasında büyük beton yapılar, ağır vinç operasyonları veya kapsamlı arazi düzenlemesi gerekmediği belirtiliyor.

Bu yaklaşım özellikle su kaynaklarının sınırlı olduğu bölgelerde kurulacak yeni yapay zeka altyapıları açısından dikkat çekici olabilir.

Bununla birlikte sistemin uzun vadeli toplam çevresel etkisini değerlendirebilmek için yalnızca işletme sırasındaki su tüketiminin değil, kullanılan donanımın üretimi, taşınması ve kullanım ömrü gibi faktörlerin de dikkate alınması gerekiyor.

Rune: Altyapı Maliyeti Yüzde 85’e Kadar Düşebilir

RELIC’in en iddialı taraflarından biri maliyet konusunda ortaya çıkıyor.

Rune, bilgi işlem donanımı hariç tutulduğunda geleneksel bir yapay zeka veri merkezine kıyasla altyapı harcamalarının yüzde 85’e kadar azaltılabildiğini öne sürüyor.

Şirketin hesaplamasına göre 100 MW ölçeğindeki teorik bir kurulumda yaklaşık 620 milyon dolarlık tasarruf sağlanabilir.

Ancak bu rakamların şirketin kendi karşılaştırma modeline dayandığını belirtmek önemli. Rune şu aşamada 620 milyon dolarlık hesabın bütün maliyet kalemlerini ve varsayımlarını kamuoyuna ayrıntılı bir bağımsız analizle sunmuş değil. Dolayısıyla yüzde 85 tasarruf oranını doğrulanmış sektör ortalaması yerine Rune’un açıkladığı maliyet hedefi olarak değerlendirmek daha doğru.

GPU Kümeleri 8’den 1.024 GPU’ya Kadar Ölçeklenebiliyor

RELIC yalnızca tek boyutta kurulan sabit bir sistem değil.

Rune’un mevcut platformunda bilgi işlem kapasitesi 8 GPU’dan 1.024 GPU’ya kadar farklı küme boyutlarında yapılandırılabiliyor. Şirketin resmi sitesinde ayrıca 80 MW’ın üzerinde sözleşmeli enerji kapasitesine ulaşıldığı ve geliştirme aşamasındaki proje hattının 1 GW’ın üzerine çıktığı belirtiliyor.

Rune ayrıca sistemlerinin üç kıtada toplam 40.000 saatin üzerinde çalışma süresine ulaştığını ve yüzde 99,5 kullanılabilirlik hizmet seviyesi sunduğunu belirtiyor.

İlk RELIC Sistemi Teksas’taki 200 MW Güneş Santralinde Çalışıyor

Rune, RELIC’in çalışan uygulamalarından birinin Teksas’taki 200 MW kapasiteli mevcut bir güneş enerjisi santralinde faaliyette olduğunu açıkladı.

Burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: 200 MW değeri RELIC veri merkezinin bilgi işlem veya elektrik kapasitesini değil, sistemin kurulduğu güneş santralinin toplam kapasitesini ifade ediyor.

Şirkete göre RELIC üniteleri mevcut yenilenebilir enerji tesisine yeni şebeke çalışması, büyük ölçekli inşaat veya önemli saha değişiklikleri yapılmadan yerleştirildi.

Bu uygulama, Rune’un teknolojisinin yalnızca laboratuvar veya prototip seviyesinde kalmadığını gösterse de sistemin çok daha büyük GPU kümelerinde uzun süreli performansı ve ekonomik avantajları konusunda bağımsız saha verilerine ihtiyaç bulunuyor.

Rune 40 Milyon Dolarlık Seri A Yatırım Aldı

RELIC’in duyurulmasıyla birlikte Rune yeni yatırım turunu da açıkladı.

Şirket, Spark Capital liderliğinde 40 milyon dolarlık Seri A yatırım aldı. Yatırım turuna Union Square Ventures, Lowercarbon Capital, Activate Capital, Committed Capital, Timeless Partners ve Logos Fund gibi yatırımcılar katıldı.

Son turla birlikte Rune’un bugüne kadar topladığı finansman 53,5 milyon dolara ulaştı.

Yeni sermayenin RELIC sistemlerinin daha fazla yenilenebilir enerji tesisine kurulması ve şirketin altyapısının büyütülmesi amacıyla kullanılması bekleniyor.

Yapay Zekanın Enerji Sorununa Farklı Bir Yaklaşım

Rune’un yaklaşımı, yapay zeka sektörünün giderek büyüyen iki sorununu aynı noktada buluşturuyor: yüksek performanslı bilgi işlem için gereken elektrik ve yenilenebilir enerji tesislerinde zaman zaman değerlendirilemeyen üretim.

RELIC, yeni enerji santralleri ve dev veri merkezi kampüsleri kurmak yerine kullanılabilir elektriğin zaten bulunduğu tesislerin içine hesaplama kapasitesi yerleştirmeyi hedefliyor.

Ancak sistemin güneş enerjisi üretimine bağlı olması önemli bir teknik soruyu da beraberinde getiriyor. Güneş üretimi gün boyunca değiştiği için sürekli ve kesintisiz güç gerektiren bazı bilgi işlem görevlerinde ek enerji yönetimi çözümlerine ihtiyaç duyulabilir. Buna karşılık eğitim, toplu işleme veya zamanlaması esnek hesaplamalar gibi yükler bu tür altyapılara daha uygun olabilir.

Rune’un teknolojisinin büyük ölçekte ne kadar ekonomik olacağı, GPU’ların kullanım oranı, yenilenebilir enerjinin ne kadar süreyle kullanılabilir olduğu, ağ bağlantısı ve operasyon maliyetleri gibi faktörlere bağlı olacak.

Yine de RELIC, yapay zeka veri merkezlerini enerji kaynaklarının yanına taşıma fikrinin somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Eğer sistem şirketin açıkladığı ölçek ve maliyet avantajlarını gerçek dünya koşullarında koruyabilirse, kullanılmadan kalan yenilenebilir enerjinin yapay zeka işlem gücüne dönüştürülmesi veri merkezi sektöründe dikkat çekici yeni bir model oluşturabilir.

İlgili Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu