Yapay Zeka

Yapay Zeka Ödev Sistemini Sarstı: Fields Madalyalı Berkeley Profesörü Not Vermeyi Bıraktı

Yapay zekânın eğitim dünyasındaki etkisi giderek daha çarpıcı bir hâl alıyor. UC Berkeley’de görev yapan Fields Madalyalı matematik profesörü Richard Borcherds, öğrencilerin yapay zekâ araçları sayesinde ödevlerde sürekli yüksek sonuçlar elde etmeye başlamasının ardından ödevleri cevapların doğruluğuna göre değerlendirmekten vazgeçti.

University of California, Berkeley’nin en tanınmış matematikçilerinden biri olan Richard Borcherds, üretken yapay zekânın üniversite eğitiminde oluşturduğu yeni sorunlara dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Borcherds, öğrencilerin gelişmiş yapay zekâ sistemlerinden yararlanarak matematik ödevlerini giderek daha kolay tamamlayabildiğini ve bu nedenle ödevlerde doğru cevabı ölçmenin öğrencinin gerçek bilgi seviyesini göstermekte eskisi kadar anlamlı olmadığını düşünüyor.

Profesör artık öğrencilerin ödevlerini cevapların doğru olup olmadığına göre değil, ödevin teslim edilip edilmediğine göre değerlendiriyor.

“Ödevleri doğru cevaba göre değerlendirmenin bir anlamı kalmadı”

yapay zeka ödev

The Daily Californian tarafından aktarılan açıklamalara göre Borcherds, öğrencilerin yapay zekâ kullanarak sürekli yüksek puanlar elde edebildiğini gördükten sonra ödevleri tek tek doğruluk açısından kontrol ettirmenin anlamını sorgulamaya başladı.

Profesör mevcut sistemi ideal olarak görmediğini de açıkça kabul ediyor. Ancak yapay zekâ araçlarının kullanımının pratik olarak tamamen engellenemediği bir ortamda daha iyi bir alternatif bulmanın zor olduğunu belirtiyor.

Borcherds’in yaşadığı durum, üniversitelerin karşı karşıya olduğu daha büyük bir problemi gündeme getiriyor:

Bir öğrenci eve götürdüğü ödevi güçlü bir yapay zekâ modeliyle birkaç dakika içerisinde çözebiliyorsa, geleneksel ödev sistemi öğrencinin bilgisini gerçekten ölçebilir mi?

Bu soru artık yalnızca yazılı ödevler veya makaleler için değil, matematik ve mühendislik gibi uzun süre yapay zekâ karşısında daha dirençli olduğu düşünülen alanlar için de önem kazanıyor.

Yapay zeka matematikçileri de geride bırakabilir mi?

Borcherds’in en dikkat çekici açıklamalarından biri ise matematiğin geleceği hakkında oldu.

Profesöre göre yapay zekâ mevcut hızında gelişmeye devam ederse birkaç yıl içerisinde insan matematikçilerin yapabildiği ancak yapay zekânın daha iyi yapamadığı çok az şey kalabilir.

Borcherds bunu şu sözlerle ifade ediyor:

“Yapay zekâ mevcut hızında gelişmeye devam ederse birkaç yıl içinde insan matematikçilerin yapabildiği ancak yapay zekânın daha iyi yapamadığı hiçbir şey kalmayabilir.”

Bu değerlendirmeyi önemli hâle getiren ayrıntılardan biri Borcherds’in sıradan bir akademisyen olmaması.

Richard Borcherds, cebir ve geometri alanındaki çalışmaları ve özellikle Monstrous Moonshine adı verilen matematiksel varsayımın ispatına yaptığı katkılar nedeniyle 1998 yılında Fields Madalyası kazandı. Fields Madalyası, matematik dünyasının en prestijli ödüllerinden biri olarak kabul ediliyor.

UC Berkeley’nin güncel kayıtlarına göre Borcherds, 2026 sonbahar döneminde de MATH 250A – Groups, Rings, and Fields dersini veriyor.

OpenAI’ın matematik başarısı endişeleri artırdı

Borcherds’in açıklamalarının zamanlaması da dikkat çekiyor.

OpenAI, 8 Eylül 2026 tarihinde şirket içinde geliştirilen gelişmiş bir yapay zekâ sisteminin Navier–Stokes varlık ve düzgünlük problemi üzerinde bir çözüm ürettiğini açıkladı.

Şirketin açıklamasına göre yaklaşık 10.000 koordineli yapay zekâ ajanının kullanıldığı çalışma sonucunda elde edilen matematiksel ispat ayrıca Lean isimli biçimsel doğrulama sistemiyle kontrol edildi. OpenAI, çalışmanın Navier–Stokes denklemlerinde belirli koşullar altında sonlu zamanda tekillik oluşabileceğini gösterdiğini belirtiyor.

Bu gelişmenin ardından yapay zekânın yalnızca mevcut matematik problemlerini çözmekle kalmayıp ileri düzey matematik araştırmalarına doğrudan katkı sağlayabileceği tartışmaları hızlandı.

Bununla birlikte matematik topluluğunda yeni sonucun kapsamı ve doğrulanması üzerine değerlendirmeler devam ediyor. Bazı araştırmacılar Lean ile yapılan biçimsel doğrulamayı önemli bir güvence olarak görürken, çalışmanın insan matematikçiler tarafından incelenmesinin de zaman alacağına dikkat çekiyor.

“Öğrencilere matematikçi olun diyebilir miyim bilmiyorum”

Yapay zekâdaki hızlı gelişimin Borcherds’i düşündüren diğer konu ise öğrencilerin kariyer geleceği.

Profesör, yaklaşık beş yıl önce matematikçiliğin yapay zekâdan etkilenmesi en zor mesleklerden biri gibi göründüğünü ancak artık bundan emin olmadığını söylüyor.

Öğrencilerine matematiği meslek olarak seçmelerini önerip önermemesi gerektiği sorulduğunda kesin bir cevap veremediğini belirten Borcherds, konuyu ChatGPT’ye bile sorduğunu anlattı.

Borcherds’e göre ChatGPT de matematiğin ve matematikçilerin geleceğinin nasıl şekilleneceğine dair kesin bir tahminde bulunamadı.

Bu belirsizlik yalnızca matematik açısından değil; yazılım geliştirme, mühendislik, hukuk, akademik araştırma ve içerik üretimi gibi birçok bilgi yoğun mesleğin geleceği açısından benzer tartışmaları beraberinde getiriyor.

Üniversiteler yapay zekâya nasıl uyum sağlayacak?

Borcherds, akademik dünyanın teknolojik değişimlere her zaman hızlı uyum sağlamadığını da düşünüyor.

Profesöre göre üniversitelerin mevcut ders ve değerlendirme sistemleri, yapay zekâdaki gelişmelere rağmen birkaç yıl boyunca büyük ölçüde aynı şekilde devam edebilir.

Borcherds bu durumu, akademik dergilerin dijital yayıncılığın yaygınlaşmasına rağmen uzun süre fiziksel baskı yayınlamaya devam etmesine benzetiyor.

Ancak üretken yapay zekâ konusunda UC Berkeley şimdiden belirli adımlar atmış durumda.

Berkeley Academic Senate tarafından hazırlanan yönlendirmelerde öğretim üyelerinin ders müfredatlarında üretken yapay zekâ kullanımına ilişkin açık kurallar belirtmeleri tavsiye ediliyor. Yapay zekâ kullanımının tamamen serbest bırakılması, belirli koşullarla sınırlandırılması veya tamamen yasaklanması gibi farklı modeller uygulanabiliyor.

Dolayısıyla UC Berkeley genelinde bütün derslere uygulanan tek bir ChatGPT veya yapay zekâ politikası bulunmuyor. Kurallar dersin içeriğine ve öğretim üyesinin tercihine göre değişebiliyor.

Berkeley, Turnitin’in yapay zeka tespit sisteminden vazgeçti

Üniversitenin dikkat çekici kararlarından biri de yapay zekâ ile hazırlanmış ödevleri otomatik olarak tespit etmeye çalışan yazılımlarla ilgili.

UC Berkeley, 2023 sonbaharında Turnitin’in yapay zekâ tespit özelliğini pilot olarak test etmeye başladı. Ancak sonuçların tutarsız olması, yanlış pozitif ihtimali ve öğrenci gizliliği gibi sorunlar nedeniyle sistemin kampüs genelinde aktif edilmemesine karar verildi.

Üniversite Mayıs 2025’te yaptığı açıklamada Turnitin’in yapay zekâ yazım tespit özelliğini genel kullanıma açmayacağını duyurdu.

Bu nedenle yapay zekâ kullanımını tespit etmek için yalnızca otomatik yazılımlara güvenmek yerine ders tasarımı, sınav yöntemleri ve öğretim üyelerinin belirlediği kurallar ön plana çıkıyor.

Yapay zeka üniversitelerde sınav sistemini değiştirebilir

Borcherds’in kararı eğitim dünyasında önümüzdeki yıllarda daha sık karşılaşabileceğimiz bir değişimin erken örneklerinden biri olabilir.

Öğrencilerin ChatGPT benzeri sistemlerden yararlanarak ev ödevlerini neredeyse hatasız şekilde tamamlayabilmesi, “ödev öğrencinin bilgisini ölçen bir araç mı, yoksa öğrenme sürecinin bir parçası mı?” sorusunu yeniden gündeme getiriyor.

Bu nedenle üniversitelerin gelecekte;

  • sınıf içerisinde yapılan sınavlara,
  • sözlü değerlendirmelere,
  • öğrencinin çözüm yöntemini açıklamasına,
  • proje sürecinin aşamalarının takip edilmesine,
  • yapay zekânın açık şekilde kullanıldığı yeni değerlendirme modellerine

daha fazla ağırlık vermesi şaşırtıcı olmayacaktır.

UC Berkeley’nin mevcut rehberlerinde bile izinsiz yapay zekâ kullanımından şüphelenilmesi durumunda öğrenciden ilgili konuyu sınıfta, sözlü olarak veya kâğıt üzerinde yeniden açıklamasının istenebileceği örnek politikalar arasında yer alıyor.

Dolayısıyla eğitim dünyasındaki tartışma giderek “Öğrenciler yapay zekâ kullanıyor mu?” sorusundan uzaklaşıyor.

Asıl soru artık şu olabilir:

Öğrencinin gerçekten öğrenip öğrenmediğini, yapay zekânın her yerde bulunduğu bir dünyada nasıl ölçeceğiz?

İlgili Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu