
AB’den Çocuklara Dijital Kalkan: 15 Yaş Altına Yapay Zeka ve Oyun Kısıtlaması Geliyor
Avrupa Birliği, çocukların internet dünyasında karşılaştığı riskleri azaltmak için son yılların en kapsamlı adımlarından birini atmaya hazırlanıyor. AB Çocuk Yasası (EU Kids Act) adı verilen yeni düzenleme taslağı, yalnızca sosyal medyayı değil; yapay zeka sohbet botlarını, video paylaşım platformlarını ve çevrim içi oyunları da kapsama alıyor. Reuters’ın ulaştığı belgelere göre taslağın bu hafta içinde resmen kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor, ancak metnin son haline kadar değişikliğe açık olduğu vurgulanıyor.
Düzenleme yürürlüğe girdiği takdirde 15 yaşın altındaki çocukların dijital dünyayla kurduğu ilişki kökten değişebilir. Peki taslakta tam olarak neler var, hangi yaş grubu nasıl etkilenecek ve teknoloji devlerini ne gibi cezalar bekliyor? İşte tüm detaylar.
AB Çocuk Yasası (EU Kids Act) Taslağında Neler Var?
Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan taslak, çocukların dijital platformlara erişimini yaşa göre kademeli bir sisteme bağlıyor. Sosyal medya ve video paylaşım servislerinin yanı sıra ChatGPT benzeri yapay zeka sohbet robotları ile çevrim içi oyun platformları da düzenlemenin doğrudan hedefinde yer alıyor.
Teklifin en dikkat çekici yanlarından biri, yalnızca büyük sosyal medya şirketlerini değil; uygulama mağazalarını ve yapay zeka destekli sanal arkadaşlık uygulamalarını da kapsama dahil etmesi. Bu haliyle taslak, bugüne kadar hazırlanan çocuk güvenliği düzenlemeleri arasında en geniş kapsamlılardan biri olarak öne çıkıyor.
Yasanın resmen yürürlüğe girebilmesi için tek başına Avrupa Komisyonu’nun onayı yeterli olmuyor. Metnin, AB üyesi ülkeler ve Avrupa Parlamentosu tarafından da onaylanması gerekiyor. Bu nedenle sürecin, müzakerelerin uzunluğuna bağlı olarak aylar hatta yıllar sürebileceği değerlendiriliyor.
Yaş Gruplarına Göre Erişim Kuralları Nasıl Olacak?
Taslak, çocukları tek bir kategoride değerlendirmek yerine yaş bantlarına göre farklı kurallar öngörüyor. Buna göre planlanan sistem şöyle:
- 3 yaş altı: Dijital platformlara erişim tamamen kapatılacak.
- 3-12 yaş arası: Çocuklar yalnızca ebeveyn kontrolündeki hesaplar üzerinden, özel olarak çocuklara uygun hale getirilmiş hizmetleri kullanabilecek.
- 13-14 yaş arası: Hesaplar ebeveynler tarafından açılabilecek; ancak iletişim kurulabilecek kişi sayısı sınırlandırılacak ve sıkı ekran süresi kısıtlamaları devreye girecek.
- 15 yaş ve üzeri: Kullanıcılar artık kendi hesaplarını bağımsız şekilde oluşturabilecek.
Bu kademeli modelin uygulanabilmesi için platformların yaş doğrulama sistemlerini devreye alması zorunlu hale gelecek. Sosyal medya ve video paylaşım sitelerinde hesap açılışında yaş kontrolü yapılacağı gibi, çocukların bir oyunu indirmeden önce de benzer bir doğrulamadan geçmesi planlanıyor.
Bağımlılık Yaratan Tasarımlara Doğrudan Müdahale

Taslağın odaklandığı bir diğer önemli başlık ise platformların kullanıcıyı ekrana kilitlemeye yönelik tasarım tercihleri. Düzenleme; sonsuz kaydırma (infinite scroll), otomatik oynatma ve sürekli anlık bildirim gönderme gibi özellikleri çocuk hesapları için sınırlandırmayı hedefliyor.
Bu tür tasarım unsurlarının çocuklar üzerindeki psikolojik etkisi uzun süredir akademik çevrelerde ve kamuoyunda tartışılıyor. AB’nin bu adımla, şirketleri “güvenli tasarım” ilkesini benimsemeye zorlamayı amaçladığı görülüyor. Taslakta ayrıca çocuk hesaplarının varsayılan olarak gizli tutulması ve tanımadıkları kişilerin çocuklarla doğrudan iletişime geçmesinin önlenmesi gibi ek güvenlik önlemleri de yer alıyor.
Kurallara Uymayan Şirketleri Milyar Dolarlık Cezalar Bekliyor
Düzenlemenin caydırıcılığını artıran unsur, öngörülen ceza miktarları. Taslağa göre kurallara uymayan şirketlere yıllık küresel gelirlerinin yüzde 6’sına kadar para cezası kesilebilecek.
Bu oranın pratikte ne anlama geldiğini somutlaştırmak gerekirse: Meta’nın 2025 yılı için açıkladığı 200,97 milyar dolarlık gelir dikkate alındığında, şirket teorik olarak yaklaşık 12,1 milyar dolara varan bir maksimum ceza riskiyle karşı karşıya kalabilir. Bu rakam, AB’nin dijital düzenlemelerde daha önce de sıkça başvurduğu ciro bazlı ceza modelinin, çocuk güvenliği alanında da ne kadar sert uygulanabileceğini gözler önüne seriyor.
Türkiye’de Durum Ne?
Konu yalnızca Avrupa ile sınırlı değil. Türkiye’de de benzer bir düzenleme süreci son aylarda hız kazandı. 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımını sınırlandıran ve dijital platformlara yeni yükümlülükler getiren kanun teklifi, Nisan ayında TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. İlgili bakanlık, düzenlemenin uygulama esaslarını belirleyecek yönetmeliğin hazırlıklarını sürdürüyor ve sürecin kısa süre içinde fiilen hayata geçmesi bekleniyor.
Yetkililer, amaçlarının çocukları dijital dünyadan tamamen izole etmek değil, yaş doğrulama ve denetim mekanizmalarıyla güvenli bir kullanım ortamı oluşturmak olduğunu vurguluyor. Bu açıdan bakıldığında AB’nin EU Kids Act girişimi ile Türkiye’deki düzenleme, farklı hukuki çerçevelerde de olsa benzer bir kaygıyı; çocukların algoritmalar, bağımlılık yaratan tasarımlar ve denetimsiz yapay zeka etkileşimlerinden korunmasını hedefliyor.
Sonuç: Süreç Nasıl İlerleyecek?
AB Çocuk Yasası taslağının bu hafta resmen sunulması bekleniyor, ancak bu adım düzenlemenin hemen yürürlüğe gireceği anlamına gelmiyor. Metnin yasalaşabilmesi için Avrupa Parlamentosu ve üye ülkeler arasında uzun bir müzakere sürecinin tamamlanması gerekiyor. Bu süreçte taslakta yer alan yaş sınırları, ceza oranları ve kapsam gibi kritik maddelerin değişebileceği de göz ardı edilmemeli.
Yine de gelinen nokta, teknoloji şirketleri için net bir sinyal niteliği taşıyor: Sosyal medyadan yapay zeka sohbet botlarına, video oyunlarından uygulama mağazalarına kadar geniş bir yelpazede çocuk güvenliği artık düzenleyicilerin öncelikli gündem maddelerinden biri haline geldi.




