Yapay Zeka

Yapay zekâ ile geliştirilen ilaç biyolojik yaş göstergelerini geriletti

Yapay zekâ kullanılarak geliştirilen deneysel ilaç rentosertib, klinik çalışma verilerinin yeni analizinde hastaların biyolojik yaşını tahmin etmek için kullanılan göstergelerde dikkat çekici bir düşüş sağladı. Bazı ölçümlerde birkaç yıllık gerileme görülmesi, ilacın yaşlanmayla ilişkili biyolojik süreçler üzerinde de etkili olabileceği ihtimalini gündeme getirdi.

Yapay zekânın ilaç geliştirme alanındaki rolü giderek büyürken, Insilico Medicine tarafından geliştirilen rentosertib dikkat çekici yeni bir sonuçla yeniden gündemde. İdiyopatik pulmoner fibroz (IPF) tedavisi için geliştirilen deneysel ilacın Faz IIa klinik çalışmasından alınan kan örnekleri üzerinde yapılan yeni analiz, tedavinin biyolojik yaşlanmayla bağlantılı protein göstergelerini daha genç bir profile doğru kaydırdığını ortaya koydu.

Nature Biotechnology dergisinde yayımlanan araştırmada bilim insanları, tek bir biyolojik yaş tahmin yöntemine güvenmek yerine birbirinden farklı altı proteomik yaşlanma saati kullandı. Modellerin tamamı, rentosertib verilen gruplarda plaseboya kıyasla biyolojik yaş tahminlerinin düşme eğiliminde olduğunu gösterdi.

Rentosertib kullanan hastalarda biyolojik yaş göstergeleri düştü

Yeni çalışma aslında tamamen yeni bir klinik deney değil. Araştırmacılar, daha önce gerçekleştirilen Faz IIa rentosertib çalışmasına katılan hastaların kan örneklerini yeniden analiz etti.

Faz IIa çalışmasına toplam 71 IPF hastası katılmıştı. Bunlardan gerekli izinleri veren ve tüm ölçüm noktalarında uygun örnekleri bulunan 42 hastanın serum proteom verileri biyolojik yaş analizi için kullanıldı.

Hastalara 12 hafta boyunca farklı dozlarda rentosertib veya plasebo verildi. Gruplar şu şekilde oluşturuldu:

  • Günde bir kez 30 mg rentosertib
  • Günde iki kez 30 mg rentosertib
  • Günde bir kez 60 mg rentosertib
  • Plasebo

Kan örnekleri tedavinin başlangıcında, ikinci haftada, dördüncü haftada ve 12’nci haftada incelendi.

Araştırmacıların kullandığı altı farklı proteomik yaşlanma modelinin tamamı, rentosertib verilen gruplarda daha düşük tahmini biyolojik yaş yönünde değişiklikler tespit etti. Plasebo grubundaki değişiklikler ise çok daha sınırlı kaldı.

En dikkat çekici sonuç günde iki kez 30 mg verilen grupta görüldü

Araştırmada en tutarlı sonuçlar günde iki kez 30 mg rentosertib alan hastalarda ortaya çıktı.

Özellikle tedavinin dördüncü haftasında farklı yaşlanma saatlerinin büyük bölümü bu grupta belirgin bir düşüş tespit etti. Kronolojik yaşı tahmin etmeye odaklanan modellerde görülen değişim yaklaşık 2,7 ila 3,5 yıllık daha genç bir biyolojik profil seviyesine ulaştı.

Insilico Medicine sonuçları genel olarak yaklaşık üç ila dört yıllık biyolojik yaş gerilemesine karşılık gelen bir değişim şeklinde yorumlarken, bazı modellerde daha yüksek değerler de gözlendi. Ancak bu rakamların insanların gerçek anlamda birkaç yıl gençleştiği şeklinde yorumlanmaması gerekiyor.

Çünkü çalışmada ölçülen şey kişinin takvim yaşı değil, kandaki binlerce proteinin dağılımından hareketle oluşturulan tahmini biyolojik yaş göstergeleri.

Biyolojik yaş saati nedir?

Kronolojik yaş yalnızca kişinin doğumundan itibaren geçen zamanı ifade ediyor. Biyolojik yaş ise vücudun hücresel ve moleküler açıdan hangi durumda olduğunu tahmin etmeye çalışan daha karmaşık bir kavram.

Bu amaçla DNA metilasyonu, protein seviyeleri, metabolitler veya organlara ait çeşitli biyolojik veriler kullanılabiliyor.

Rentosertib araştırmasında kullanılan proteomik yaşlanma saatleri, kandaki çok sayıda proteinin seviyesini analiz ederek yaşlanmayla bağlantılı bir profil oluşturuyor.

Araştırmacılar toplam 2.841 proteini değerlendirdi ve sonuçları farklı ekiplerin geliştirdiği altı ayrı modelle karşılaştırdı.

Farklı yöntemlere dayanan modellerin benzer yönde sonuç vermesi çalışmanın dikkat çekici yönlerinden biri olsa da proteomik yaşlanma saatleri henüz bir insanın “gerçek biyolojik yaşını” tartışmasız biçimde belirleyen standart bir klinik test olarak kabul edilmiyor.

Bu nedenle elde edilen sonuçlar yaşlanmanın geri çevrildiğinin kesin kanıtı değil, yaşlanmayla ilişkili moleküler göstergelerde değişiklik olduğuna dair erken dönem bulgular olarak görülmeli.

Rentosertib aslında yaşlanma ilacı olarak geliştirilmedi

Rentosertib’in en ilginç yönlerinden biri de doğrudan yaşlanma tedavisi amacıyla geliştirilmemiş olması.

İlacın temel hedefi, idiyopatik pulmoner fibroz olarak bilinen ilerleyici akciğer hastalığı.

IPF’de akciğer dokusunda zaman içerisinde yara dokusu oluşuyor, akciğerler sertleşiyor ve solunum kapasitesi giderek azalıyor.

Rentosertib ise TNIK (TRAF2- and NCK-interacting kinase) adlı proteini baskılayan küçük moleküllü bir ilaç adayı.

TNIK; fibrozis, inflamasyon ve hücresel yaşlanmayla bağlantılı çeşitli biyolojik sinyal yollarında rol oynuyor.

Insilico Medicine, yapay zekâ destekli PandaOmics platformunu kullanarak TNIK’i potansiyel bir tedavi hedefi olarak belirledi. Ardından şirketin üretken yapay zekâ tabanlı Chemistry42 sistemi bu hedefe bağlanabilecek yeni moleküllerin tasarlanması ve optimize edilmesi sürecinde kullanıldı.

Yapay zekâ ilacın hem hedefinin hem molekülünün geliştirilmesinde kullanıldı

Rentosertib, yapay zekâ destekli ilaç geliştirme konusunda önemli örneklerden biri olarak gösteriliyor.

Buradaki yapay zekâ kullanımı yalnızca mevcut moleküller arasından seçim yapılmasıyla sınırlı değil.

İlk aşamada büyük miktarda biyolojik veri, hastalıkla ilişkili genler, proteinler, sinyal yolları ve bilimsel çalışmalar analiz edilerek potansiyel ilaç hedefleri sıralandı.

Ardından üretken yapay zekâ modelleri, seçilen hedefle etkileşime girebilecek yeni kimyasal yapılar oluşturmak için kullanıldı.

Insilico Medicine’a göre şirketin yapay zekâ destekli geliştirme sistemleri, bazı programlarda preklinik ilaç adayına yaklaşık 12 ila 18 ay içerisinde ulaşılmasını sağlayabiliyor. Geleneksel ilaç keşif süreçlerinde aynı aşama çoğu zaman yıllar sürebiliyor.

Rentosertib daha önce akciğer fonksiyonlarında da olumlu sonuç vermişti

Rentosertib’in Faz IIa sonuçları 2025 yılında Nature Medicine’da yayımlanmıştı.

71 IPF hastasının yer aldığı randomize ve plasebo kontrollü çalışmada tedavinin güvenlilik ve tolere edilebilirlik açısından kabul edilebilir sonuçlar verdiği bildirilmişti.

Özellikle günde bir kez 60 mg rentosertib verilen grupta, 12 haftanın sonunda akciğer kapasitesini değerlendirmede kullanılan FVC değerinde ortalama 98,4 mililitrelik artış görüldü.

Plasebo grubunda ise aynı sürede ortalama 20,3 mililitrelik düşüş kaydedildi.

Ancak Faz IIa çalışmalarının görece küçük hasta gruplarında gerçekleştirildiğini ve asıl etkinlik değerlendirmesinin daha geniş Faz III araştırmalarında yapılacağını unutmamak gerekiyor.

Araştırmacılar neden “yaşlanmayı geri çevirdi” demekte temkinli?

Sonuçlar oldukça dikkat çekici olsa da rentosertib’i şimdiden bir “yaşlanma karşıtı ilaç” olarak tanımlamak doğru değil.

Bunun birkaç önemli nedeni bulunuyor.

Öncelikle biyolojik yaş analizinin yapıldığı grup yalnızca 42 hastadan oluşuyor. Ayrıca katılımcıların tamamında IPF bulunuyor ve sağlıklı kişiler üzerinde benzer bir çalışma yapılmış değil.

Bu durum önemli bir soru doğuruyor:

Proteinlerde görülen gençleşme benzeri değişimler gerçekten yaşlanma mekanizmasının yavaşlamasından mı kaynaklanıyor, yoksa akciğer hastalığının ve vücuttaki iltihaplanmanın azalmasının dolaylı sonucu mu?

Araştırmanın yazarları da mevcut verilerle bu iki etkinin tamamen birbirinden ayrıştırılamadığını açıkça belirtiyor.

Çalışma süresinin yalnızca 12 hafta olması da başka bir sınırlama. Biyolojik yaş göstergelerindeki değişimin aylar veya yıllar boyunca devam edip etmeyeceği henüz bilinmiyor.

Rentosertib artık Faz III aşamasında

Rentosertib’in geliştirme sürecinde önemli bir adım daha atıldı.

Insilico Medicine, 7 Temmuz 2026’da rentosertib için Faz III klinik çalışmasını başlattığını açıkladı.

Çin genelindeki 47 merkezde 320 IPF hastasının çalışmaya dahil edilmesi planlanıyor.

Katılımcılar 52 hafta boyunca rentosertib veya plasebo alacak. Çalışmanın temel ölçütlerinden biri, hastaların bir yıl içerisindeki zorlu vital kapasite (FVC) kayıp hızı olacak.

Araştırmacılar ayrıca hastalığın ilerlemesine kadar geçen süre, akciğerlerin gaz değişim kapasitesi ve hastaların yaşam kalitesi gibi kriterleri de değerlendirecek.

Faz III araştırması yaşlanmayı doğrudan tedavi etmeyi amaçlayan bir çalışma değil. Asıl hedef, rentosertib’in IPF tedavisindeki etkinliğini ve güvenliğini çok daha geniş bir hasta grubunda ortaya koymak.

Yapay zekâ destekli ilaç geliştirme için önemli bir test

Rentosertib’in hikâyesi yalnızca yaşlanma araştırmaları açısından değil, yapay zekâ destekli ilaç geliştirme sektörünün geleceği açısından da önemli.

Yapay zekâ uzun süredir potansiyel ilaç hedeflerinin bulunması, molekül tasarımı ve klinik araştırmaların planlanması gibi alanlarda kullanılıyor. Ancak bir yapay zekâ sistemi tarafından seçilen yeni hedefe karşı geliştirilen ve yine üretken yapay zekâ yardımıyla tasarlanan moleküllerin ileri aşama klinik çalışmalara ulaşması hâlâ oldukça yeni bir gelişme.

Rentosertib’in Faz III sürecinde başarılı olması, yapay zekânın yalnızca ilaç keşfini hızlandıran yardımcı bir araç değil, yeni tedavi mekanizmalarının keşfinde aktif rol oynayan bir teknoloji olabileceğine dair önemli bir örnek oluşturabilir.

Bununla birlikte ilacın henüz deneysel olduğu unutulmamalı. Rentosertib şu anda herhangi bir düzenleyici kurum tarafından IPF veya yaşlanmanın tedavisi için onaylanmış bir ilaç değil.

Dolayısıyla mevcut sonuçlar, “insanlarda yaşlanmayı tersine çeviren ilaç bulundu” sonucuna ulaşmak için yeterli değil. Buna karşılık altı farklı proteomik yaşlanma modelinin benzer yönde sonuç vermesi, TNIK baskılanmasının yaşlanmayla bağlantılı biyolojik süreçler üzerindeki etkisinin daha kapsamlı araştırılmasını hak eden güçlü bir erken sinyal oluşturuyor.

Kaynak
The New York Times

İlgili Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu