Çıkış Tarihi: 20 Ekim 2026
Erken Erişim Çıkış Tarihi: 10 Temmuz 2025
Oynanabilir Platformlar: PC (Steam)
Geliştirici: Pigeons at Play
Yayıncı: Devolver Digital
Oyunun Türü: FPS, Aksiyon, Co-op, Looter Shooter, PvE, Bilim Kurgu
Oyun Modları: Tek Oyunculu, 4 Oyuncuya Kadar Çevrimiçi Eşli Oyun
Türkçe Dil Desteği: Yok
🚀 Giriş
Bağımsız oyun dünyasında çok sayıda yapım kendisini “hızlı”, “kaotik” veya “çılgın” kelimeleriyle tanımlıyor. MYCOPUNK ise bu üç kelimenin hakkını gerçekten veren oyunlardan biri. Pigeons at Play tarafından geliştirilen ve Devolver Digital tarafından yayımlanan yapım; Deep Rock Galactic, Helldivers 2, Risk of Rain 2 ve hareket kabiliyeti yüksek modern FPS oyunlarından tanıdık fikirleri kendine özgü bir bilim kurgu atmosferiyle birleştiriyor.
MYCOPUNK’ta sıradan askerleri değil, hurdaya ayrılmaktan kurtulmaya çalışan bir grup tuhaf robotu kontrol ediyoruz. İşverenimiz SAXON adlı devasa bir şirket, görevimiz ise mantar kökenli gizemli bir istilayı temizlemek. Kulağa yeterince garip gelmediyse ekibin başında konuşan bir hamam böceği olduğunu da ekleyelim.
Oyunun 10 Temmuz 2025’te başlayan erken erişim süreci, 20 Ekim 2026’da yayımlanan 1.0 sürümüyle sona erdi. Steam sayfasına göre oyun dört oyuncuya kadar çevrimiçi eşli oynanabiliyor ve yüzlerce elle hazırlanmış geliştirme seçeneği sunuyor.
MYCOPUNK’ın asıl başarısı ise yalnızca absürt dünyasında değil. Silah hissiyatı, hareket sistemi, karakter yetenekleri ve son derece esnek geliştirme mekanikleri birleştiğinde ortaya şaşırtıcı derecede güçlü bir FPS altyapısı çıkıyor.
📖 Hikaye
MYCOPUNK’ın hikâyesinin merkezinde New Atlas Hazard Crew bulunuyor. Hurdaya ayrılma ihtimaliyle karşı karşıya kalan bu sıra dışı robot ekibi, SAXON isimli galaksiler arası şirket tarafından yeni bir göreve gönderiliyor.
Bir gezegeni saran gizemli mantar istilasının temizlenmesi gerekiyor.
Başlangıçta standart bir haşere temizleme işi gibi görünen görev, ilerledikçe beklenenden daha karmaşık bir hâl alıyor. Mantar organizmalarının robotik yaşam formlarıyla birleşmesi ve gezegen genelindeki felaketin arkasındaki soru işaretleri hikâyenin temel gizemini oluşturuyor.
Ancak MYCOPUNK hikâyesini ağır sinematiklerle anlatan bir oyun değil. Anlatının büyük bölümü görevler, karakterlerin konuşmaları, merkez üssündeki diyaloglar ve şirket kültürüyle dalga geçen mizah üzerinden ilerliyor.
Özellikle kurumsal hayatı hicveden diyaloglar oyuna oldukça güçlü bir kimlik kazandırıyor.
🔫 Oynanış ve Grafikler
MYCOPUNK’ın en güçlü tarafı açık ara oynanışı.
Temelde görev tabanlı bir PvE FPS ile karşı karşıyayız. Merkez üssünden görev seçiyor, karakterimizi ve silahlarımızı hazırlıyor, gezegene iniyor ve farklı hedefleri tamamlamaya çalışıyoruz.
Ancak oyunun savaş sistemindeki önemli detaylardan biri düşmanların parçalanabilmesi.
Bir yaratığın uzvunu koparmanız onun tamamen etkisiz hâle geldiği anlamına gelmiyor. Kopan parçalar yeniden birleşebiliyor veya başka düşmanlar tarafından kullanılabiliyor. PC Gamer’ın 1.0 öncesindeki kapsamlı haberinde de dikkat çekildiği üzere bazı düşmanlar savaş alanında kalan parçaları kullanarak daha tehlikeli formlara dönüşebiliyor.
Bu sistem çatışmaları klasik “can barını sıfırla ve diğer düşmana geç” formülünden çıkarıyor.
Hareket Sistemi
Oyunun belki de en başarılı mekaniklerinden biri hareket sistemi.
Koşmak, kaymak, zıplamak ve karaktere özgü hareket yeteneklerini kullanmak son derece akıcı hissettiriyor. Karakterlerin hareket kabiliyetlerinin birbirinden farklı olması yalnızca görsel çeşitlilik yaratmıyor; oynanış tarzını da doğrudan değiştiriyor.
PC Gamer’ın erken erişim incelemesinde sınırsız dayanıklılık sistemi ve farklı karakter hareket yetenekleri özellikle olumlu noktalar arasında değerlendirilmişti.
Bu nedenle MYCOPUNK sadece nişan alma becerinizi değil, savaş alanındaki hareket kabiliyetinizi de sürekli test ediyor.
Görev Tasarımı
Görevler basit düşman temizleme operasyonlarından daha yaratıcı hedeflere kadar uzanıyor.
Örneğin bazı görevlerde enerji bağlantıları oluşturmanız, savunma sistemleri kurmanız veya gökyüzündeki hedefleri yok edecek büyük silah sistemlerini hazırlamanız gerekiyor.
Gamepressure incelemesinde verilen ilginç örneklerden birinde oyuncunun harita boyunca güç kabloları çekmesi gerekiyor. Ancak bu kablolar daha sonra üzerinde kayılabilen raylara dönüşüyor. Böylece başlangıçta sıradan görünen görev mekaniği aynı zamanda yeni bir hareket aracına dönüşüyor.
Görev yapısındaki bu küçük yaratıcı dokunuşlar MYCOPUNK’ın rakiplerinden ayrılmasına yardımcı oluyor.
Silahlar ve Özelleştirme
MYCOPUNK bir looter shooter olmasına rağmen geliştirme sistemi yalnızca “daha yüksek sayıdaki silahı kuşan” mantığına dayanmıyor.
Karakter ve silah geliştirmeleri altıgen bir ızgara sistemine yerleştiriliyor.
Her geliştirmenin farklı bir geometrik şekli bulunuyor. Bu nedenle oyuncu yalnızca hangi geliştirmelerin daha güçlü olduğuna değil, elindeki sınırlı alana hangi kombinasyonu sığdırabileceğine de karar vermek zorunda.
Bir süre sonra sistem küçük bir bulmacaya dönüşüyor.
Sekme yapan mermiler mi?
Element hasarı mı?
Daha fazla hareket kabiliyeti mi?
Yoksa belirli bir silah mekaniğini tamamen değiştiren kombinasyonlar mı?
Bu sistem oyunun en güçlü özelliklerinden biri ve karakter yapılarını ciddi biçimde çeşitlendirebiliyor.
Tek Başına Oynanır mı?
MYCOPUNK belirgin biçimde co-op düşünülerek tasarlanmış olsa da tek oyunculu olarak da oynanabiliyor.
Gamepressure’ın incelemesi özellikle bu konuda oldukça olumlu. İncelemede oyunun büyük bölümünün solo oynanmasına rağmen temel oynanış sisteminin eğlenceli kalabildiği belirtiliyor.
Yine de oyunun gerçek potansiyeli arkadaşlarla ortaya çıkıyor.
Dört farklı oyuncunun farklı yetenekler kullanarak aynı savaş alanında hareket etmesi, özellikle yüksek zorluk seviyelerinde çatışmaları gerçek anlamda kaotik bir takım oyununa dönüştürüyor.
Grafikler ve Sanat Tasarımı
MYCOPUNK teknik gerçekçilik peşinde koşmuyor.
Bunun yerine çizgi romanı, düşük bütçeli bilim kurgu filmlerini, retro-fütüristik bilgisayar arayüzlerini ve neon renkleri bir araya getiren oldukça sıra dışı bir görsel tarz kullanıyor.
Mantarlarla kaplanmış yabancı gezegenler, garip robot tasarımları ve ekranı dolduran efektler oyuna kolayca tanınabilecek bir görsel kimlik kazandırıyor.
Ancak bunun bir dezavantajı var.
Yoğun savaşlarda ekrandaki efektlerin, düşmanların, parçacıkların ve renklerin sayısı oldukça artıyor. Try Hard Guides da erken erişim incelemesinde görsel tasarımın bazı oyuncular için fazla uyarıcı olabileceğine dikkat çekmişti.
Dolayısıyla sade ve temiz FPS tasarımlarını tercih eden oyuncular MYCOPUNK’ın görsel karmaşasına alışmakta zorlanabilir.
👥 Kimler Bu Oyunu Sevmeli?
MYCOPUNK özellikle hızlı tempolu FPS ve co-op PvE oyunlarını seven oyunculara hitap ediyor.
Deep Rock Galactic tarzı arkadaşlarla görev yapma sistemlerinden hoşlanıyorsanız, Helldivers 2‘nin kurumsal hiciv yaklaşımını seviyorsanız veya Risk of Rain 2 gibi oyunlarda farklı karakter yapıları hazırlamak hoşunuza gidiyorsa MYCOPUNK oldukça güçlü bir alternatif.
Aynı zamanda hareket sistemine önem veren FPS oyuncularının da mutlaka göz atması gereken bir yapım.
Buna karşılık tamamen hikâye odaklı FPS arayanlar, gerçekçi askeri çatışmalar isteyenler veya uzun süre aynı görev döngüsünü tekrarlamaktan hoşlanmayan oyuncular için aynı derecede uygun olmayabilir.
🎮 Benzer Oyunlar
Deep Rock Galactic: Dört oyunculu görev tabanlı PvE yapısı nedeniyle MYCOPUNK’a en yakın oyunlardan biri.
Helldivers 2: Takım tabanlı çatışmalar, absürt şirket/devlet mizahı ve yoğun düşman dalgaları açısından benzerlik gösteriyor.
Risk of Rain 2: Hızlı tempo, karakter yapıları ve giderek güçlenen oyuncu karakterleri açısından MYCOPUNK sevenlere hitap edebilir.
Warframe: Hareket odaklı savaş sistemi ve karakter geliştirme seçenekleri nedeniyle değerlendirilebilir.
Borderlands serisi: Renkli görsel tasarım, mizah ve silah çeşitliliğini seven oyuncular için doğal alternatiflerden biri.
🖼️ Oyun İçi Görseller
✅ Artılar
- Son derece akıcı ve hızlı FPS oynanışı
- Karakterlere göre değişen başarılı hareket sistemleri
- Dört oyunculu eğlenceli co-op yapı
- Silah ve karakterler için oldukça derin özelleştirme seçenekleri
- Altıgen geliştirme sistemi sayesinde yaratıcı karakter yapıları
- Standart düşman öldürme görevlerinin ötesine geçen görev tasarımları
- Düşmanların parçalanması ve parçaları yeniden kullanabilmesi gibi özgün mekanikler
- Kendine has retro-bilim kurgu sanat tasarımı
- Absürt ancak oyunun atmosferine uygun mizah
- Tek oyunculu oynanışın da şaşırtıcı derecede eğlenceli olması
❌ Eksiler
- Görev döngüsü uzun oturumlarda tekrara düşebiliyor
- Görsel efektlerin yoğunluğu zaman zaman okunabilirliği azaltabiliyor
- İlerleme sistemi bazı bölümlerde yavaş hissedilebiliyor
- Co-op odaklı yapı nedeniyle solo deneyim oyunun tüm potansiyelini göstermiyor
- Görsel tasarım bazı oyuncular için fazla karmaşık olabilir
- Türkçe arayüz ve altyazı desteği bulunmuyor
- Steam Deck resmî olarak desteklenmiyor
⭐ İnceleme Puanları
PC Gamer: 79/100
Gamepressure: 85/100
Hooked Gamers: 80/100
🏆 Konsol Köşesi Puanı: 81/100
🎬 Tanıtım Videosu
🏁 Son Değerlendirme
MYCOPUNK, kalabalık co-op FPS pazarına yalnızca başka oyunların özelliklerini kopyalayarak girmiyor. Deep Rock Galactic, Helldivers ve hareket odaklı arena FPS’lerinden tanıdığımız fikirlerin izleri açıkça görülse de Pigeons at Play bunları kendine ait güçlü bir karakterle birleştirmeyi başarıyor.
Oyunun en büyük başarısı, birkaç saat sonra bile hâlâ eğlenceli kalabilen hareket ve silah mekanikleri.
Haritanın bir ucundan diğerine hızla ilerlemek, düşmanların parçalarını havaya uçurmak, takım arkadaşlarıyla farklı yetenekleri birleştirmek ve geliştirme ızgarasında yeni karakter yapıları oluşturmak oldukça tatmin edici.
Üstelik MYCOPUNK’ın absürt dünyası yalnızca dekor olarak kullanılmıyor. Robotlardan oluşan ekibin kişilikleri, konuşan hamam böceği yöneticiniz ve şirket kültürünü tiye alan mizah oyuna güçlü bir kimlik kazandırıyor.
Elbette kusursuz değil.
Görev döngüsünün uzun oturumlarda kendisini tekrar etmeye başlaması, ilerlemenin zaman zaman yavaşlaması ve ekranı dolduran efektlerin çatışmaları okunması güç bir renk bombardımanına dönüştürmesi oyunun önemli eksileri.
Bunun yanında Türkçe dil desteğinin bulunmaması Türkiye’deki oyuncular açısından dikkate alınması gereken bir eksiklik.
Yine de temel FPS mekanikleri o kadar başarılı ki bu sorunların hiçbiri deneyimi tamamen aşağı çekmiyor.
Kesinlikle Oynanmalı.











