Yapay Zeka

Çinli Yapay Zekâ Modellerinin Kullanımı Patladı: OpenRouter’da Yüzde 67’ye Ulaştı

Çin merkezli yapay zekâ modelleri, 2026 yılında geliştiriciler arasında dikkat çekici bir yükseliş yakaladı. DeepSeek, Z.ai ve Alibaba gibi şirketlerin geliştirdiği modellerin OpenRouter ve Vercel üzerindeki token kullanım payı yılın başına kıyasla birkaç kat artarken; düşük maliyet, açık model seçenekleri ve özellikle kodlama performansı bu büyümenin başlıca nedenleri arasında gösteriliyor.

Yapay zekâ sektöründe ABD merkezli OpenAI, Anthropic ve Google gibi şirketler en gelişmiş modeller için rekabet etmeye devam ederken, Çinli yapay zekâ modellerinin kullanım tarafındaki hızlı yükselişi sektörün dengelerinin daha karmaşık hale geldiğini gösteriyor.

CNBC ile paylaşılan ve farklı kaynaklar tarafından aktarılan kullanım verilerine göre Çinli modeller, OpenRouter’da 14 Eylül haftasında kullanılan tokenların yüzde 57 ila yüzde 67’sini oluşturdu. Aynı oran şubat ayında yalnızca yüzde 6 ila yüzde 13 seviyesindeydi. Vercel tarafında ise Çinli modellerin token kullanımındaki payı ocak ayındaki yüzde 11 seviyesinden ağustosta yüzde 55’e çıktı.

Burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: Bu rakamlar, Çinli modellerin tüm dünyadaki yapay zekâ kullanımının yüzde 50’sinden fazlasını ele geçirdiği anlamına gelmiyor. Veriler, geliştiricilerin farklı yapay zekâ modellerine erişmesini sağlayan OpenRouter ve Vercel gibi belirli platformlardaki token trafiğini gösteriyor.

Çinli yapay zekâ modelleri neden bu kadar hızlı büyüyor?

Yükselişin arkasındaki en önemli faktörlerden biri fiyat-performans dengesi.

Çinli şirketlerin 2026 yılında yayımladığı yeni modeller özellikle kod yazma, yazılım geliştirme ve yapay zekâ ajanlarının kullandığı çok adımlı görevlerde önemli performans artışları kaydetti.

OpenRouter Insights Başkanı Peter Walker’ın değerlendirmesine göre 2026’da çıkan Çinli açık modeller, özellikle kodlama alanında 2025’in sonlarında görülmeyen seviyede gelişmiş agentic (ajan tabanlı) görevleri gerçekleştirebilir hale geldi. Walker aynı zamanda bu modellerin birçok ABD merkezli alternatifle kıyaslandığında son derece maliyet etkin olduğunu belirtiyor.

Vercel Agentic Infrastructure Başkanı Harpreet Arora da maliyet faktörüne dikkat çekiyor. Şirketler açısından bir model gerekli kalite seviyesine ulaştığında, aynı görevi daha düşük maliyetle gerçekleştirebilmesi tercih üzerinde büyük etki yaratabiliyor.

Bu durum özellikle çok yüksek miktarda token tüketen kodlama araçları, yapay zekâ ajanları ve otomasyon sistemlerinde önemli hale geliyor. Küçük bir token fiyat farkı bile milyonlarca veya milyarlarca token ölçeğinde çalışan şirketlerde ciddi maliyet farkına dönüşebiliyor.

DeepSeek, Z.ai ve Alibaba rekabeti kızıştırıyor

Çinli yapay zekâ şirketlerinin yükselişinde yalnızca düşük fiyatlar etkili değil.

DeepSeek, Z.ai ve Alibaba gibi şirketler son dönemde özellikle kodlama yeteneklerini geliştiren yeni modeller yayımladı. Çinli modellerin bazı geliştirici platformlarında hızla yayılması da performanslarının artık daha fazla ticari kullanım senaryosunda yeterli seviyeye ulaştığına işaret ediyor.

Bununla birlikte ABD merkezli en gelişmiş frontier modeller birçok değerlendirme testinde liderliğini koruyor. Şirketlerin daha karmaşık veya yüksek önem taşıyan görevlerde üst seviye ABD modellerini kullanmaya devam ettiği de aktarılıyor.

Dolayısıyla ortaya çıkan tablo basit bir “Çin modelleri ABD modellerini geçti” sonucundan ziyade farklı bir eğilime işaret ediyor: Geliştiriciler her görev için en güçlü modeli kullanmak yerine, performansın yeterli olduğu işlerde daha ucuz modeli seçmeye daha fazla önem vermeye başlamış durumda.

Yapay zekâ rekabeti Washington’ın da gündeminde

Çinli modellerin yaygınlaşması teknoloji sektörünün yanı sıra ABD yönetimi ve Kongresi tarafından da yakından takip ediliyor.

ABD, gelişmiş yapay zekâ sistemlerinin eğitilmesinde kullanılan üst düzey çiplere Çin’in erişimini sınırlandırmak amacıyla çeşitli ihracat kontrolleri uyguluyor. Washington’daki tartışmalarda ayrıca Çinli şirketlerin gelişmiş donanıma üçüncü ülkelerdeki veri merkezlerinden erişebilme ihtimali ve model distillation (damıtma) teknikleri yoluyla daha güçlü modellerin çıktılarından yararlanılması gibi konular da yer alıyor.

Çin yapay zekâ modellerinin şirketler tarafından artan kullanımı iki ABD Temsilciler Meclisi komitesinin de incelemelerine konu olmuş durumda.

Bu tartışmalar yalnızca ticari rekabetten ibaret değil. ABD’deki bazı politika ve ulusal güvenlik uzmanları, düşük maliyetli Çin teknolojilerinin farklı ülkelerde yaygınlaşmasının uzun vadede Çin merkezli teknoloji ekosistemlerinin küresel etkisini artırabileceğini savunuyor.

Buna karşılık Çin de ABD’nin gelişmiş teknoloji ve çiplere yönelik kısıtlamalarını kendi teknolojik gelişimini sınırlamaya yönelik politikalar olarak eleştiriyor. Dolayısıyla konu, yapay zekâ şirketleri arasındaki ticari rekabetin ötesinde ABD-Çin teknoloji rekabetinin önemli başlıklarından birine dönüşmüş durumda.

Trump ve Xi görüşmesinde yapay zekâ da masadaydı

Yapay zekâ konusu, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in 24-25 Eylül 2026 tarihlerindeki Washington temaslarında da gündeme geldi.

Beyaz Saray’ın 25 Eylül’de yayımladığı açıklamaya göre iki ülke, gelişmiş yapay zekâ teknolojilerinin riskleri ve faydaları konusunda görüş alışverişinde bulunmak amacıyla yeni bir ikili diyalog mekanizması oluşturdu. Ayrıca önemli yapay zekâ olaylarında iletişimi kolaylaştıracak iki taraflı bir kanal kurulması konusunda anlaşmaya varıldı.

Görüşmelerden önce ABD tarafının önemli yapay zekâ olaylarında iki ülkenin birbirini bilgilendirebileceği bir mekanizma önerdiği de Reuters ve AP tarafından aktarılmıştı.

Bu gelişme, ABD ve Çin arasındaki yapay zekâ rekabetinin aynı anda hem teknolojik üstünlük mücadelesi hem de risklerin kontrol altına alınmasını gerektiren diplomatik bir konu haline geldiğini gösteriyor.

Geliştiriciler için yeni dönem: En güçlü model değil, en verimli model

Çinli yapay zekâ modellerinin 2026’daki yükselişinin en dikkat çekici taraflarından biri de yapay zekâ sektöründeki satın alma ve kullanım alışkanlıklarının değişmesi olabilir.

İlk üretken yapay zekâ yarışında şirketler çoğunlukla en yüksek performansa sahip modele odaklanırken, bugün geliştiriciler performans, fiyat, gecikme süresi ve kullanım senaryosu arasında daha ayrıntılı tercihler yapıyor.

Örneğin karmaşık araştırma veya ileri muhakeme gerektiren bir görev için üst düzey bir frontier model tercih edilirken, rutin kodlama, veri işleme veya yapay zekâ ajanlarının tekrarlanan işlemleri için daha ekonomik modeller kullanılabiliyor.

Bu nedenle Çinli modellerin OpenRouter ve Vercel üzerindeki büyümesi, yapay zekâ yarışında fiyat rekabetinin önümüzdeki dönemde en az model performansı kadar önemli olabileceğine işaret ediyor.

OpenAI ve Anthropic gibi ABD’li şirketlerin de daha düşük maliyetli modeller ve token kullanımını azaltmaya yönelik optimizasyonlar üzerinde çalışması, rekabetin bu alana doğru genişlediğinin bir başka göstergesi.

Türkiye açısından ne anlama geliyor?

Paylaşılan OpenRouter ve Vercel verileri Türkiye için ayrı bir kullanım oranı sunmuyor. Bu nedenle Türkiye’deki geliştiricilerin Çinli modellere yönelim oranı konusunda bu rakamlardan doğrudan bir sonuç çıkarmak mümkün değil.

Bununla birlikte OpenRouter gibi çoklu model platformlarının geliştiricilere aynı API üzerinden farklı sağlayıcıları karşılaştırma imkânı vermesi, fiyat-performans odaklı model seçimini dünya genelinde kolaylaştırıyor.

Özellikle yüksek token tüketimine sahip uygulamalar geliştiren Türk yazılım şirketleri ve bağımsız geliştiriciler açısından da model maliyetleri giderek daha önemli bir kriter haline gelebilir.

2026’nın geri kalanında ise yarışın yalnızca “hangi model daha güçlü?” sorusu üzerinden değil; hangi modelin belirli bir işi daha düşük maliyetle, daha hızlı ve yeterli kalitede tamamlayabildiği üzerinden şekillenmesi beklenebilir.

Kaynak
CNBC

İlgili Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu