Teknoloji

ASCII Karakterlerden Oluşan 3D Cyberpunk Şehir Tarayıcıda Oynanabiliyor

Bağımsız geliştirici Grow Now! Games, yalnızca metin karakterleriyle görüntülenen 3D cyberpunk şehir projesinin oynanabilir tarayıcı sürümünü yayınladı. Rust ve WebAssembly tabanlı motoru WebGL ile birleştiren proje; klasik ASCII estetiğini modern web teknolojileriyle buluşturuyor.

Günümüzde oyun geliştiricileri giderek daha gerçekçi grafiklere ulaşmak için gelişmiş oyun motorlarından, yüksek çözünürlüklü dokulardan ve karmaşık 3D modellerden yararlanıyor. Ancak Grow Now! Games imzasını taşıyan yeni deneysel proje, neredeyse bunun tam tersini yaparak dikkat çekiyor.

Tek kişilik bağımsız geliştirici Grow Now! Games tarafından hazırlanan ASCII City, oyuncuların cyberpunk temalı bir şehrin sokaklarında birinci şahıs bakış açısından dolaşmasına olanak tanıyor. Görsel dünyanın dikkat çekici tarafı ise binalardan yollara kadar ekranda görünen ortamın harfler, rakamlar ve çeşitli metin karakterleriyle oluşturulması.

Projenin geliştiricisi Rhys Gronow’un Grow Now Games’i tek başına yürüttüğü bilgisi geliştiricinin resmi internet sitesinde de yer alıyor. ASCII şehir projesinin ilk gösterimi ise kısa sürede internet üzerinde büyük ilgi gördü.

ASCII City artık tarayıcıdan deneyimlenebiliyor

Projenin en önemli yeniliklerinden biri, şehir ortamının yalnızca yayımlanan videolar üzerinden izlenmek zorunda olmaması. Geliştirici, oynanabilir bir tarayıcı sürümünü de erişime açtı.

Kaynakta yapılan teknik incelemeye göre tarayıcı sürümünün arka planında yaklaşık 283 KB büyüklüğünde Rust tabanlı bir WebAssembly modülü bulunuyor. Dünya üretimi ve şehirle ilgili çeşitli hesaplamalar Rust tarafında gerçekleştirilirken ortaya çıkan veriler JavaScript katmanına aktarılıyor.

Bu yaklaşım özellikle WebAssembly’nin oyun ve görsel uygulamalar açısından neden önemli olduğunu gösteren ilginç örneklerden biri. Rust ile hazırlanan performans odaklı kod tarayıcı içerisinde çalıştırılabilirken JavaScript, tarayıcı ve grafik katmanı arasındaki bağlantıyı sağlıyor.

Geliştiricinin ilk tanıtımının ardından proje teknoloji dünyasında da geniş yankı uyandırdı. TechSpot, gösterimin 1 milyonun üzerinde görüntülenmeye ve 9 binden fazla yoruma ulaştığını bildiriyor.

Şehir WebGL üzerinden ASCII karakterlerle çiziliyor

ASCII City’nin görüntü oluşturma yöntemi de projenin en ilginç teknik taraflarından biri.

Kaynak kod üzerinde yapılan incelemeye göre tarayıcı sürümü öncelikle WebGL grafik bağlamı oluşturmaya çalışıyor. Ekranda kullanılacak karakterler ayrı ayrı çizilip bir karakter atlasında saklanıyor ve ardından GPU’ya aktarılıyor.

Sahnede görünen her ASCII karakteri daha sonra küçük bir dokulu dörtgen yüzey gibi ele alınıyor. Böylece binlerce karakterin her karede tek tek geleneksel metin çizim komutlarıyla oluşturulması yerine, GPU hızlandırmasından yararlanılabiliyor.

Masaüstü sürümünde ekranın 180 sütun ve 80 satır, yani yaklaşık 14.400 karakter hücresinden oluşabildiği belirtiliyor.

Ortaya çıkan görüntü teknik olarak modern bir GPU üzerinde çiziliyor olsa da oyuncunun gördüğü dünya klasik bir terminal ekranını andırıyor.

WebGL çalışmazsa iki farklı yöntem devreye girebiliyor

Geliştirici yalnızca WebGL yöntemine güvenmekle de kalmamış.

Kaynaktaki teknik ayrıntılara göre WebGL kullanılamayan sistemler için Canvas 2D tabanlı alternatif bir görüntüleme yöntemi bulunuyor. Bunun yanında belirli bir URL parametresi üzerinden karakterlerin doğrudan fillText yöntemiyle çizildiği daha basit bir seçenek de kullanılabiliyor.

Bu nedenle proje bir bakıma üç farklı görüntüleme yaklaşımını aynı yapı içerisinde barındırıyor:

  • WebGL üzerinden GPU hızlandırmalı karakter çizimi
  • Canvas 2D üzerinden görüntü oluşturma
  • Karakterlerin doğrudan tek tek çizildiği yöntem

Ana görüntüleme yolunda ise performans için WebGL tercih ediliyor.

3D model kullanmadan cyberpunk atmosferi oluşturuyor

ASCII City’nin ilk sürümüyle ilgili en dikkat çekici noktalardan biri de geleneksel oyun geliştirme yöntemlerinden mümkün olduğunca uzak durmasıydı.

Grow Now Games tarafından daha önce yapılan açıklamalarda projenin Unity veya Unreal Engine kullanmadan, geleneksel 3D modeller ve dokular olmaksızın geliştirildiği vurgulanmıştı.

Gizmodo’nun proje hakkındaki haberine göre geliştiricinin amacı, düz bir ASCII filtresi uygulamak yerine oyuncuya gerçekten “verilerden oluşmuş bir dünyanın içerisinde yürüyormuş” hissi veren bir ortam oluşturmaktı. Projenin erken sürümlerinde perspektif ve derinlik hissinin özel bir raycasting sistemiyle oluşturulduğu aktarılmıştı.

Şehrin içerisinde yalnızca büyük binalar da bulunmuyor. Yollar, araçlar, ağaçlar ve hareket eden insanlar gibi unsurlar da ortamın yaşayan bir şehir izlenimi vermesine yardımcı oluyor.

Yeni sürüm iç mekanlara ve gökdelenlere odaklanıyor

Projenin yeni videosu “ASCII City Update: Interiors, Elevation & Skyscrapers”, geliştiricinin konsepti daha ileri taşımaya başladığını gösteriyor.

İlk gösterimde ağırlıklı olarak sokaklarda dolaşmaya odaklanan deneyimin artık yükseklik, gökdelenler ve iç mekanlar gibi unsurlarla genişletilmesi hedefleniyor.

Bu gelişmeler önemli çünkü ASCII City’nin yalnızca kısa bir teknik gösterim olmaktan çıkarak daha kapsamlı bir oynanabilir dünyaya dönüşme ihtimalini artırıyor.

Bununla birlikte proje için şu aşamada büyük ölçekli ticari bir oyunun duyurulduğunu söylemek doğru olmaz. Grow Now Games projeyi geliştirmeye devam ediyor ve daha önce de atmosferi, ayrıntı seviyesini ve etkileşim seçeneklerini artırmak istediğini belirtmişti.

ASCII grafikleri modern teknolojiyle yeniden yorumluyor

ASCII grafikleri bilgisayar dünyasında yeni bir fikir değil. Harfler, rakamlar ve noktalama işaretleri kullanılarak görseller oluşturma yaklaşımı özellikle bilgisayarların grafik yeteneklerinin oldukça sınırlı olduğu dönemlerde yaygınlaşmıştı.

ASCII City’nin farklılaştığı nokta ise bu estetiği yalnızca nostaljik bir görsel tercih olarak kullanmaması.

Arka planda Rust, WebAssembly, JavaScript ve WebGL gibi modern web teknolojilerinden yararlanılırken kullanıcıya onlarca yıl öncesinin terminal ekranlarını hatırlatan bir görüntü sunuluyor.

Böylece geliştirici, son derece gelişmiş grafik teknolojilerinin bulunduğu bir dönemde görsel gerçekçilik yarışına katılmak yerine teknik kısıtlamaları başlı başına bir sanat tarzına dönüştürüyor.

Projenin aldığı yoğun ilgi de güçlü bir görsel kimlik oluşturmak için milyonlarca poligona veya fotogerçekçi grafiklere her zaman ihtiyaç olmadığını gösteren dikkat çekici örneklerden biri haline gelmiş durumda.

İlgili Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu