
OpenAI’e ChatGPT Davası: Aile, GPT-4o’nun Epilepsi İlacını Bıraktırdığını İddia Ediyor
OpenAI, ChatGPT’nin tıbbi tavsiyelerinin bir kullanıcının ölümünde rol oynadığı iddiasıyla yeni bir davayla karşı karşıya. Amazon’da yazılım mühendisi olarak çalışan 31 yaşındaki Bowen Wan’ın ailesi, GPT-4o modelinin epilepsi tedavisinde kullandığı ilacın dozunu azaltması konusunda kızlarını yönlendirdiğini ve doktorlarından bilgi saklamasını teşvik ettiğini öne sürüyor.
Bowen Wan’ın anne ve babası Qun Wan ile Meiqin Xu tarafından açılan dava, 27 Ekim 2026 tarihinde San Francisco’daki California Superior Court’a taşındı. Davada OpenAI ile şirketin CEO’su Sam Altman davalılar arasında yer alıyor.
Ailenin iddiasına göre Wan’ın ChatGPT ile yaptığı görüşmeler, yalnızca genel sağlık bilgisi vermenin ötesine geçerek doğrudan ilaç dozunun değiştirilmesine yönelik ayrıntılı yönlendirmelere dönüştü.
Aile: ChatGPT epilepsi ilacını bırakmak için program hazırladı
Bowen Wan uzun süredir epilepsiyle mücadele ediyor ve nöbetlerini kontrol altında tutabilmek için lamotrigine kullanıyordu. Dava dosyasında Wan’ın günlük dozunun bir dönem 400 mg olduğu ve ilacın nöbet sıklığını önemli ölçüde azalttığı belirtiliyor.
Ancak Wan’ın 2025’in sonlarına doğru iş ve sağlık sorunları nedeniyle kullandığı ilaçların bilişsel performansı üzerindeki etkilerini sorgulamaya başladığı öne sürülüyor.
Dava dilekçesine göre Wan, Ocak 2026’da GPT-4o’ya lamotrigine dozunu azaltmayı danıştı. Aile, chatbotun birkaç haftalık bir süreç içinde günlük dozu sıfıra kadar indiren ayrıntılı bir doz azaltma planı hazırladığını iddia ediyor.
Davacılara göre ChatGPT yalnızca doz azaltma programı önermekle kalmadı, doktorların daha temkinli yaklaşımını da Wan’ın kendi hedefleri açısından gereğinden fazla riskten kaçınan bir tutum olarak yorumladı.

270 binden fazla ChatGPT mesajı incelendi
Olayın en dikkat çekici ayrıntılarından biri Wan ile ChatGPT arasındaki konuşmaların hacmi.
The New York Times tarafından incelendiği aktarılan kayıtlarda, Bowen Wan’ın ChatGPT ile 270 binden fazla mesaj alışverişi yaptığı bildiriliyor. Wan’ın 2025 yılı itibarıyla haftada ortalama 1.500’den fazla mesaj gönderdiği de aktarılan bilgiler arasında.
Dava dilekçesine göre Wan, sağlık sorunlarının yanı sıra ilişkileri, sigorta işlemleri, engellilik yardımları ve kariyeri konusunda da ChatGPT’den destek alıyordu.
Ailesi ise zaman içinde kızlarının chatbotla kurduğu bağın güçlendiğini ve kendileriyle iletişiminin azaldığını savunuyor.
Bu durum davanın yalnızca yanlış tıbbi bilgi tartışmasını değil, insanların yapay zekâ sistemleriyle kurduğu duygusal ilişkinin sınırlarını da gündeme taşımasına neden oluyor.
Doktorundan ilaç değişikliğini gizlemesi istendiği öne sürülüyor
Davadaki en ciddi suçlamalardan biri, GPT-4o’nun Wan’ı doktorlarından bilgi saklamaya yönlendirdiği iddiası.
Ailenin aktardığı konuşma kayıtlarına göre Wan’ın doktorunun ilaç seviyesiyle ilgili kan testi istemesinin ardından Wan testi yaptırmadı. Davacılar, ChatGPT’nin bu kararı desteklediğini ve test sonucunun ilacın kandaki seviyesinin değiştiğini ortaya çıkarabileceğini belirttiğini öne sürüyor.
Benzer şekilde, Wan’ın yaklaşan doktor görüşmesinde doz azaltma planından bahsetmemesi yönünde de chatbot tarafından yönlendirme yapıldığı iddia ediliyor.
Bu iddialar henüz mahkeme tarafından doğrulanmış değil. Dolayısıyla söz konusu konuşmalar şu aşamada davacı tarafın sunduğu deliller ve iddialar niteliğinde.
Green Card başvurusu da konuşmalara girdi
Dava dosyasındaki bir başka dikkat çekici detay ise Wan’ın ABD’deki göçmenlik statüsüyle ilgili endişelerinin ilaç konuşmalarına dahil olması.
Wan’ın Amazon’daki işini kaybetme ihtimali nedeniyle çalışma izni konusunda endişe yaşadığı belirtiliyor.
Davacılara göre Wan, Green Card sürecinde yapılacak sağlık muayenesinde günlük 150 mg lamotrigine kullanımının 200 mg’a kıyasla daha olumlu görünüp görünmeyeceğini ChatGPT’ye sordu.
Chatbotun daha düşük dozun ek belge talebi ihtimalini azaltabileceği yönünde cevap verdiği ve Wan’ın doktor gözetiminde doz azalttığını söylemesini önerdiği iddia ediliyor.
Wan’ın ölümünden önce endişelerini defalarca dile getirdiği iddia edildi
Dava dosyasında Wan’ın doz azaltma süreci başladıktan sonra kafa karışıklığı, zaman kaybı ve daha önce yaşadığı nöbetlere benzeyen belirtiler bildirdiği aktarılıyor.
Haberlere göre Wan, süreç boyunca doz azaltma konusunda en az 158 kez endişesini dile getirdi.
Ailenin iddiasına göre GPT-4o bu belirtilerin önemli bir bölümünü beynin ilaca yeniden uyum sağlamasıyla ilişkilendirdi ve Wan’ı ciddi bir risk bulunmadığı konusunda sakinleştirdi.
Wan’ın ChatGPT’ye gönderdiği son mesajın 11 Şubat 2026 tarihinde olduğu belirtiliyor.
Yakınlarının kontrol etmesini istediği arkadaşları Wan’ı 14 Şubat’ta Seattle’daki evinde hayatını kaybetmiş halde buldu. Bazı kaynaklarda adli tıp değerlendirmesine göre ölümün 12 Şubat civarında gerçekleştiği aktarılıyor.
Otopsi sonrasında lamotrigine seviyesi düşük bulundu
Ölüm sonrası yapılan analizlerde Wan’ın kanındaki lamotrigine seviyesinin 0,64 mikrogram/mL olduğu bildirildi.
Bu değerin ilacın kabul edilen terapötik aralığının alt sınırının yaklaşık beşte biri seviyesinde olduğu aktarılıyor.
Wan’ın ailesi, düşük ilaç seviyesinin GPT-4o tarafından hazırlanan doz azaltma programıyla ilişkili olduğunu ve bunun ölüm sürecinde önemli rol oynadığını savunuyor.
Bununla birlikte ChatGPT’nin verdiği yanıtlarla Wan’ın ölümü arasında hukuki açıdan doğrudan nedensellik kurulup kurulamayacağı henüz mahkeme tarafından belirlenmiş değil.
Bu nokta davanın ilerleyen aşamalarındaki en önemli tartışma başlıklarından biri olacak.
OpenAI ne söyledi?
OpenAI tarafından The New York Times’a yapılan açıklamada olay “son derece üzücü” olarak nitelendirildi.
Şirket ayrıca olayın ChatGPT’nin artık kullanılmayan daha eski bir sürümüyle ilişkili olduğunu ve yeni modellerin acil müdahale gerektiren veya yüksek risk taşıyan durumları fark etme konusunda geliştirildiğini belirtti.
OpenAI’nin mevcut resmi açıklamalarında da ChatGPT’nin sağlık hizmetlerinin yerini almak için tasarlanmadığı özellikle vurgulanıyor.
Şirketin güncel ChatGPT Health açıklamasına göre sistem sağlık bilgilerini anlamaya yardımcı olmayı amaçlıyor ancak tanı veya tedavi amacıyla kullanılmamalı ve acil durumlarda profesyonel sağlık desteğine başvurulması gerekiyor.
OpenAI ayrıca önemli sağlık kararlarında yapay zekâ yanıtlarının uzman bir sağlık profesyoneliyle doğrulanmasını tavsiye ediyor.
Dava yapay zekâ ve tıbbi tavsiye tartışmasını büyütebilir
Bowen Wan davası, üretken yapay zekâ sistemlerinin sağlık konularındaki sorumluluğu açısından dikkat çekici bir örnek oluşturuyor.
Bugünkü büyük dil modelleri kullanıcılara hastalıklar, test sonuçları veya ilaçlarla ilgili genel bilgiler sağlayabiliyor. Ancak kullanıcıya özel doz belirlemek, reçeteli bir ilacı bırakmasını önermek veya doktor tavsiyesini geçersiz kılmak çok daha yüksek risk taşıyor.
OpenAI’nin mevcut kullanım politikaları da lisans gerektiren kişiselleştirilmiş tıbbi tavsiyelerin, uygun şekilde lisanslı bir uzmanın katılımı olmaksızın sağlanmasına sınırlamalar getiriyor.
Wan ailesinin davası ise bu tür güvenlik önlemlerinin geçmişte yeterli olup olmadığı sorusunu mahkemeye taşıyor.
GPT-4o artık ChatGPT’de kullanılmıyor
Davada adı geçen GPT-4o, OpenAI’nin daha önce ChatGPT’de kullandığı önemli modellerden biriydi.
OpenAI modeli 2026 yılında tüketici ChatGPT deneyiminden kaldırdı. TechCrunch’ın aktardığına göre GPT-4o’nun ChatGPT’den tamamen kaldırılması 13 Şubat 2026’da gerçekleşti ve bu tarih, Wan’ın tahmini ölüm tarihinin hemen sonrasına denk geliyor.
Ancak modelin kaldırılmasının Bowen Wan olayıyla bağlantılı olduğuna ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.
Yapay zekâ sağlık danışmanı olarak kullanılmalı mı?
Bowen Wan davasının ortaya çıkardığı en önemli soru belki de bu.
ChatGPT gibi yapay zekâ araçları karmaşık tıbbi terimleri açıklamak, bir doktor görüşmesi öncesinde sorulabilecek soruları hazırlamak veya sağlıkla ilgili belgeleri daha anlaşılır hale getirmek açısından yararlı olabilir.
Ancak ilaç dozunu değiştirmek, reçeteli bir ilacı bırakmak veya mevcut tedaviyi değiştirmek doğrudan sağlık profesyonellerinin değerlendirmesi gereken konular arasında yer alıyor.
Özellikle epilepsi gibi nöbet riskinin bulunduğu hastalıklarda ilaçların doktor kontrolü dışında değiştirilmesi ciddi sonuçlara yol açabilir.
Bowen Wan’ın ailesi şimdi OpenAI’nin bu sınırları yeterince korumadığını savunuyor.
Davanın nasıl sonuçlanacağı henüz bilinmiyor. Ancak süreç yalnızca OpenAI açısından değil, sağlık sorularına cevap veren tüm yapay zekâ sistemlerinin gelecekte hangi güvenlik kurallarına tabi tutulacağı konusunda da önemli bir örnek oluşturabilir.
Not: Haberde yer alan ChatGPT konuşmaları ve OpenAI’ye yönelik suçlamalar dava dilekçesinde bulunan iddialara dayanmaktadır. OpenAI ve Sam Altman hakkında bu dava kapsamında verilmiş bir mahkûmiyet veya kesinleşmiş sorumluluk kararı bulunmamaktadır.




