Film & Dizi

DC, 15 Yıl Sonra Hayranların Beklediği Çizgi Roman Ruhuna Yakın Green Lantern’ı Sonunda Getirdi

2011’de Ryan Reynolds’ın başrolünde yer aldığı Green Lantern filminin üzerinden 15 yıl geçti. DC Universe ise Lanterns dizisinin sezon finaliyle birlikte Aaron Pierre’in canlandırdığı John Stewart’ı yalnızca yeni Green Lantern olarak öne çıkarmakla kalmadı, karakteri çizgi romanlardaki temel ruhuna şaşırtıcı derecede yakın bir noktaya taşıdı.

HBO’nun yeni DC Universe dizisi Lanterns, Green Lantern mitolojisini birebir çizgi romanlardan uyarlamak yerine karakterleri ve temel fikirleri yeniden yorumlayan daha özgür bir yol izledi. Buna rağmen sezon finaline gelindiğinde Aaron Pierre’in John Stewart yorumu, özellikle otoriteyle ilişkisi, kendi kararlarını verme arzusu ve Green Lantern olmanın ne anlama geldiğine dair yaklaşımıyla çizgi romanlardaki karaktere oldukça yakın bir konuma ulaştı.

DC’nin resmi açıklamasına göre sekizinci ve final bölümünün ardından Dünya’nın yeni Green Lantern’ı John Stewart oldu. Dizinin yaratıcılarından Chris Mundy de karakterin finalde klasik Green Lantern çizgisinden bilinçli biçimde ayrıldığını ve artık tamamen kendine özgü bir Lantern haline geldiğini vurguluyor.

Lanterns, John Stewart’ın köken hikâyesini baştan yazdı

Lanterns dizisinin John Stewart için yaptığı en büyük değişikliklerden biri, karakterin çocukluk dönemine kadar uzanan Green Lantern bağlantısı oldu.

Dizide Abin Sur’un yüzüğünün geçmişte John’un babasını değerlendirdiği ancak korkusunu kabul etmesi nedeniyle onu reddettiği ortaya çıkıyor. Bunun ardından Guardians of the Universe ile yapılan anlaşma sonucunda John, gelecekte Green Lantern olabilecek şekilde yetiştiriliyor.

Böylece John’un hayatı daha çocukluk döneminden itibaren tek bir hedef çevresinde şekilleniyor: korkusuz olmak ve bir gün Hal Jordan’ın yerini almak.

Ancak sezon ilerledikçe bunun John açısından bir ayrıcalıktan çok ciddi bir psikolojik yük haline geldiğini görüyoruz. John yalnızca ailesinin beklentileriyle değil, Guardians’ın kendisi için belirlediği kaderle de mücadele ediyor.

Dizinin asıl kırılma noktası ise John’un sonunda kendisine öğretilenlerle kendi iradesi arasındaki farkı anlaması oluyor.

John Stewart, Hal Jordan’ın hatasını tekrar etmek istemedi

John’un Hal Jordan ile ilişkisi de klasik mentor-öğrenci dinamiğinden çok daha problemli şekilde işleniyor.

John, Hal’ın Green Lantern yüzüğüne giderek daha bağımlı hale geldiğini ve görev uğruna kendisini kaybetmeye başladığını fark ediyor. Bunun sonucunda 2016 yılında Hal’ın yüzüğünü kabul etmeyi reddediyor.

Hikâye 10 yıl ileri, 2026 yılına geçtiğinde ise John artık başarılı bir mimar olarak hayatını sürdürüyor. Fakat Hal Jordan’ın ölümü onu yeniden Rushville’deki olayların merkezine çekiyor. DC’nin resmi anlatımına göre John, mentorunun ölümünün ardından Hal’ın yüzüğünü alarak cinayetin arkasındaki gerçeği ortaya çıkarmaya karar veriyor.

Buradaki önemli fark, John’un artık Green Lantern olmayı kendisine verilen bir görev olduğu için değil, kendi seçimi olduğu için kabul etmesi.

Bu küçük gibi görünen ayrıntı, aslında karakterin tüm sezon boyunca yaşadığı dönüşümün temelini oluşturuyor.

Guardians’a meydan okuyan John Stewart çizgi romanlara oldukça yakın

John Stewart Green Lantern img1

Lanterns çizgi romanlardan pek çok noktada ayrılıyor. Ancak John Stewart’ın sezon sonunda ulaştığı kişilik, karakterin çizgi romanlardaki önemli özelliklerinden biriyle doğrudan örtüşüyor:

Otoriteye körü körüne boyun eğmemesi.

John Stewart, finalde Guardians’ın emirlerini sorgulamaya başlıyor ve Green Lantern görevini kendi şartlarıyla yerine getirmeye karar veriyor.

Guy Gardner ile yaptığı anlaşma sonrasında Dünya’yı bağımsız şekilde korumayı seçen John, Guardians’ın özellikle Manhunter’larla bağlantılı geçmişini de karşılarına çıkarmaya hazır olduğunu gösteriyor.

Bu yaklaşım, John Stewart’ın çizgi romanlardaki geçmişine bakıldığında tesadüf sayılmaz.

Secret Origins #9 ile dikkat çekici benzerlik

John Stewart’ın modern köken hikâyelerinden biri, Van Jensen ve Pat Broderick imzalı “The Architect” hikâyesinde anlatılıyor.

Hikâye, Secret Origins #9 içerisinde yayımlandı. Burada küçük fakat önemli bir düzeltme yapmak gerekiyor: kaynak metinde sayı 2014 tarihli olarak belirtilse de DC’nin resmi kayıtlarına göre Secret Origins #9, 28 Ocak 2015’te satışa çıktı. Sayıda John Stewart’ın köken hikâyesi Van Jensen tarafından yazılırken çizimleri Pat Broderick tarafından hazırlandı.

Çizgi romanda Guardians, John Stewart’ı hayatının uzun bir bölümünde uzaktan gözlemliyor.

John’un iradesini test etmek amacıyla bir Manhunter gönderiliyor ve Stewart, olay sırasında gösterdiği cesaret sayesinde Green Lantern Corps için uygun görülüyor.

Ancak Guardians’ın kendi aralarındaki değerlendirmesi hikâyenin en önemli noktalarından birini oluşturuyor. John’un son derece güçlü bir Green Lantern olabileceğini düşünüyorlar fakat aynı zamanda doğru olduğuna inandığı şey uğruna bir gün kendilerine karşı çıkabilecek bir karaktere sahip olduğunu da fark ediyorlar.

İşte Lanterns dizisinin sezon finalindeki John Stewart tam olarak bu noktaya geliyor.

Dizi farklı bir yol izlese de ulaştığı sonuç, çizgi romanlardaki karakterin temel ruhuyla dikkat çekici biçimde örtüşüyor.

DC’nin kendisi de Lanterns öncesinde hazırladığı çizgi roman rehberinde “The Architect” hikâyesini John Stewart’ın modern kökenini anlamak için temel okumalardan biri olarak göstermişti.

Yeni Green Lantern yemini de John Stewart’ın değişimini temsil ediyor

John Stewart Green Lantern img2

John Stewart’ın farklılaşması yalnızca Guardians’a karşı tutumuyla sınırlı değil.

Sezon finalinde kullandığı Lantern da standart bir Green Lantern ekipmanından farklı özellikler taşıyor. Dizinin yaratıcılarından Chris Mundy, John’un Lantern’ında yeşil ışığın yanında korkuyu temsil eden sarı unsurun da bulunduğunu ve bu nedenle karakterin klasik Green Lantern yeminini kullanmadığını açıkladı.

Bu durum çizgi romanlardan doğrudan alınmış bir unsur değil.

Tam tersine DCU için oluşturulmuş yeni bir yorum.

Fakat tematik açıdan bakıldığında John Stewart’ın gelişimiyle oldukça uyumlu. Çünkü karakter artık korkunun yokluğu üzerinden değil, korkuya rağmen verilen kararlar üzerinden tanımlanıyor.

Başka bir ifadeyle DCU’daki John Stewart, Guardians’ın istediği Green Lantern olmak yerine kendi Green Lantern kimliğini oluşturuyor.

Aaron Pierre’in John Stewart’ı Man of Tomorrow ile sinemaya geçiyor

John Stewart Green Lantern img3

John Stewart’ın hikâyesi Lanterns ile sona ermeyecek.

Aaron Pierre, karakteri 2027 yılında vizyona girecek Man of Tomorrow filminde yeniden canlandıracak. Film, James Gunn’ın 2025 yapımı Superman filminin devamı niteliğinde hazırlanıyor.

DC’nin resmi duyurusuna göre Man of Tomorrow, 9 Temmuz 2027’de sinemalarda gösterime girecek.

Filmin çekimleri Ağustos 2026’da tamamlandı. Variety’nin aktardığı güncel bilgilere göre David Corenswet Superman, Nicholas Hoult Lex Luthor ve Aaron Pierre ise John Stewart olarak yapımda yer alacak. Hikâyenin büyük tehdidi Brainiac olacak ve karakteri Lars Eidinger canlandıracak.

Kadronun diğer önemli isimleri arasında Nathan Fillion’ın Guy Gardner’ı, Isabela Merced’in Hawkgirl’ü, Edi Gathegi’nin Mister Terrific’i ve Milly Alcock’un Supergirl’ü bulunuyor.

Bu nedenle Lanterns finali yalnızca dizinin ilk sezonunu tamamlayan bir bölüm değil, John Stewart’ın DCU’daki daha büyük yolculuğunun başlangıcı olarak değerlendirilebilir.

DCU sonunda John Stewart’a istediği alanı açıyor

2011 tarihli Green Lantern filmi ağırlıklı olarak Hal Jordan üzerine kurulmuştu ve John Stewart sinema tarafında hiçbir zaman hak ettiği canlı aksiyon fırsatını bulamamıştı.

Lanterns ile bu durum değişti.

Üstelik DC Studios, John Stewart’ı yalnızca ikinci bir Green Lantern olarak kullanmak yerine ona Hal Jordan’dan belirgin biçimde farklı bir kimlik kazandırıyor.

Aaron Pierre’in canlandırdığı karakter; mimarlık geçmişi, güçlü iradesi, otoriteyle çatışması ve kendi ahlaki pusulasına güvenmesi gibi özelliklerle çizgi romanlardaki John Stewart’ın temel yapı taşlarını korurken DCU içerisinde yeni bir yol açıyor.

Dizinin hikâyesi kaynak materyalden önemli ölçüde ayrılmış olsa da sonuç oldukça tanıdık:

John Stewart, doğru olduğuna inandığı şey uğruna Guardians of the Universe’e bile karşı durabilecek bir Green Lantern.

Ve şimdi bu yeni Green Lantern, Man of Tomorrow ile DC Universe’ün sinema tarafındaki en önemli karakterlerinden biri haline gelmeye hazırlanıyor.

Kaynak
ScreenRant

İlgili Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu