ASELSAN’ın 198 Uyduluk GÖKBAĞ Ağı İlk Kez Görüntülendi
ASELSAN’ın alçak Dünya yörüngesinde görev yapması planlanan GÖKBAĞ uydu takımının ilk gerçek uydu örneği ortaya çıktı. Toplam 198 uydudan oluşması planlanan sistemin ilk uydularının 2028-2029 döneminde uzaya gönderilmeye başlanması hedefleniyor.

Türkiye’nin uzay teknolojileri alanındaki yeni projelerinden GÖKBAĞ, Antalya’da düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nde (IAC 2026) ilk kez gerçek uydu donanımıyla kamuoyunun karşısına çıktı.
ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol tarafından paylaşılan bilgilere göre proje, yaklaşık 200 uyduluk bir takım uydu mimarisine dayanıyor. Sistemin tamamlandığında 198 uydunun koordineli biçimde görev yapacağı belirtiliyor. Projenin tasarım ve geliştirme çalışmaları devam ederken ilk uyduların önümüzdeki birkaç yıl içerisinde fırlatılması planlanıyor.
GÖKBAĞ nedir, ne için kullanılacak?

GÖKBAĞ, geleneksel haberleşme uydularından farklı olarak LEO (Low Earth Orbit / Alçak Dünya Yörüngesi) üzerinde çalışacak çok sayıda uydudan oluşan bir sistem olarak geliştiriliyor.
LEO uydu sistemlerinde çok sayıda uydu Dünya’ya görece yakın yörüngelerde hareket ediyor. Bu yapı özellikle düşük gecikmeli haberleşme, geniş kapsama alanı ve yeni nesil bağlantı hizmetleri açısından önemli avantajlar sunabiliyor.
ASELSAN, GÖKBAĞ’ı öncelikli olarak haberleşme altyapısı çerçevesinde konumlandırıyor. Ahmet Akyol’un açıklamalarına göre sistem; askeri haberleşmeden kamu haberleşmesine ve sivil servislere kadar farklı kullanım alanlarını destekleyebilecek çift kullanımlı bir altyapı olarak geliştiriliyor.
Şirket ayrıca uydu tabanlı teknolojilerin navigasyon, haberleşme ve çeşitli kamu hizmetlerinde daha geniş bir rol üstlenmesini hedefliyor. Akyol, 5G ve ilerleyen dönemde 6G gibi bağlantı teknolojileriyle birlikte LEO sistemlerinin öneminin daha da artacağına dikkat çekiyor.
GÖKBAĞ 198 uydudan oluşacak
Projenin en dikkat çekici ayrıntılarından biri uydu sayısı.
Ahmet Akyol’un IAC 2026 kapsamında paylaştığı bilgilere göre GÖKBAĞ ağı tamamlandığında 198 uydu birlikte görev yapacak. Böylece tek bir büyük uydu yerine birbiriyle koordineli çalışan geniş bir uydu ağı oluşturulacak.
Takım uydu yaklaşımı, kapsama alanının genişletilmesinin yanı sıra sistemin farklı bölgeler üzerinden sürekli hizmet sağlayabilmesine olanak tanıyor. Ancak GÖKBAĞ’ın yörünge yüksekliği, uyduların kaç farklı yörünge düzlemine dağıtılacağı ve toplam kapasitesi gibi ayrıntılı teknik özellikler henüz kamuoyuyla paylaşılmış değil.
Bu nedenle sistemin nihai performansına ilişkin kesin değerlendirme yapabilmek için ASELSAN’ın ilerleyen dönemlerde açıklayacağı teknik verileri beklemek gerekiyor.
İlk fırlatmalar için hedef 2028-2029
GÖKBAĞ henüz tamamlanmış bir uydu ağı değil. Projenin tasarım ve geliştirme süreci devam ediyor.
Mevcut planlamaya göre ilk GÖKBAĞ uydularının 2028-2029 döneminde fırlatılmaya başlanması hedefleniyor. Böylece uydu takımının uzaydaki yapısı kademeli olarak oluşturulacak.
Şimdilik 198 uydunun tamamının ne kadar sürede yörüngeye yerleştirileceği açıklanmış değil. Aynı şekilde uyduların hangi roketlerle fırlatılacağı, bir görevde kaç uydunun taşınacağı ve fırlatmaların Türkiye’den mi yoksa farklı tesislerden mi gerçekleştirileceği konusunda da resmi bir takvim bulunmuyor.
IAC 2026’da gerçek uydu örneğinin sergilenmesi ise projenin yalnızca kavramsal bir çalışma olmadığını gösteren önemli gelişmelerden biri oldu.
GÖKBAĞ’ın çiplerini de ASELSAN geliştiriyor
ASELSAN projede yalnızca uydu platformunun tasarımına odaklanmıyor. GÖKBAĞ’ın içerisinde kullanılacak kritik elektronik bileşenlerin de şirket bünyesinde geliştirilmesi hedefleniyor.
Ahmet Akyol, uydudaki çiplerin tasarımının ASELSAN tarafından gerçekleştirildiğini açıkladı. Özellikle frekans kaynaklarının daha verimli kullanılmasına yönelik BFIC çipleri üzerinde çalışılıyor.
Çip seviyesinden başlayan bu geliştirme yaklaşımı, uydu sisteminin kritik bileşenlerinde dışa bağımlılığın azaltılması açısından önem taşıyor.
GÖKBAĞ böylece yalnızca uydu üretimi açısından değil; anten, haberleşme elektroniği, yarı iletkenler ve yer sistemlerini kapsayan daha geniş bir teknoloji ekosisteminin parçası olarak şekilleniyor.
AESA tabanlı uydu alıcıları da geliştirildi

GÖKBAĞ projesindeki çalışmalar uzaydaki uydularla sınırlı değil. Uydularla iletişim kuracak yer terminalleri ve anten sistemleri de ASELSAN’ın üzerinde çalıştığı alanlar arasında bulunuyor.
Şirket bu kapsamda AESA tabanlı uydu alıcıları geliştirdi.
AESA teknolojisinde uydu takibi için antenin tamamının mekanik olarak sürekli hareket ettirilmesi gerekmiyor. Bunun yerine elektronik yönlendirme teknolojilerinden yararlanılarak uydular dijital biçimde takip edilebiliyor.
Akyol, ASELSAN’ın uzun yıllardır radar sistemlerinde geliştirdiği AESA konusundaki deneyimini uydu haberleşme teknolojilerine de taşıdığını belirtiyor. Şirket, bu yöntemle daha etkili ve verimli bir uydu haberleşme altyapısı oluşturmayı amaçlıyor.
GÖKTÜRK-3 için geliştirilen SAR görev yükü de gösterildi
IAC 2026’da ASELSAN’ın sergilediği tek uzay teknolojisi GÖKBAĞ olmadı.
Şirket aynı zamanda GÖKTÜRK-3 için geliştirilen SAR görev yükünü de ilk kez gösterdi.
Optik kameraların önemli dezavantajlarından biri, yoğun bulut örtüsünün yüzey görüntülemesini engelleyebilmesi. SAR teknolojileri ise radar sinyallerinden yararlanarak farklı hava koşullarında gözlem yapılmasına olanak sağlayabiliyor.
ASELSAN’ın geliştirdiği görev yüküyle GÖKTÜRK-3’e bulutların bulunduğu koşullarda da görüntüleme yapabilme kabiliyeti kazandırılması hedefleniyor.
Bu teknoloji özellikle keşif, gözetleme ve uzaktan algılama görevleri bakımından Türkiye’nin uzay tabanlı görüntüleme kapasitesinin geliştirilmesine katkı sağlayabilir.
ASELSAN uzay teknolojilerine yatırımını artırıyor
ASELSAN son dönemde uzay alanındaki yatırımlarını da genişletiyor.
Şirketin Oğulbey Yerleşkesi kapsamında gerçekleştirdiği yeni yatırımların bir bölümünün uzay teknolojilerine yönelik kapasitenin artırılması için kullanılacağı belirtiliyor. GÖKBAĞ ile birlikte uydu haberleşmesi, görev yükleri, anten teknolojileri ve ilgili elektronik sistemler şirketin büyüyen çalışma alanları arasında bulunuyor.
GÖKBAĞ’ın burada önemli bir rolü var. Çünkü 198 uyduluk planlanan mimari, Türkiye’de bugüne kadar açıklanan en kapsamlı takım uydu projelerinden birini temsil ediyor.
Antalya’daki IAC 2026 ise proje açısından önemli bir dönüm noktası oldu. 77. Uluslararası Uzay Kongresi, 5-9 Ekim 2026 tarihleri arasında Türkiye’de ilk kez gerçekleştiriliyor.
GÖKBAĞ’ın gerçek uydu örneğinin burada gösterilmesinin ardından gözler şimdi geliştirme çalışmalarına ve ilk fırlatmalara çevrilmiş durumda. Mevcut program korunursa 2028-2029 yıllarından itibaren GÖKBAĞ uydularını yörüngede görmeye başlayacağız.



