
Anthropic, Claude’un Biyolojik Silah ve Siber Saldırı Amaçlı Kötüye Kullanımını Ortaya Çıkardı
Yapay zekâ modellerinin yetenekleri arttıkça bu teknolojilerin kötü niyetli kişiler tarafından nasıl kullanılabileceğine yönelik endişeler de büyüyor. Claude’un geliştiricisi Anthropic, yayımladığı yeni tehdit istihbaratı raporuyla bu endişelerin artık yalnızca teorik olmadığını gösteren dikkat çekici vakaları kamuoyuyla paylaştı.
Anthropic’in 10 Eylül 2026 tarihinde yayımladığı rapora göre şirket, Aralık 2025 ile Ağustos 2026 arasında Claude modellerinin siber saldırılar, kitlesel gözetleme, siyasi manipülasyon, biyolojik araştırmalar, silah geliştirme ve rakip yapay zekâ modellerinin eğitilmesi gibi yüksek riskli faaliyetlerde kullanılmaya çalışıldığı çok sayıda operasyon tespit etti. Şirket, tespit edilen hesaplara müdahale ettiğini ve elde ettiği bulguları güvenlik sistemlerini geliştirmek için kullandığını belirtiyor.
Claude, yüksek riskli biyolojik araştırmalarda kullanılmaya çalışıldı

Rapordaki en dikkat çekici bölümlerden biri biyolojik kötüye kullanım vakalarını kapsıyor.
Anthropic, Mayıs 2026’da güvenlik sistemlerinin Chikungunya virüsü üzerinde gerçekleştirilecek bir araştırma için fon başvurusu hazırlamaya yönelik isteği engellediğini açıkladı. Söz konusu çalışma, virüsün bulaşıcılığını ve bağışıklık sisteminden kaçma özelliklerini değiştirmeyi amaçlayan gain-of-function araştırmalarını içeriyordu.
Başvuruda yer alan araştırmanın sivil bilim insanları tarafından yürütüldüğü izlenimi verilmesine rağmen çalışmaların bir askerî araştırma enstitüsünde gerçekleştirilmesinin planlandığı tespit edildi. Anthropic bu durumun araştırmanın potansiyel amacı konusunda ek güvenlik incelemesi başlatmasına neden olduğunu söylüyor.
Burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: Anthropic söz konusu araştırmanın kesin olarak biyolojik silah üretmek amacıyla gerçekleştirildiğini söylemiyor. Virüslerin özelliklerini değiştiren bu tür araştırmalar aşı ve tedavi geliştirmek gibi meşru amaçlarla da kullanılabiliyor. Ancak aynı bilgilerin bir patojeni daha tehlikeli hâle getirme potansiyeli bulunması, çalışmaları çift kullanımlı ve yüksek riskli hâle getiriyor.
Şirketin incelemesine göre ilgili araştırmacıların Claude’a erişebilmesi için bazı üçüncü taraf platformlar ve aracı servisler kullanıldı. Anthropic’in güvenlik filtrelerinin reddettiği bazı isteklerin ise daha gevşek güvenlik önlemlerine sahip başka yapay zekâ modellerine yönlendirildiği tespit edildi. Anthropic, ilgili hesapları kapattığını ve aracı ağların devre dışı bırakılması için diğer şirketler ve yetkililerle birlikte çalıştığını belirtiyor.
Kuş gribinin memelilere uyarlanmasına yönelik araştırmalar da tespit edildi
Anthropic’in karşılaştığı tek biyolojik vaka Chikungunya değildi.
Şirket, yine Mayıs 2026’da ABD dışında faaliyet gösteren bir araştırmacının Claude’u yüksek derecede patojenik kuş gribinin memelilere uyum sağlaması üzerine yaptığı araştırmalarda kullandığını tespit etti.
Araştırma, virüsün memelilere adaptasyonu ve solunum sistemi dışındaki ağır hastalık mekanizmaları üzerine yoğunlaşıyordu. Anthropic, bu alandaki çalışmaların pandemi riski açısından özellikle hassas olduğuna dikkat çekiyor.
Şirketin raporunda biyolojik güvenlik alanında toplam birden fazla farklı vaka bulunuyor. Bunların arasında bağışıklık sisteminden kaçabilecek virüsler, toksinlerin hesaplamalı olarak yeniden tasarlanması ve farklı biyolojik moleküllerin optimize edilmesi gibi çalışmalar da yer alıyor.
Rusya bağlantılı siber saldırılarda Claude kullanıldı

Raporda yalnızca biyolojik tehditlerden söz edilmiyor. Yapay zekânın siber saldırılardaki rolünün giderek daha otomatik hâle geldiği de görülüyor.
Anthropic’in GTG-20006 olarak takip ettiği ve kamuya açık bilgilerle Rusya bağlantılı Midnight Blizzard grubuyla ilişkilendirdiği operasyon, bunun en dikkat çekici örneklerinden biri.
Rapora göre saldırganlar yapay zekâ destekli sistemleri;
keşif yapmak, oltalama altyapıları hazırlamak, zararlı yazılımları değiştirmek, ele geçirilen sistemlerde hareket etmek ve çalınan verileri işlemek
gibi saldırının birçok aşamasında kullandı.
Hatta oluşturulan sistemlerden bazıları zararlı yazılımın güvenlik yazılımları tarafından tespit edilip edilmediğini otomatik olarak kontrol ediyor ve tespit edilmesi hâlinde zararlı kodu yeniden değiştirerek güvenlik sistemlerini aşmaya çalışıyordu.
Bu durum yapay zekânın siber güvenlik açısından oluşturabileceği yeni sorunu da ortaya koyuyor. Daha önce gelişmiş saldırıları gerçekleştirebilmek için büyük ekipler ve uzmanlık gerekirken, yapay zekâ araçları bazı teknik görevlerin otomatikleştirilmesini mümkün hâle getiriyor.
ShinyHunters saldırılarında yapay zekâ saldırı sürecini hızlandırdı
Anthropic ayrıca ShinyHunters ile ilişkilendirilen saldırgan kümelerinin Claude’dan yararlandığını tespit etti.
Rapora göre bazı saldırganlar milyonlarca Android uygulamasını analiz ederek uygulamalardaki API anahtarları, erişim bilgileri ve diğer hassas verileri bulmaya çalıştı.
Bir saldırganın kullandığı sistemin 1,8 milyon farklı Android APK dosyasını indirip analiz ettiği aktarılıyor.
Anthropic’in tespitlerine göre bazı saldırılarda ilk erişimden büyük miktarda verinin çalınmasına kadar geçen süre yalnızca birkaç saat seviyesine kadar düşebildi.
Bu nedenle yapay zekâ destekli saldırılarda asıl tehlike yalnızca yeni saldırı yöntemleri geliştirilmesi değil. Mevcut yöntemlerin çok daha hızlı, ucuz ve geniş ölçekte uygulanabilmesi de önemli bir risk hâline geliyor.
Mali’de yaklaşık 25 milyon SIM kartı kapsayan gözetleme sistemi
Rapordaki en çarpıcı vakalardan bir diğeri ise Mali’de ortaya çıkarılan Lakana 360 isimli gözetleme platformu.
Anthropic’e göre Bamako merkezli olduğu düşünülen bağımsız bir danışman, Mali’nin devlet güvenlik servisi için geniş kapsamlı bir gözetleme sistemi geliştirirken Claude’u adeta bir yazılım mühendisliği ekibi gibi kullandı.
Lakana 360’ın ülkedeki üç mobil operatörde bulunan yaklaşık 25 milyon SIM kartı kapsayabilecek şekilde tasarlandığı belirtiliyor.
Sistem; telefon görüşmesi kayıtları, mesajlar ve ses trafiği gibi telekomünikasyon verilerinin toplanmasının yanı sıra farklı SIM kartlar arasında kişilerin seslerinden tanınması, VPN ve şifreli iletişim kullananların işaretlenmesi ve belirli bölgelerdeki kişilerin takip listelerine alınması gibi özelliklere sahipti.
Daha da dikkat çekici olan ise platformun belirli telefon numaraları için yapay zekâ tarafından istihbarat dosyaları oluşturabilmesi ve rapora göre bu bölümdeki yasal izin şartının geliştiricinin isteği üzerine kaldırılması.
Anthropic ilgili hesabı kapattığını söylüyor. Ancak sistem yerel sunucular üzerinde çalışan modeller kullanılarak devreye alındığı için şirket, hesabın kapatılmasının halihazırda kurulmuş sistemi devre dışı bırakmadığını özellikle vurguluyor.
İstanbul merkezli şirket Malezya seçimlerini hedefleyen sistemle ilişkilendirildi
Raporun Türkiye açısından en dikkat çekici bölümü ise siyasi manipülasyon operasyonuyla ilgili.
Anthropic, GTG-84005 koduyla takip ettiği bir operasyonun Malezya’daki seçmenleri hedeflemek amacıyla geliştirilen ticari bir seçim manipülasyonu platformu olduğunu açıkladı.
Şirketin araştırması platform ile İstanbul merkezli BBS Bilisim Teknolojileri arasında bağlantılar bulunduğunu öne sürüyor. Anthropic’e göre şirket, sistemi ücretli bir influence-as-a-service, yani hizmet olarak siyasi etki oluşturma platformu şeklinde pazarlıyordu.
Sistem Malezya’daki gerçek nüfus ve seçim verilerini kullanarak ülkenin 222 parlamento seçim bölgesindeki seçmenleri analiz edebiliyordu.
Operasyon kapsamında yaklaşık 1.000 sahte X hesabı, yapay zekâyla içerik üreten sahte bir haber sitesi ve kişiler hakkında uydurma bilgiler içeren dosyalar oluşturulduğu belirtiliyor.
Claude Code’un ise sahte hesap ağlarını yönetmek, performanslarını takip etmek ve platformların sahte hesap tespit sistemlerinden kaçmalarına yardımcı olacak araçlar geliştirmek için kullanıldığı ifade ediliyor.
Anthropic, operasyonun Malezya’nın ulusal iletişim düzenleyicisiyle anlaşma yapmaya çalıştığını ancak böyle bir anlaşmanın gerçekleştiğine dair herhangi bir kanıt bulamadığını da belirtiyor.
Alibaba’nın Claude’a günde yaklaşık 3 milyon istek gönderdiği iddia edildi
Anthropic raporunun bir diğer önemli bölümü ise AI model distillation, yani bir yapay zekâ modelinin yeteneklerinin başka modelleri geliştirmek amacıyla sistematik biçimde çıkarılması üzerine.
Anthropic, Şubat 2026’dan itibaren Çin merkezli bazı yapay zekâ laboratuvarlarının Claude’un özellikle Opus modellerinin muhakeme yeteneklerini elde etmeye yönelik izinsiz operasyonlar yürüttüğünü öne sürüyor.
Şirketin açıklamasına göre Alibaba bağlantılı operatörler, Anthropic’in bugüne kadar tespit ettiği en büyük yetkisiz model distillation operasyonunu gerçekleştirdi.
Operasyonun en yoğun döneminde 3.500’den fazla sahte hesaptan günde yaklaşık 3 milyon Claude etkileşimi oluşturulduğu belirtiliyor. Anthropic ayrıca Mayıs-Temmuz 2026 döneminde Alibaba ile ilişkilendirdiği faaliyetlerde toplam 151 milyondan fazla etkileşim tespit ettiğini söylüyor.
Anthropic’e göre bu çıktılar Alibaba’nın Qwen modellerinin muhakeme yeteneklerini geliştirmek amacıyla kullanıldı.
Raporda Moonshot AI, DeepSeek ve Xiaomi ile ilişkilendirilen farklı erişim ve distillation vakalarından da söz ediliyor.
Anthropic: Yapay zekâ artık yalnızca yardımcı değil, bazı operasyonlarda “orkestratör”
Anthropic’in raporundaki belki de en önemli sonuç, yapay zekânın kötüye kullanım biçiminin değişiyor olması.
Geçmişte saldırganlar yapay zekâ modellerinden ağırlıklı olarak bilgi almak, metin hazırlamak veya kod yazmak için yararlanıyordu. Yeni vakalarda ise yapay zekâların bazı operasyonlarda birden fazla aracı yönetebilen ve saldırının farklı aşamalarını koordine edebilen sistemlere dönüştüğü görülüyor.
Anthropic bunu siber saldırılar açısından yapay zekânın “assistant’tan orchestrator’a”, yani yardımcıdan operasyon yöneticisine geçişi şeklinde tanımlıyor.
Bu değişim yalnızca saldırıların teknik kapasitesini artırmıyor. Daha önce büyük ekipler ve yüksek uzmanlık gerektiren bazı operasyonların daha az insanla yürütülmesini de mümkün hâle getiriyor.
Yapay zekâ geliştikçe güvenlik yarışı da hızlanıyor
Anthropic, raporda incelenen olayların olağan Claude kullanımını temsil etmediğinin özellikle altını çiziyor. Bunlar şirketin şimdiye kadar tespit ettiği en dikkat çekici ve sıra dışı kötüye kullanım örnekleri arasında yer alıyor.
Şirket, tespit ettiği hesapları kapatmak, yeni güvenlik filtreleri oluşturmak ve gerekli durumlarda yetkililer ile diğer teknoloji şirketleriyle bilgi paylaşmak gibi önlemler aldığını belirtiyor.
Ancak Lakana 360 örneğinin gösterdiği gibi yapay zekâ kullanılarak geliştirilen bir sistem başka altyapılara aktarıldığında yalnızca kullanıcı hesabının kapatılması tehdidi tamamen ortadan kaldırmaya yetmeyebiliyor.
Raporun yayımlanması, Anthropic araştırmacısı Jacob Coxon’ın şirketten ayrılarak yapay zekâ sektörünün gelişim hızına yönelik sert uyarılarda bulunmasından yalnızca günler sonra gerçekleşti. Coxon, Anthropic ve OpenAI’ın kendi kendini geliştirebilecek yapay zekâ sistemlerine doğru yarıştığını savunarak şirketleri “hayatlarımızla kumar oynamakla” suçlamıştı.
Anthropic’in son raporu ise yapay zekâ güvenliği tartışmasının yalnızca gelecekte ortaya çıkabilecek süper zekâ senaryolarından ibaret olmadığını gösteriyor. Siber saldırılar, kitlesel gözetleme, dezenformasyon ve tehlikeli biyolojik araştırmalar gibi alanlarda yapay zekânın kötüye kullanımı bugün bile gerçek bir güvenlik problemi hâline gelmiş durumda.



