Otomobil

Tesla FSD artık siz kullanırken bile direksiyona müdahale edebiliyor

Tesla, sürüş güvenliği konusunda dikkat çekici bir adım daha attı. FSD (Supervised) v14.3.9 ile birlikte ortaya çıkan Automatic Collision Evasion, aracın Full Self-Driving modu aktif değilken bile belirli tehlikeli durumlarda direksiyon, fren ve gaz kontrolünü kısa süreliğine devralabilmesini sağlıyor.

Yeni sistemin amacı günlük sürüşü otomatikleştirmek değil. Tesla bunu, çarpışmanın başka yollarla önlenemediği veya sürücünün aracı yeterince kontrol etmediğinin algılandığı durumlarda devreye giren son çare niteliğinde aktif güvenlik katmanı olarak konumlandırıyor.

FSD v14.3.9’u içeren ilk çalışan yazılımı 2026.27.5, 6 Eylül 2026 tarihinde ortaya çıktı. İlk genel kullanıcı sürümü olarak listelenen 2026.27.6 ise 8 Eylül 2026 tarihini taşıyor.

Automatic Collision Evasion nedir?

Tesla’nın yeni Automatic Collision Evasion, Türkçeye kabaca Otomatik Çarpışmadan Kaçınma olarak çevrilebilir.

Geleneksel otomatik acil fren sistemleri tehlike algılandığında çoğunlukla fren yapmaya odaklanırken Tesla’nın yeni sistemi, gerekli koşullar oluştuğunda FSD’nin sürüş modelini geçici olarak devreye sokarak kaçış manevrası yapabiliyor.

Bu kapsamda araç yalnızca fren uygulamakla kalmayabiliyor; gerektiğinde:

  • Direksiyon kontrolünü devralabiliyor,
  • frenleme seviyesini değiştirebiliyor,
  • gaz girişini yönetebiliyor,
  • başka bir şeride yönlenebiliyor,
  • uygun koşullarda yolun emniyet bölümüne doğru kaçış manevrası gerçekleştirebiliyor.

Tesla’nın çalışanlara dağıtılan ilk v14.3.9 sürüm notlarında sistemin manuel sürüş sırasında iki temel durumda devreye girebildiği belirtiliyor: önden çarpışmanın kaçınılmaz hale gelmesi ve yalnızca frenlemenin yeterli olmaması veya aracın sürücünün yola yeterince dikkat etmediğini ya da FSD’nin istemeden kapatıldığını algılaması.

FSD açık olmasa bile devreye girebiliyor

Özelliği özellikle ilginç yapan nokta tam olarak burada ortaya çıkıyor.

Automatic Collision Evasion’ın kullanılabilmesi için araçta FSD (Supervised) özelliğinin satın alınmış ve ayarlardan etkinleştirilmiş olması gerekiyor. Ancak sürücünün o anda aktif olarak FSD ile seyahat etmesi gerekmiyor.

Başka bir ifadeyle sürücü otomobili kendisi kullanırken sistem arka planda tehlikeyi değerlendirebiliyor ve şartların karşılanması durumunda FSD’yi geçici olarak devreye sokabiliyor.

Bu yaklaşım, Tesla’nın FSD yazılımını yalnızca isteğe bağlı bir otomatik sürüş sistemi olmaktan çıkararak aktif güvenlik teknolojisinin bir parçasına dönüştürmesi açısından önemli.

Çarpışma riski oluşursa direksiyonu kendisi çevirebiliyor

İlk sürüm notlarında yer alan çarpışma senaryosu oldukça sıkı şartlara bağlı.

Sistemin kaçış manevrası gerçekleştirebilmesi için aracın önündeki başka bir araçla yakın bir çarpışmanın söz konusu olması ve yalnızca fren yapmanın kazayı önlemek için yeterli görülmemesi gerekiyor.

Ayrıca bildirilen şartlar arasında aracın:

137 km/s’nin altında olması, kontrollü erişime sahip bölünmüş bir yolda seyretmesi, direksiyon sisteminin kullanılabilir durumda olması ve yol yüzeyinin kaygan veya ıslak olarak algılanmaması bulunuyor.

Sistem ayrıca kaçış güzergâhında yaya, bisikletli veya diğer savunmasız yol kullanıcılarının bulunmadığından da emin olmaya çalışıyor.

Bu koşullar sağlandığında araç frenlemekle yetinmek yerine şerit değiştirme veya yol kenarına yönelme gibi aktif bir kaçış manevrası uygulayabiliyor.

Dolayısıyla özellik her tehlikeli durumda otomatik olarak direksiyonu ele geçiren genel amaçlı bir sistem değil. Tesla müdahaleyi oldukça özel ve yüksek riskli senaryolarla sınırlandırıyor.

Sürücü yola bakmıyorsa da kontrolü devralabiliyor

Automatic Collision Evasion’ın ikinci kullanım alanı ise doğrudan sürücü takibiyle ilgili.

Tesla’nın sistemi, sürücünün yola yeterince dikkat etmediğini algılarsa veya FSD’nin yanlışlıkla kapatıldığını düşünürse otomatik olarak tekrar kontrolü üstlenebiliyor.

Bu işlevin yaklaşık 36 km/s ile 137 km/s arasındaki hızlarda çalışabildiği ve yalnızca otoyollarla sınırlandırılmadığı belirtiliyor.

Örneğin sürücünün arka koltuğa doğru uzanması veya dikkatini uzun süre yoldan ayırması sistemin müdahale değerlendirmesine girmesine neden olabiliyor.

Bu özellik özellikle sürücü izleme sistemi ile FSD’nin aynı güvenlik mimarisi içinde daha sıkı şekilde birleştirilmeye başladığını gösteriyor.

Tesla sürücünün müdahaleyi yanlışlıkla bozmasını da engelliyor

Sistem devreye girdikten sonra sürücü komutlarının çalışma biçimi normal FSD kullanımından biraz farklı.

Bir kaçış manevrası sırasında gaz pedalına basılması etkisiz hale getirilebiliyor. Fren pedalına basmak ise aracın daha fazla yavaşlamasını sağlıyor ancak ilk çarpışmadan kaçınma manevrasını doğrudan iptal etmiyor.

Sürücü sistemin seçtiği manevrayı uygun görmezse kontrolü geri alabiliyor. Bunun için direksiyona normal FSD iptalinden daha belirgin ve kararlı bir karşı kuvvet uygulanması gerekiyor.

Bu tasarımın amacı, panik anında yapılan küçük veya istem dışı direksiyon hareketlerinin güvenlik manevrasını yarıda kesmesini önlemek.

Tehlikeli durum sona erdiğinde kontrol yeniden normal FSD davranışına geçebiliyor ve sürücü sistemi alışılmış yöntemlerle devreden çıkarabiliyor.

FSD v14.3.9 yalnızca güvenlik özelliğinden ibaret değil

Yeni sürüm Tesla’nın yapay zekâ tabanlı sürüş sisteminde başka değişiklikler de getiriyor.

FSD v14.3.9 sürüm notlarına göre şirket, FSD sinir ağının pekiştirmeli öğrenme eğitim aşamasını geliştirdi. Ayrıca görüntü işleyen sinir ağı tarafında da iyileştirmeler yapılarak düşük görüş koşullarının, nadir karşılaşılan senaryoların, üç boyutlu geometrinin ve trafik işaretlerinin daha iyi anlaşılması hedefleniyor.

Tesla ayrıca sürücü takip sistemindeki göz hareketi algılama yeteneklerini geliştirdiğini belirtiyor.

Bütün bu değişiklikler, Tesla’nın FSD altyapısını yalnızca otomatik sürüş için değil, manuel kullanım sırasında çalışan daha kapsamlı bir yapay zekâ destekli güvenlik sistemi olarak değerlendirmeye başladığına işaret ediyor.

İlk çalışan sürümü ile genel dağıtım arasında önemli bir fark var

Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir ayrıntı bulunuyor.

6 Eylül tarihli 2026.27.5 çalışan sürümünün notlarında Automatic Collision Evasion için hem yakın çarpışma senaryosu hem de sürücü dikkatsizliği açık şekilde listeleniyor.

8 Eylül tarihli 2026.27.6 genel kullanıcı sürümünün yayın notlarında ise açıklama daha kısa ve özellikle sürücünün yeterince dikkatli olmaması veya FSD’nin istemeden kapatılması durumuna odaklanıyor.

Dolayısıyla Tesla’nın özelliğin bütün yeteneklerini ilk aşamada tüm kullanıcılara aynı kapsamda açıp açmadığı konusunda sürüm notları arasında bir farklılık bulunuyor.

Automatic Collision Evasion Türkiye’de kullanılabilecek mi?

Şimdilik Automatic Collision Evasion’ın ilk dağıtımı Kuzey Amerika pazarına odaklanıyor. Bu nedenle Türkiye’deki Tesla kullanıcılarının söz konusu fonksiyonu mevcut aşamada alacağını varsaymak doğru olmaz.

Tesla’nın Türkiye’deki resmi FSD sayfası da Full Self-Driving (Denetimli) sisteminin Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya Pasifik’teki yalnızca belirli pazarlarda kullanılabildiğini ve her ülkede yerel yasal onaya bağlı olduğunu açıkça belirtiyor.

Bu nedenle Automatic Collision Evasion’ın Türkiye’ye gelmesi için hem Tesla’nın bölgesel yazılım dağıtımının genişlemesi hem de FSD özelliklerinin yerel düzenlemelere uygun şekilde kullanıma sunulması gerekiyor.

Tesla şu an için Türkiye’de bu özelliğin ne zaman sunulacağına ilişkin resmi bir tarih paylaşmış değil.

Tesla, FSD’yi bir güvenlik ağına dönüştürüyor

Automatic Collision Evasion, Tesla’nın sürüş yazılımındaki daha geniş bir dönüşümün işareti olabilir.

Bugüne kadar FSD çoğunlukla sürücünün bilinçli olarak etkinleştirdiği bir sürüş modu olarak düşünülüyordu. Yeni sistem ise FSD teknolojisinin belirli olağanüstü durumlarda sürücü tarafından aktif hale getirilmeden de güvenlik amacıyla devreye girebileceğini gösteriyor.

Elbette bu durum aracın tamamen otonom olduğu anlamına gelmiyor. Tesla da FSD (Supervised) sisteminin sürücünün aktif gözetimini gerektirdiğini ve aracın otonom hale gelmesini sağlamadığını özellikle vurguluyor.

Ancak direksiyon, fren ve gazı aynı anda yöneterek fiziksel bir kaçış manevrası gerçekleştirebilen bir güvenlik sisteminin manuel sürüşe entegre edilmesi, klasik otomatik acil fren sistemlerinden çok daha ileri bir yaklaşımı temsil ediyor.

Önümüzdeki dönemde benzer yapay zekâ tabanlı müdahale teknolojilerinin Tesla dışındaki üreticiler tarafından da benimsenip benimsenmeyeceği, otomotiv sektörünün aktif güvenlik alanındaki önemli gündem maddelerinden biri olabilir.

Kaynak
Motor1

İlgili Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu