Otomobil

JCB Hydromax Hidrojenle 653 km/s Hıza Ulaştı: Dünya Hız Rekoru Kırıldı

Hidrojenle çalışan içten yanmalı motorların nereye kadar gidebileceğini gösteren dikkat çekici bir rekor geldi. JCB Hydromax, ABD’nin Utah eyaletindeki Bonneville Salt Flats’te gerçekleştirdiği iki yönlü hız denemesinde 406,320 mph (653,909 km/s) ortalamaya ulaşarak hidrojenli içten yanmalı araçlar için yeni bir dünya kara hız rekoruna imza attı.

32 feet, yani yaklaşık 9,75 metre uzunluğundaki özel tasarım Hydromax’ın direksiyonunda, kara hız rekorları denildiğinde dünyanın en önemli isimlerinden biri olan Wing Commander Andy Green OBE bulunuyordu. FIA tarafından denetlenen derece şimdilik provisional, yani geçici rekor statüsünde ve FIA Land Speed Records Commission’ın nihai onayını bekliyor.

JCB Hydromax 406,320 mph ortalamaya nasıl ulaştı?

Rekor denemesinde Hydromax, FIA kuralları doğrultusunda parkuru iki farklı yönde tamamladı. İlk geçişte 400,623 mph, ikinci geçişte ise 412,135 mph hız kaydedildi.

İki koşunun ortalaması alındığında ortaya 406,320 mph, yani yaklaşık 653,9 km/s değer çıktı. FIA’nın açıklamasına göre rekor denemesi, ters yönlerde gerçekleştirilen iki geçiş üzerinden hesaplandı ve organizasyonun sportif, teknik ve zamanlama süreçleri FIA yetkilileri ile ABD’nin ulusal spor otoritesi ACCUS tarafından denetlendi.

Bu hızın ölçeğini daha iyi anlamak için rakamları kilometre cinsinden sıralayalım:

  • İlk geçiş: yaklaşık 644,7 km/s
  • İkinci geçiş: yaklaşık 663,3 km/s
  • Rekor ortalaması: 653,909 km/s

Böylece JCB Hydromax, hidrojenli içten yanmalı motor kullanan bir aracın FIA gözetiminde ulaştığı en yüksek ortalama hızı elde etmiş oldu.

1.600 beygirlik güç iki hidrojen motorundan geliyor

JCB Hydromax’ın en dikkat çekici tarafı yalnızca ulaştığı hız değil. Aracın arkasındaki teknoloji, tamamen sıfırdan geliştirilen egzotik bir yarış motoruna dayanmıyor.

Hydromax’ta JCB’nin üretim temelli iki hidrojen içten yanmalı motoru kullanılıyor. İngiltere’nin Derbyshire bölgesindeki Foston tesisinde üretilen motorlar, rekor otomobilindeki ayarlarla birlikte toplam 1.600 bg güç sağlayabiliyor. JCB, bu motorların şirketin iş makineleri için geliştirdiği hidrojenli motor ailesini temel aldığını özellikle vurguluyor.

Şirket, hidrojen içten yanmalı motor teknolojisinin geliştirilmesi için bugüne kadar yaklaşık 100 milyon sterlinlik yatırım yaptığını belirtiyor. JCB’nin amacı özellikle ekskavatör, yükleyici ve diğer ağır iş makineleri gibi yüksek güç ihtiyacının bulunduğu alanlarda bataryalı elektrikli sistemlere alternatif olabilecek bir çözüm geliştirmek.

Buradaki önemli ayrıntı ise Hydromax’ın bir hidrojen yakıt hücreli otomobil olmaması.

Araçta hidrojen, yakıt hücresinde elektrik üretmek için kullanılmıyor. Bunun yerine geleneksel pistonlu motorlara benzer biçimde doğrudan yanma odasında yakılıyor ve ortaya çıkan mekanik enerji tekerleklere aktarılıyor.

Hidrojen içten yanmalı motor ile yakıt hücresi arasındaki fark ne?

İki teknoloji aynı yakıtı kullanmasına rağmen çalışma prensipleri oldukça farklı.

Hidrojen yakıt hücreli araçlarda, hidrojen elektrokimyasal bir reaksiyon sonucunda elektriğe dönüştürülüyor ve araç elektrik motorlarıyla hareket ediyor.

Hidrojen içten yanmalı motorlarda ise hidrojen, benzin veya LPG’nin yanmasına benzer biçimde motorun silindirlerinde yakılıyor.

JCB Hydromax ikinci yöntemi kullanıyor.

Bu nedenle proje özellikle ağır makinelerde mevcut içten yanmalı motor mimarisinin ve üretim altyapısının belirli ölçülerde korunabileceğini göstermek açısından önem taşıyor.

BMW H2R’nin 2004 rekorunu iki kattan fazla geliştirdi

Hydromax’ın kırdığı rekorun büyüklüğü, önceki dereceyle karşılaştırıldığında daha net ortaya çıkıyor.

Hidrojenli içten yanmalı motor kategorisindeki önceki FIA rekoru, BMW H2R tarafından 2004 yılında 185,5 mph (298,5 km/s) ile kırılmıştı.

JCB Hydromax ise 406,320 mph ortalamaya çıkarak bu değeri iki katından fazla artırmayı başardı. FIA da Hydromax’ın derecesinin BMW H2R tarafından belirlenen önceki hidrojen içten yanmalı motor rekorunu geçtiğini resmen doğruladı.

Üstelik Hydromax’ın geride bıraktığı tek hidrojen rekoru bu değil.

JCB’nin açıklamasına göre otomobil, hidrojen yakıt hücreli bir aracın ulaştığı 303 mph seviyesini de geçti. Bu nedenle şirket Hydromax’ı şu anda herhangi bir tahrik sistemine sahip en hızlı hidrojenli araç olarak tanımlıyor.

JCB kendi Dieselmax rekorunu da geride bıraktı

Rekorun JCB açısından ayrı bir tarihi anlamı daha bulunuyor.

Andy Green, bundan tam 20 yıl önce yine Bonneville Salt Flats’te JCB Dieselmax ile dizel motorlu kara araçları dünya hız rekorunu kırmıştı.

Dieselmax, Ağustos 2006’da 350,092 mph (563,4 km/s) ortalamaya ulaşmıştı. Bu derece günümüzde de dizel kara hız rekoru olarak geçerliliğini koruyor.

Yeni Hydromax ise 406,320 mph ile JCB’nin kendi Dieselmax derecesini de yaklaşık 56 mph farkla geçti.

İki aracın direksiyonunda da aynı isim, Andy Green, bulunuyordu.

Andy Green kara hız rekorlarının yaşayan efsanelerinden biri

Andy Green’in kariyeri yalnızca JCB’nin araçlarıyla sınırlı değil.

İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin eski pilotlarından Green, 1997 yılında ThrustSSC ile 763,035 mph (1.227,986 km/s) hıza ulaşarak mutlak kara hız dünya rekorunu kırmıştı.

Bu rekor hâlâ geçerliliğini koruyor.

Daha da önemlisi Green, bu deneme sırasında karada ses hızını aşmayı başaran ilk ve hâlen tek kişi olarak tarihe geçti. FIA da Hydromax’ın ardından Green’in hem mutlak kara hız rekorunun sahibi hem de hidrojen gücüyle ulaşılan en yüksek hızın pilotu olduğunu vurguluyor.

Green, Hydromax’ın rekor denemesi sonrasında Bonneville’in dünya kara hız rekorlarının “ruhani evi” olduğunu belirtirken aracın deneme boyunca stabil, güçlü ve hızlı davrandığını ifade etti.

Hydromax önce 368,347 mph’lik SCTA rekoru kırmıştı

406 mph’lik FIA denemesinden birkaç gün önce Hydromax aynı bölgede bir başka önemli başarıya ulaşmıştı.

Araç, Bonneville Speed Week kapsamında Southern California Timing Association’ın Blown Gas Streamliner AA/BGS, 500+ cubic inch sınıfına katıldı.

İlk geçişte 367,141 mph, ikinci geçişte ise 369,554 mph kaydedildi. Böylece iki koşunun ortalaması 368,347 mph oldu.

Bu derece, Spectre Streamliner tarafından 2010 yılında kırılan 348,342 mph’lik önceki sınıf rekorunun da üzerine çıktı.

JCB’nin verdiği bilgiye göre Hydromax ekibi FIA denemesine ulaşana kadar toplam 44 test koşusu gerçekleştirmişti. Dolayısıyla 406 mph’lik sonuç tek seferlik bir denemeden çok, uzun süren aşamalı test ve mühendislik programının finali niteliğinde.

Hidrojenli motorlar gerçekten sıfır emisyonlu mu?

JCB, hidrojen motorunun egzoz çıkışında CO₂ üretmediğini özellikle vurguluyor. Bunun temel nedeni yakıt olarak kullanılan hidrojenin karbon atomu içermemesi.

Ancak burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor.

Egzozdan CO₂ çıkmaması, hidrojenin tüm yaşam döngüsü boyunca tamamen sıfır emisyonlu olduğu anlamına gelmiyor. Hidrojenin çevresel etkisi büyük ölçüde nasıl üretildiğine bağlı.

Yenilenebilir elektrik kullanılarak elektroliz yöntemiyle üretilen yeşil hidrojen, fosil yakıt kaynaklı hidrojen üretimine göre çok daha düşük karbon ayak izine sahip olabiliyor.

Ayrıca hidrojenin içten yanmalı motorda yüksek sıcaklıkta yakılması sırasında azot oksitleri (NOx) oluşabileceğinden, hidrojenli içten yanmalı motorlarda uygun yanma kontrolü ve egzoz sonrası arıtma teknolojileri önemini koruyor.

Dolayısıyla Hydromax’ın başarısını “tüm emisyon sorunları çözüldü” şeklinde değerlendirmekten ziyade, hidrojen içten yanmalı motorların performans kapasitesini gösteren büyük ölçekli bir mühendislik demonstrasyonu olarak görmek daha doğru.

JCB Hydromax neden önemli?

Bir kara hız rekoru aracının doğrudan seri üretime dönüşmesini beklemek elbette gerçekçi değil.

Hydromax’ın asıl önemi, kullanılan temel motor teknolojisinin JCB’nin seri üretim ağır makineler için geliştirdiği hidrojen motorlarından türetilmiş olması.

Şirket bu projeyle hidrojenli içten yanmalı motorların yalnızca düşük hızlı iş makinelerinde değil, son derece ağır termal ve mekanik yüklerin bulunduğu ekstrem koşullarda da çalışabileceğini göstermeyi amaçlıyor.

406,320 mph’lik dünya rekoru, hidrojenin otomobil dünyasında bataryalı elektrikli araçların doğrudan rakibi olacağı anlamına gelmiyor. Binek otomobiller açısından batarya-elektrik teknolojisi çok daha yaygın bir konumda bulunurken, hidrojenin ağır iş makineleri, ticari araçlar ve uzun süre yüksek güç gerektiren özel kullanım alanlarındaki potansiyeli tartışılmaya devam ediyor.

JCB’nin yaklaşımı da tam olarak bu noktaya odaklanıyor.

Rekor henüz kesinleşmedi

Burada küçük ancak önemli bir ayrıntıyı tekrar belirtmek gerekiyor.

FIA, 11 Ağustos 2026 tarihinde Hydromax’ın 406,320 mph / 653,909 km/s derecesini yeni bir geçici dünya kara hız rekoru olarak doğruladı. Ancak son aşamada rekorun FIA Land Speed Records Commission tarafından resmen onaylanması gerekiyor.

Dolayısıyla şu an için Hydromax’ın başarısı FIA gözetiminde doğrulanmış durumda ancak kayıtların nihai şekilde güncellenmesi için ratifikasyon sürecinin tamamlanması bekleniyor.

Buna rağmen ortaya çıkan rakam fazlasıyla etkileyici: İki iş makinesi kökenli hidrojen motoru, yaklaşık 9,75 metrelik bir otomobili saatte 650 kilometrenin üzerinde ortalama hıza taşıdı.

JCB Hydromax, hidrojenli içten yanmalı motorların seri üretim binek otomobiller açısından geleceğin ana teknolojisi olup olmayacağını tek başına kanıtlamıyor. Ancak hidrojen yanmalı motorların performans sınırlarının sanıldığından çok daha ileri taşınabileceğini tartışmasız biçimde gösteriyor.

Kaynak
Motor1

İlgili Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu