İncelemeler

Hannah İncelemesi

Çıkış Tarihi: 31 Ekim 2024 – PC, Xbox One ve Xbox Series X|S / 30 Ekim 2025 – PlayStation 4, PlayStation 5 ve Nintendo Switch
Oynanabilir Platformlar: PC, PlayStation 4, PlayStation 5, Xbox One, Xbox Series X|S, Nintendo Switch
Oyunun Türü: 3D Platform, Bulmaca, Macera, Psikolojik Korku
Geliştirici: Spaceboy
Yayıncı: QUByte Interactive
Oyuncu Sayısı: Tek oyunculu
Yaş Derecelendirmesi: PEGI 16 / ESRB Teen

🎮 Giriş

Hannah, ilk bakışta Little Nightmares benzeri karanlık bir 3D platform oyunu izlenimi verse de bunun ötesinde, çocukluk travmaları, kırık anılar ve bilinçaltı korkuları üzerine kurulu psikolojik bir yolculuk sunmaya çalışıyor. Meksikalı geliştirici Spaceboy tarafından hazırlanan oyun; retro estetiğini, 1980’lerden esinlenen görsel dili ve VHS dönemini hatırlatan atmosferi modern 3D grafiklerle bir araya getiriyor.

Oyunun en büyük kozu da tam olarak burada yatıyor. Hannah’nın dünyası sıradan bir platform oyununun renkli parkurlarından oluşmuyor. Devasa gündelik eşyalar, eski televizyonlar, karanlık koridorlar, mekanik düzenekler, tuhaf yaratıklar ve gerçeklikle kâbus arasındaki sınırı bulanıklaştıran sahneler oyuncuyu sürekli huzursuz etmeyi başarıyor.

Ancak iyi bir fikrin iyi bir oyun anlamına gelmediği durumlar vardır. Hannah, görsel kimliği ve atmosferi açısından oldukça güçlü fikirler taşırken kontrol sistemi, kamera kullanımı, platform mekanikleri ve zaman zaman teknik sorunlar nedeniyle kendi potansiyelini tam anlamıyla gerçekleştiremeyen yapımlardan biri.

Özellikle atmosferik korku oyunlarını sevenler için ilk saatlerde oldukça merak uyandırıcı bir deneyim söz konusu. Fakat ilerledikçe oyunun mekanik kusurları daha görünür hale geliyor.

📖 Hikaye

Hannah’nın hikâyesi, kahramanımızın çok değer verdiği oyuncağını kaybetmesiyle başlıyor. Ancak kaybolan bir oyuncağı aramak, kısa süre içinde çok daha kişisel ve karanlık bir yolculuğa dönüşüyor.

Hannah kendisini çocukluk anıları, korkuları ve geçmişinden kalan izlerle şekillenmiş gerçeküstü bir dünyanın içinde buluyor. Oyuncunun amacı yalnızca kayıp oyuncağı bulmak değil; Hannah’nın geçmişinde ne yaşandığını ve karşısına çıkan kâbusların ne anlama geldiğini de anlamaya çalışmak.

Oyunun dünyası açık bir anlatım yerine büyük ölçüde çevresel hikâye anlatımından yararlanıyor. Odalarda bulunan nesneler, VHS kasetleri, televizyon görüntüleri ve mekânların sembolik tasarımları Hannah’nın geçmişinin parçalarını bir araya getiriyor.

Seçimleriniz ve takip ettiğiniz yollar da hikâyenin ilerleyişini etkileyebiliyor. Geliştiricilerin açıklamasına göre oyun farklı rotalar ve birden fazla son barındırıyor; bazı bölümlerde yapılan tercihler çevrede ve hikâyenin sonucunda değişikliklere yol açabiliyor.

Hannah’nın anlatımı özellikle psikolojik korku seven oyuncuların ilgisini çekebilecek kadar ilginç. Buna rağmen hikâye kimi zaman sembolik anlatıma fazlasıyla yaslandığı için ne olduğunu anlamak her oyuncu açısından aynı ölçüde kolay olmayabilir.

🕹️ Oynanış ve Grafikler

Hannah’nın temel oynanışı 3D platform ve çevre bulmacaları üzerine kurulmuş durumda.

Hannah ile koşabiliyor, zıplayabiliyor, iplerden tırmanabiliyor, sallanabiliyor, çeşitli nesneleri itip çekebiliyor ve çevredeki mekanizmalarla etkileşime girebiliyorsunuz. Bazı bölümlerde farklı araçlar veya düzenekler oluşturmak, düşmanlardan saklanmak ve çevresel tehlikelerin arasından doğru yolu bulmak gerekiyor.

Kâğıt üzerinde oldukça sağlam görünen bu yapı, uygulamada ise oyunun en önemli problemleriyle karşılaşıyor.

Platform mekanikleri

Platform bölümlerinin oyuncuya verdiği his yeterince hassas değil. Zıplama mesafesini hesaplamak zaman zaman zor olabiliyor ve karakterin bir çıkıntıya tutunup tutunmayacağını önceden kestirmek her zaman mümkün değil.

Bu durum özellikle düşmenin veya bir saldırıya yakalanmanın ölümle sonuçlandığı bölümlerde gereksiz bir tekrar hissi yaratıyor.

Hey Poor Player’ın Nintendo Switch incelemesinde de benzer şekilde özellikle kamera, zıplama ve kenarlara tutunma mekanikleri eleştirilmiş. İncelemede bazı basit görünen platform hareketlerinin bile tutarsız çalışabildiği belirtiliyor.

Kamera

Hannah’nın en belirgin problemlerinden biri kamera sistemi.

Bazı sahnelerde sinematik bir atmosfer oluşturmak amacıyla sınırlanan kamera açıları gerçekten etkileyici görüntüler ortaya çıkarabiliyor. Fakat aynı yaklaşım hassas platform bölümlerinde ciddi bir dezavantaja dönüşüyor.

Oyuncunun derinliği doğru okuyamaması nedeniyle aslında doğru görünen bir sıçrayışın ölümle sonuçlanması mümkün.

Metacritic üzerinde listelenen XBLA Fans incelemesi de özellikle kamera ve zıplama kontrollerinin deneyimi olumsuz etkilediğini vurguluyor.

Bulmacalar

Bulmacalar Hannah’nın daha başarılı taraflarından biri.

Başlangıçta kutuları hareket ettirme, anahtar bulma ve çevrede doğru yolu keşfetme gibi klasik bulmacalarla karşılaşıyoruz. İlerleyen bölümlerde mekanik sistemler ve çevresel etkileşimler daha karmaşık hale geliyor.

Bulmacaların büyük kısmı aşırı zor değil. Buna karşılık oyunun bazen oyuncuya ne yapması gerektiğini yeterince açıklamaması, bulmacanın kendisinden çok hedefi bulmayı zorlaştırabiliyor.

Bu noktada küçük bir ipucu sistemi oyunun temposuna önemli ölçüde katkıda bulunabilirmiş.

VHS kasetleri ve keşif

Bölümlere yerleştirilmiş VHS kasetleri keşif açısından oyuna ayrı bir motivasyon kazandırıyor.

Bu koleksiyonlar yalnızca tamamlayıcılık amacı taşımıyor; Hannah’nın dünyası ve geçmişi hakkında ek parçalar da sunabiliyor. Birden fazla sonla birleştiğinde, tüm içeriği görmek isteyen oyuncular için yeniden oynama motivasyonu oluşuyor.

Atmosfer ve sanat tasarımı

Hannah’nın açık ara en güçlü yönü sanat tasarımı.

Devasa mobilyalar, analog televizyonlar, endüstriyel makineler ve grotesk yaratıkların bulunduğu ortamlar çocukluk anılarının bozulmuş bir versiyonu gibi tasarlanmış.

1980’ler, VHS estetiği ve sürreal korku anlayışı oyun boyunca kendisini hissettiriyor. Steam de oyunu doğrudan çocukluk travması, 80’ler esintili korku ve parçalanmış anılar üzerine kurulu sürreal bir platform oyunu olarak tanımlıyor.

Aydınlatma da atmosferin oluşturulmasında önemli rol oynuyor. Karanlık alanların arasından süzülen spot ışıkları, eski ekranların yaydığı renkler ve beklenmedik ölçekteki nesneler sayesinde bazı sahneler gerçekten etkileyici görünüyor.

Bununla birlikte karanlık seviyesi zaman zaman oynanabilirliğe zarar verecek kadar yüksek olabiliyor. Görsel tasarım atmosfer oluşturmak konusunda başarılı olsa da platformların veya etkileşimli nesnelerin okunabilirliği bundan zarar görebiliyor.

Ses ve müzik

Ses tasarımı da oyunun karanlık atmosferini başarıyla destekliyor.

Çevresel sesler ve rahatsız edici müzikler özellikle sakin anlarda oyuncunun sürekli kötü bir şey olacakmış hissine kapılmasını sağlıyor. Oyunun tanıtım materyallerinde müziklerin Grammy ödüllü müzisyen Adrián Terrazas tarafından hazırlandığı belirtiliyor.

Sonuç olarak Hannah’nın teknik ve mekanik tarafında ciddi sorunlar bulunurken görsel-işitsel kimliği kesinlikle sıradan değil.

👤 Kimler Bu Oyunu Sevmeli?

Hannah özellikle Little Nightmares, INSIDE ve Bramble: The Mountain King gibi karanlık atmosferli platform oyunlarına ilgi duyan oyunculara hitap ediyor.

Hikâyenin açıkça anlatılmasından ziyade çevreden ipuçları toplamayı, sembolleri yorumlamayı ve karakterin geçmişini parça parça keşfetmeyi seviyorsanız Hannah’nın anlatım biçimi size uygun olabilir.

Ayrıca sürreal sanat tasarımı, psikolojik korku, VHS estetiği ve 1980’ler teması sizi cezbediyorsa oyunun dünyasını keşfetmek keyifli olabilir.

Buna karşılık hassas platform mekaniği sizin için önemliyse Hannah konusunda dikkatli olmak gerekiyor. Kamera hatalarına, zaman zaman tutarsız kontrollere veya aynı bölümü birkaç kez tekrar etmeye tahammülünüz azsa oyunun eksikleri çok daha hızlı rahatsız edebilir.

Bu nedenle Hannah, atmosferi için oynanabilecek ancak oynanış açısından belirli kusurları kabul etmeyi gerektiren bir yapım.

🎯 Benzer Oyunlar

Little Nightmares serisi, Hannah’ya en yakın örneklerden biri. Her iki yapım da küçük bir karakteri devasa ve tehditkâr çevrelerin içine yerleştiriyor. Ancak Little Nightmares’ın platform mekanikleri ve çevre tasarımı genel olarak daha rafine.

INSIDE, çevresel hikâye anlatımı ve karanlık dünyası nedeniyle Hannah sevenlerin mutlaka göz atması gereken bir diğer yapım. Daha sade bir oynanış sunmasına rağmen atmosfer ve görsel anlatım konusunda oldukça güçlü.

Bramble: The Mountain King, masalsı görüntülerin altında karanlık temalar barındırmasıyla Hannah’ya yakın bir deneyim sunuyor. Özellikle fantastik korku ile platform mekaniklerini bir arada isteyen oyuncular için iyi bir alternatif.

DARQ ise bilinçaltı, rüya ve kâbus temalarının ön planda olduğu bulmacaları nedeniyle Hannah’nın psikolojik tarafını seven oyunculara hitap edebilir.

Hannah’yı bu oyunlardan ayıran özellik ise 1980’ler, analog teknoloji ve VHS kültürünü çocukluk travması temasıyla birleştirmesi.

🖼️ Oyun İçi Görseller

 

✅ Artılar

  • Özgün ve güçlü sürreal sanat tasarımı
  • 1980’ler ve VHS estetiğinin başarılı kullanımı
  • Psikolojik korkuyu klasik platform yapısıyla birleştiren ilginç fikir
  • Bazı yaratık ve çevre tasarımlarının oldukça akılda kalıcı olması
  • Atmosferi destekleyen başarılı müzik ve ses tasarımı
  • Çevresel hikâye anlatımı
  • VHS kasetleri gibi keşfi teşvik eden koleksiyonlar
  • Farklı yollar ve birden fazla son sayesinde belirli ölçüde tekrar oynanabilirlik
  • Bulmacaların bazı bölümlerde oynanışa güzel çeşitlilik katması

❌ Eksiler

  • Kamera sistemi platform bölümlerini gereksiz yere zorlaştırabiliyor
  • Zıplama ve kenarlara tutunma mekanikleri yeterince tutarlı değil
  • Bazı ölüm sekansları beceriden çok kontrol sorunlarından kaynaklanabiliyor
  • Yönlendirme zaman zaman yetersiz
  • Bir ipucu veya harita sisteminin eksikliği hissediliyor
  • Bazı alanlar oynanabilirliği etkileyecek kadar karanlık
  • Teknik sorunlar ve performans problemleri özellikle bazı konsol incelemelerinde eleştirilmiş durumda
  • İyi fikirlerinin çoğu yeterli mekanik cilaya ulaşamıyor
  • Kalite açısından Little Nightmares gibi türün güçlü örneklerinin gerisinde kalıyor

⭐ İnceleme Puanları

TheXboxHub: 70/100

XBLA Fans: 40/100

Nindie Spotlight: 52/100

Nintendo News PL: 50/100

Hey Poor Player: 50/100

🏆 Konsol Köşesi Puanı: 52/100

🎬 Tanıtım Videosu

📺 Tam Çözüm Videosu

📝 Son Değerlendirme

Hannah’nın arkasındaki fikirleri sevmemek zor. Çocukluk travmalarını sürreal bir korku dünyasına dönüştürmesi, 1980’lerin analog estetiğini kullanması ve oyuncuyu sürekli gerçek ile kâbus arasında tutması oyuna oldukça özgün bir kimlik kazandırıyor.

Özellikle görsel anlamda bazı sahneler küçük ölçekli bağımsız bir yapımdan beklenenden çok daha etkileyici. Devasa nesneler arasında küçücük kalan Hannah, analog televizyonlardan yayılan ışıklar ve grotesk yaratık tasarımları oyunun rahatsız edici masal atmosferini başarıyla oluşturuyor.

Sorun ise Hannah’nın oynanması gereken bir oyun olmaktan çok, dünyası görülmek istenen bir oyun haline gelmesi.

Platform oyunlarında karakterin hareketleri ve kameranın konumu oyuncuya güven vermelidir. Hannah’da ise başarısız bir sıçrayışın sizin hatanızdan mı yoksa kamera ve kontrol sisteminden mi kaynaklandığını anlamak zaman zaman zorlaşıyor. Bu durum tekrarlandığında korku atmosferinin yerini doğal olarak sinir bozucu bir deneme-yanılma döngüsü alıyor.

Bulmacalar ve keşif unsurları deneyimi toparlasa da mekanik problemlerin tamamen önüne geçemiyor. Özellikle Little Nightmares, INSIDE veya Bramble gibi benzer oyunları oynadıktan sonra Hannah’nın eksik cilası çok daha belirgin hale geliyor.

Türün büyük hayranları, indirim döneminde ve teknik kusurlara karşı toleranslı olmaları şartıyla Hannah’nın sıra dışı dünyasına bir şans verebilir. Ancak yalnızca başarılı bir korku-platform oyunu arayan oyuncular için piyasada çok daha rafine alternatifler bulunuyor.

Oynamaya Değmez.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ayrıca Bakın
Kapalı
Başa dön tuşu