İncelemeler

The Rogue Prince of Persia İncelemesi

Çıkış Tarihi: 20 Ağustos 2025 (PC, PS5 ve Xbox Series X|S – tam sürüm); 16 Aralık 2025 (Nintendo Switch ve Nintendo Switch 2).
Oynanabilir Platformlar: PC, PlayStation 5, Xbox Series X|S, Nintendo Switch, Nintendo Switch 2
Geliştirici: Evil Empire
Yayıncı: Ubisoft
Oyunun Türü: 2D Aksiyon, Platform, Roguelite / Roguelike
Oyun Modu: Tek Oyunculu

🏹 Giriş

The Rogue Prince of Persia, Ubisoft’un köklü Prince of Persia markasını bir kez daha 2D yapıya taşıyor ancak bu kez formülün merkezinde klasik bir maceradan ziyade roguelite sistemi bulunuyor. Dead Cells’in uzun yıllar boyunca geliştirilmesinde önemli rol oynayan Evil Empire, serinin duvar koşusu, akrobatik hareket ve çeviklik üzerine kurulu kimliğini sürekli tekrarlanan koşularla bir araya getiriyor.

Sonuç, Prince of Persia’nın temel hareket felsefesine oldukça uygun bir oyun olmuş. Karakter yalnızca bir platformdan diğerine zıplamıyor; duvarlarda koşuyor, engellerin üzerinden akıyor, düşmanların üzerinden sıçrıyor ve saldırıları hareket sisteminin doğal bir parçasına dönüştürüyor. Bu yüzden The Rogue Prince of Persia’yı yalnızca “Prince of Persia temalı bir Dead Cells” olarak değerlendirmek eksik kalıyor.

Oyun, Steam’deki Erken Erişim döneminin ardından 20 Ağustos 2025 tarihinde 1.0 sürümüne ulaştı. Ubisoft’a göre bu süreçte topluluk geri bildirimleri doğrultusunda 15’ten fazla büyük güncelleme yayımlandı. Nintendo Switch ve Switch 2 sürümleri ise 16 Aralık 2025’te çıktı.

The Rogue Prince of Persia’nın en güçlü olduğu alanlar açık biçimde hareket hissi, parkur ve savaş temposu. Hikâye ve içerik çeşitliliği konusunda türün zirvesindeki yapımlar kadar güçlü olmasa da kontrolü ele aldığınız ilk dakikalardan itibaren sizi sürekli ileri gitmeye teşvik eden oldukça başarılı bir ritme sahip.

📖 Hikaye

Hikâye, Pers topraklarının Hun istilası altında olduğu alternatif bir Prince of Persia yorumunda geçiyor. Prens, yaptığı ciddi bir hatanın sonucunda istilanın önünü açıyor ve ülkesini kurtarmanın sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalıyor.

Ancak kahramanımızın önemli bir avantajı bulunuyor: sahip olduğu büyülü bir obje sayesinde ölüm onun için kesin bir son anlamına gelmiyor. Öldüğünde güvenli bir noktaya geri dönüyor ve aynı olayları yeni bilgilerle tekrar yaşayabiliyor. Böylece roguelite sisteminin sürekli yeniden başlama mantığı, hikâyenin içerisine doğal biçimde yerleştirilmiş durumda.

Her başarısız koşuda yeni bilgiler öğrenmek, karakterlerle farklı şekilde karşılaşmak ve geçmişte yaptığınız hataları düzeltmek mümkün.

Hikâye Hades seviyesinde karakter derinliği veya diyalog zenginliği sunmuyor, fakat oynanış sistemini destekleyen zaman döngüsü fikri oldukça iyi çalışıyor. Özellikle görevlerin ve keşfedilen bilgilerin sonraki koşulara anlam kazandırması, ölümün yalnızca “yeniden başla” ekranına dönüşmesini engelliyor.

Özetle hikâye, oyunun ana yıldızı değil. Bunun yerine parkur ve roguelite döngüsünü anlamlı hale getiren sağlam bir çerçeve görevi görüyor.

⚔️ Oynanış ve Grafikler

The Rogue Prince of Persia’nın en başarılı noktası şüphesiz hareket sistemi.

Prince son derece çevik. Duvarlarda koşabiliyor, sütunlardan ve çıkıntılardan faydalanabiliyor, düşmanların üzerinden atlayabiliyor ve bir platformdan diğerine hız kaybetmeden geçebiliyor. Kontrolleri öğrendikçe bölümlerde yalnızca ilerlemeye değil, adeta akmaya başlıyorsunuz.

Bu durum savaşlara da doğrudan yansıyor.

Düşmana kılıçla saldırıp onu tekmeleyerek duvara çarptırmak, ardından diğer rakibin üzerinden sıçrayıp menzilli silahla saldırmak ve hiç durmadan parkura devam etmek mümkün. Savaş ve platform mekanikleri birbirinden ayrılmış iki sistem gibi değil, aynı hareket zincirinin parçaları gibi çalışıyor.

PC Gamer da incelemesinde oyunun aksiyon ile traversal sistemlerini son derece akıcı biçimde birleştirmesini özellikle öne çıkarıyor.

Silahlar ve Yapı Oluşturma

Her koşuda kullanabileceğiniz farklı yakın dövüş silahları, yardımcı ekipmanlar ve madalyonlar bulunuyor.

Madalyon sistemi karakter yapınızın önemli bölümünü oluşturuyor. Bazıları düşmanlara ateş veya zehir etkisi uygularken bazıları tekme, saldırı veya çevresel etkileşimlerin etkisini değiştiriyor. Üstelik belirli madalyonların yan yana yerleştirilmesi birbirlerinin özelliklerini güçlendirebiliyor. Ubisoft’un Erken Erişim döneminden itibaren öne çıkardığı bu sistem, koşular arasında farklı kombinasyonlar denemenizi teşvik ediyor.

Tam sürümde 100’ün üzerinde açılabilir silah ve madalyon bulunması da yapı çeşitliliğini ciddi ölçüde artırıyor.

Bununla birlikte oyunun zayıf noktalarından biri burada ortaya çıkıyor. Bazı kombinasyonlar diğerlerinden belirgin biçimde daha etkili ve bir süre sonra belirli ekipmanları özellikle aradığınızı fark edebiliyorsunuz. Dolayısıyla teorik çeşitlilik oldukça yüksek olsa da bütün seçenekler eşit derecede cazip değil.

Roguelite Yapısı

Her ölümden sonra merkez bölgeye dönüyor ve tekrar yola çıkıyorsunuz.

Haritaların yapısı, düşmanların konumları ve karşılaşacağınız ödüller belirli ölçüde değişiyor. Böylece aynı bölgeyi tekrar ziyaret ederken tamamen aynı koşuyu oynamıyorsunuz.

Ölüm ise bütün ilerlemenizi silmiyor.

Yeni silahların açılması, karakterlerle kurulan ilişkiler, edinilen bilgiler ve çeşitli kalıcı ilerleme unsurları sonraki denemelerde avantaj sağlıyor. Bu yüzden başarısız bir koşu bile çoğu zaman boşa geçmiş gibi hissettirmiyor.

Bunun karşılığında oyunun tekrar hissi tamamen ortadan kalkmış değil. Metacritic’te yer alan bazı eleştiriler de özellikle düşman, ortam ve build çeşitliliğinin türün en iyi örneklerinin seviyesine ulaşmadığını belirtiyor.

Boss Dövüşleri

Boss karşılaşmaları genel olarak hareket sistemini iyi kullanıyor.

Sadece doğru anda saldırmak yeterli değil; duvar koşusu, kaçış, konum alma ve arena unsurlarından yararlanmak gerekiyor. Böylece boss savaşları oyunun parkur mekaniklerinden kopuk özel arenalar hâline gelmiyor.

Özellikle karakterin hareket kabiliyetinde ustalaştıktan sonra boss savaşlarının temposu ciddi biçimde yükseliyor.

Grafikler ve Sanat Tasarımı

The Rogue Prince of Persia fotogerçekçi grafikler peşinde değil.

Bunun yerine elle çizilmiş çizgi romanları anımsatan, belirgin hatlara ve canlı renk paletlerine sahip stilize bir 2D sanat tasarımı tercih edilmiş. Başlangıçtaki Erken Erişim görünümü zaman içerisinde ciddi biçimde değiştirilmiş ve 1.0 sürümünde sanat yönetimi daha detaylı bir hale getirilmiş durumda.

Karakter animasyonları özellikle başarılı.

Koşu, duvar hareketleri, sıçramalar ve saldırılar birbirine çok yumuşak bağlandığı için Prens’in hareketleri doğal görünüyor. Bu animasyon kalitesi oynanışın hız algısını da güçlendiriyor.

Müzikler ise oyunun gizli yıldızlarından biri. Geleneksel Pers esintilerini modern elektronik ve trap ritimleriyle harmanlayan soundtrack, hızlı oyun temposuna son derece iyi eşlik ediyor. PC Gamer’ın incelemesi de müziği oyunun dikkat çeken yönlerinden biri olarak değerlendiriyor.

❤️ Kimler Bu Oyunu Sevmeli?

Dead Cells, Hades ve hızlı 2D aksiyon oyunlarından hoşlanıyorsanız, The Rogue Prince of Persia sizin için son derece güçlü bir seçenek.

Özellikle şu tür oyuncular oyundan daha fazla keyif alacaktır:

  • Roguelite yapısında tekrar tekrar koşu yapmayı sevenler
  • Akıcı parkur mekaniklerinden hoşlananlar
  • Dead Cells benzeri hızlı savaş sistemlerini sevenler
  • Prince of Persia’nın klasik akrobatik oynanışını özleyenler
  • Farklı silah ve güç kombinasyonları denemeyi sevenler
  • Uzun sinematiklerden ziyade oynanış ağırlıklı yapımları tercih edenler
  • Her başarısız denemeden sonra biraz daha ustalaşmayı seven oyuncular

Buna karşılık roguelike sistemlerinden hoşlanmıyor, aynı bölgeleri farklı varyasyonlarla tekrar oynamayı yorucu buluyor veya hikâye odaklı bir Prince of Persia deneyimi arıyorsanız oyun size daha sınırlı hitap edebilir.

🎮 Benzer Oyunlar

Dead Cells: En belirgin karşılaştırma noktası. Bunun nedeni yalnızca roguelite yapısı değil; Evil Empire’ın Dead Cells’in yıllar süren geliştirme sürecindeki rolü nedeniyle savaş ve ilerleme sistemlerinde tanıdık bir tasarım anlayışı bulunması.

Prince of Persia: The Lost Crown: Roguelite değildir ancak Prince of Persia’nın modern 2D yorumunu görmek isteyen oyuncular için en yakın alternatiflerden biri. The Lost Crown daha fazla Metroidvania unsuruna sahipken The Rogue Prince of Persia tekrar oynanabilir koşular üzerine yoğunlaşıyor.

Hades / Hades II: Ölümü hikâye ilerlemesinin bir parçası haline getirme, merkez üs yapısı ve her koşudan sonra ilerleme açısından benzerlik bulunuyor.

Have a Nice Death: Hızlı 2D savaş, roguelite yapı ve stilize sanat tasarımı açısından benzer bir deneyim sunuyor.

Skul: The Hero Slayer: Tekrar oynanabilir bölümler, farklı build’ler ve hızlı 2D aksiyon arayanlara hitap ediyor.

🖼️ Oyun İçi Görseller

✅ Artılar

  • Son derece akıcı parkur mekanikleri
  • Savaş ile hareket sisteminin başarılı biçimde bütünleşmesi
  • Hızlı ve duyarlı kontroller
  • 100’den fazla silah ve madalyonla geniş kombinasyon seçenekleri
  • Başarısız koşuları bile anlamlı hale getiren ilerleme sistemi
  • Başarılı boss karşılaşmaları
  • Kendine özgü çizgi roman benzeri sanat yönetimi
  • Güçlü karakter animasyonları
  • Oldukça başarılı soundtrack
  • Roguelite türüne yeni başlayacak oyuncular için erişilebilir yapı
  • Prince of Persia’nın akrobatik ruhunu iyi yansıtması

❌ Eksiler

  • Bölüm ve düşman çeşitliliği zaman zaman yetersiz kalabiliyor
  • Uzun süreli oynanışta tekrar hissi oluşabiliyor
  • Hikâye ve karakter yazımı Hades gibi tür liderlerinin gerisinde
  • Bazı silah ve madalyon kombinasyonları diğerlerinden belirgin biçimde güçlü
  • Roguelite türüne tamamen yabancı oyuncular için sürekli yeniden başlama sistemi yorucu olabilir
  • Türü baştan tanımlayan devrimsel bir yenilik sunmuyor

🏆 İnceleme Puanları

İnceleme Kaynağı Puan
Metacritic 80/100
OpenCritic 80/100
PC Gamer 79/100
IGN Spain 90/100
CGMagazine 90/100
GamesRadar+ 70/100
Konsol Köşesi 82/100

🎬 Tanıtım Videosu

🕹️ Tam Çözüm Videosu

⭐ Son Değerlendirme

The Rogue Prince of Persia, Prince of Persia’nın temelindeki akrobasi ve hareket özgürlüğünün roguelite türüyle ne kadar doğal biçimde birleşebileceğini kanıtlayan başarılı bir yapım.

Evil Empire’ın en büyük başarısı, oyuncuya sürekli ileri gitmek istemesini sağlayan bir hareket sistemi yaratması. Bir duvardan diğerine koşmak, düşmanın üzerinden sıçramak, rakibi tekmeyle başka bir düşmana savurmak ve hiç durmadan sonraki platforma geçmek kısa süre içerisinde oldukça bağımlılık yaratıcı hale geliyor.

Oyun Dead Cells ve Hades gibi yapımların belirlediği standartların tamamını aşmıyor. Özellikle düşman ve bölüm çeşitliliği açısından daha fazlasını isteyebileceğiniz anlar var. Hikâye de güçlü bir altyapıya sahip olmasına rağmen karakter odaklı roguelite oyunlarının en iyileri kadar derin değil.

Ancak The Rogue Prince of Persia’nın amacı her alanda devrim yapmak değil. Oyunun asıl başarısı, Prince of Persia’nın yıllardır tanımlayıcı unsurlarından biri olan hareket özgürlüğünü modern bir roguelite döngüsünün merkezine yerleştirmesi.

Bir koşunun sonunda öldüğünüzde tekrar başlamanın yarattığı hayal kırıklığından çok, “bu kez daha hızlı ve daha iyi yapabilirim” düşüncesi ağır basıyor. Roguelite türünün en önemli başarısı da zaten tam olarak bu.

Özellikle Dead Cells sevenler, hızlı 2D aksiyon arayanlar ve Prince of Persia’nın akrobatik tarafını özleyen oyuncular için The Rogue Prince of Persia kesinlikle denenmesi gereken oyunlardan biri.

Kesinlikle Oynanmalı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ayrıca Bakın
Kapalı
Başa dön tuşu