Çıkış Tarihi: 4 Eylül 2025
Oynanabilir Platformlar: PlayStation 5, Xbox Series X|S ve PC.
Oyunun Türü: Üçüncü şahıs aksiyon-macera, keşif, bulmaca, Soulslike unsurları
Geliştirici: Rogue Factor
Yayıncı: Nacon
Oyun Modu: Tek oyunculu
Türkçe Dil Desteği: Arayüz ve altyazı desteği bulunuyor.
🎮 Giriş
Modern açık dünya ve aksiyon oyunları oyuncuya yolunu kaybettirmemek için haritaları simgelerle dolduruyor, görev hedeflerini ekranda işaretliyor ve bazen bir bulmacayı birkaç saniye düşünmenize bile fırsat vermeden çözümü fısıldıyor. Hell is Us ise bütün bunları bilinçli olarak reddeden bir oyun.
Rogue Factor tarafından geliştirilen ve Nacon tarafından yayımlanan Hell is Us, oyuncuyu savaşın paramparça ettiği Hadea isimli kurgusal bir ülkeye bırakıyor. Burada klasik anlamda bir görev oku, sürekli açık bir mini harita veya sizi bir sonraki hedefe götüren belirgin işaretler bulunmuyor. Oyunun temel yaklaşımı oldukça basit: Dinle, gözlemle, düşün ve yolunu kendin bul.
Nacon da oyunu resmi olarak üçüncü şahıs bakış açısıyla oynanan, yakın dövüşü keşifle birleştiren ve yarı açık bir dünyaya sahip aksiyon-macera oyunu olarak tanımlıyor. Oyunun en ayırt edici özelliklerinden biri harita, geleneksel pusula ve görev işaretçilerinden bilinçli biçimde vazgeçmesi.
Bu tercih Hell is Us’ı son yılların birbirine benzeyen açık dünya yapımlarından hemen ayırıyor. Fakat aynı özellik oyunun en büyük artısı olduğu kadar bazı oyuncular için en büyük dezavantajı hâline de gelebilir.
📖 Hikaye
Hell is Us’ın hikâyesinin merkezinde Remi bulunuyor. Çocukken Hadea’dan çıkarılan Remi, yıllar sonra geçmişine ve ailesine ilişkin cevapları bulabilmek amacıyla doğduğu ülkeye geri dönüyor.
Ancak Hadea artık sıradan bir ülke değildir. Bölge acımasız bir iç savaşla parçalanmış durumdadır ve aynı zamanda Calamity adı verilen gizemli bir felaket sonucunda doğaüstü yaratıklar ortaya çıkmıştır. Modern silahların etkisiz kaldığı bu varlıklarla mücadele edebilmek için Remi sıra dışı yakın dövüş silahlarından ve yanında taşıdığı drone’dan yararlanmak zorundadır.
Hikâyenin güçlü tarafı, doğaüstü olayları yalnızca dünyayı daha fantastik hâle getirmek için kullanmaması. Oyunun esas meselesi insan şiddeti, savaş, nefret, travma ve toplumların birbirlerine karşı nasıl düşmanlaştırıldığı üzerine kurulu.
Creative Director Jonathan Jacques-Belletête’nin açıklamasında da insan şiddetinin duygular ve tutkular tarafından beslenen sürekli bir döngü olduğu vurgulanıyor.
Hell is Us, “Asıl canavar kim?” sorusunu sık sık oyuncunun karşısına çıkaran oldukça karanlık bir anlatıya sahip. Doğaüstü yaratıklar ürkütücü olsa da Hadea’da karşılaşacağınız bazı insan hikâyeleri çok daha rahatsız edici olabiliyor.
⚔️ Oynanış ve Grafikler
Hell is Us’ın oynanışı iki temel sütun üzerine kurulmuş: keşif ve yakın dövüş.
Oyunun en cesur tasarım kararı keşif sisteminde ortaya çıkıyor. Haritayı açıp “150 metre sonra sola dön” mantığıyla ilerlemiyorsunuz. NPC’lerin söylediklerini hatırlamanız, belgeleri okumanız, çevredeki işaretleri incelemeniz ve bulunduğunuz bölgenin fiziksel yapısını öğrenmeniz gerekiyor.
PlayStation Blog’da geliştirici ekibinin bu yaklaşımı “Player-Plattering” olarak adlandırdığı açıklanmıştı. Temel fikir, çözümleri oyuncuya hazır biçimde sunmak yerine keşfetmenin ve bağlantıları kurmanın sorumluluğunu doğrudan oyuncuya vermek.
Sonuç çoğu zaman oldukça tatmin edici. Uzun süredir aradığınız bir mekânın nerede olduğunu bir NPC’nin birkaç cümlesinden çıkarmak veya farklı belgelerdeki bilgileri birleştirerek bir bulmacayı çözmek, sıradan bir görev işaretine ulaşmaktan çok daha güçlü bir başarı hissi yaratıyor.
Bulmacalar da oyunun yıldızlarından biri. Çevresel ipuçlarını takip etmek, kodları çözmek, mekanizmaları anlamak ve farklı bölgeler arasında bağlantı kurmak gerekiyor. GameSpot da keşfin çevreye ve konuşmalara dikkat etmeyi ödüllendirdiğini özellikle öne çıkarıyor.
Dövüş sistemi nasıl?
Hell is Us ilk bakışta bir Soulslike izlenimi verebilir. Dayanıklılık yönetimi, kaçınma, yakın dövüş, zamanlama ve dikkatli saldırı gibi tanıdık mekanikler bulunuyor.
Ancak oyun klasik Souls yapısını birebir takip etmiyor. Ölüm sonucunda Dark Souls veya Elden Ring’deki gibi büyük bir kaynak kaybı yaşamıyorsunuz ve savaş zorluğu değiştirilebiliyor. Bu nedenle Hell is Us’ı katı bir Soulslike yerine Souls esintileri taşıyan aksiyon-macera oyunu şeklinde değerlendirmek daha doğru.
Kılıçlar, baltalar ve mızraklar temel silah seçeneklerini oluştururken Remi’nin drone’u düşmanların dikkatini dağıtmak ve çatışmalarda avantaj yaratmak için kullanılabiliyor.
Dövüşlerin ilk saatlerinde tempo oldukça başarılı. Düşmanın saldırısını okumak, doğru anda kaçmak ve saldırı fırsatı yaratmak tatmin edici.
Sorun ise ilerleyen saatlerde ortaya çıkıyor: düşman çeşitliliği yeterince yüksek değil. Aynı düşman tipleriyle tekrar tekrar karşılaşmaya başladığınızda oyunun başlangıçta güçlü görünen dövüş sistemi biraz rutinleşiyor. GameSpot, Push Square ve GameSpew incelemelerinde de düşman çeşitliliği ve çatışma sisteminin bazı eksikleri ortak eleştiriler arasında bulunuyor.
Grafikler ve sanat tasarımı
Hell is Us teknik gösterişten ziyade sanat yönetimiyle etkileyen yapımlardan biri.
Hadea; terk edilmiş köyleri, sisli ormanları, savaşın izlerini taşıyan yerleşimleri ve gerçeküstü mimarisiyle son derece karakteristik görünüyor. Doğaüstü yaratıkların tasarımları ise oyunun dünyasına yabancı ama aynı zamanda garip biçimde uyumlu bir görünüm kazandırıyor.
Renk kullanımı ve ışıklandırma genellikle kasvetli. Bu bilinçli tercih, oyunun savaş ve insanlık üzerine kurduğu ağır atmosferi güçlendiriyor. Özellikle büyük yapıların bulunduğu bölgelerde çevre tasarımı keşfin başlı başına bir ödül hâline gelmesini sağlıyor.
PS5 tarafında DualSense dokunsal geri bildirim, 3D ses desteği ve PS5 Pro geliştirmeleri de bulunuyor.
👥 Kimler Bu Oyunu Sevmeli?
Hell is Us, sürekli yönlendirilmek yerine dünyayı kendi başına çözmeyi seven oyuncular için özellikle güçlü bir tercih. Dark Souls gibi çevresel anlatımı önemseyen yapımları, eski nesil macera oyunlarının keşif anlayışını, karmaşık bulmacaları ve karanlık bilimkurgu/fantastik atmosferleri seviyorsanız Hadea sizi uzun süre içine çekebilir.
Buna karşılık oyun oynarken “Bir sonraki görev nerede?”, “Hangi yöne gitmeliyim?” veya “Haritada işaretle de doğrudan gideyim” yaklaşımını tercih ediyorsanız Hell is Us zaman zaman yorucu olabilir.
Oyunun oyuncuya güvenmesi bilinçli bir tasarım tercihi. Dolayısıyla kaybolmak burada her zaman kötü tasarım anlamına gelmiyor; kimi zaman oyunun kendisi tam olarak bunu istiyor.
🔄 Benzer Oyunlar
Hell is Us doğrudan tek bir oyunun formülünü takip etmiyor. Bunun yerine farklı oyunlardan tanıdık fikirleri kendine özgü bir yapıda birleştiriyor. Dark Souls ve Elden Ring, yakın dövüş ritmi ve oyuncunun çevresini dikkatlice okuması açısından; Death Stranding, yalnızlık ve sıra dışı dünya tasarımı bakımından; Control, gerçeklikle doğaüstünün birleştiği tekinsiz atmosfer yönünden; Resident Evil serisinin bazı oyunları ise çevresel bulmacalar ve alanların adım adım çözülmesi açısından Hell is Us’a yakın deneyimler sunuyor.
Bununla birlikte Hell is Us’ın görev işaretlerinden neredeyse tamamen vazgeçmesi ona bu oyunlardan ayrılan belirgin bir kimlik kazandırıyor.
🖼️ Oyun İçi Görseller
✅ Artılar
Özgün ve cesur keşif sistemi; oyuncunun zekâsına güvenen görev tasarımı; başarılı çevresel bulmacalar; son derece güçlü atmosfer; dikkat çekici sanat yönetimi; savaş ve insan doğası üzerine ciddi temalar; keşfetmenin gerçekten ödüllendirici hissettirmesi; sürükleyici dünya tasarımı; Soulslike unsurlarını daha erişilebilir bir yapıyla birleştirmesi.
❌ Eksiler
Düşman çeşitliliğinin sınırlı olması; dövüş sisteminin uzun vadede tekrar hissi yaratabilmesi; aynı anda birden fazla düşmanla savaşırken kameranın ve çatışmaların zaman zaman hantallaşması; yol göstermeyen yapının bazı oyuncular için yorucu olabilmesi; ana karakter ve bazı diyalogların dünyanın geri kalanı kadar güçlü olmaması; hikâyenin final bölümünün oluşturduğu beklentiyi tamamen karşılayamaması.
⭐ İnceleme Puanları
| İnceleme Kaynağı | Puan |
|---|---|
| Metacritic – PS5 | 77/100 |
| OpenCritic | 78/100 |
| IGN | 7/10 |
| GameSpot | 7/10 |
| Push Square | 9/10 |
| GameSpew | 8/10 |
| Konsol Köşesi | 78/100 |
🎬 Tanıtım Videosu
🧭 Tam Çözüm Videosu
🏆 Son Değerlendirme
Hell is Us, kusursuz bir oyun değil fakat günümüz oyunlarında giderek daha az karşılaştığımız önemli bir şeyi yapıyor: Oyuncunun kendi başına düşünebileceğine güveniyor.
Bir kapının nasıl açılacağını anlamak, kayıp bir bölgeyi yalnızca çevresel ipuçlarından bulmak veya saatler önce duyduğunuz bir konuşmanın aslında yeni karşılaştığınız bulmacanın anahtarı olduğunu fark etmek son derece tatmin edici. Hell is Us’ın en güçlü olduğu anlar tam olarak bunlar.
Hadea’nın karanlık atmosferi ve savaşın bıraktığı izler de oyuna yalnızca güzel bir dekor sağlamıyor. Çevrenizde gördüğünüz yıkım, karakterlerin anlattıkları ve doğaüstü Calamity tehdidi sürekli olarak aynı temaya bağlanıyor: İnsanların birbirlerine yaşattığı korkular, çoğu zaman hayal edebileceğimiz canavarlardan daha korkunç olabilir.
Fakat deneyimin tamamı aynı seviyede değil. Özellikle sınırlı düşman çeşitliliği, uzun oyun süresinde çatışmaların etkisini azaltıyor. Yakın dövüş sistemi işlevsel ve başlangıçta eğlenceli olmasına rağmen keşif ve bulmaca tasarımının ulaştığı seviyeye çıkamıyor. Bazı anlatı tercihleri ve final bölümü de oyunun oluşturduğu güçlü gizemin tamamını aynı başarıyla sonuçlandıramıyor.
Yine de bütün eksileri bir araya getirildiğinde bile Hell is Us sıradanlaşmıyor.
Tam tersine, kendine ait bir kimliği bulunan, risk alan ve oyuncunun dikkatini gerçekten ödüllendiren bir aksiyon-macera olarak öne çıkıyor.
Harita üzerinde işaret kovalamaktan sıkıldıysanız, çevrenizi incelemekten hoşlanıyorsanız ve bir oyunun size her beş dakikada bir ne yapmanız gerektiğini söylemesini istemiyorsanız Hell is Us kesinlikle şans verilmesi gereken yapımlardan biri.
Ancak sabırsız oyuncuların ve sürekli yönlendirme isteyenlerin Hadea’da geçireceği ilk birkaç saatin ardından aynı fikirde olmaması da oldukça mümkün.
Oynanabilir.






