Martı ve Martı TAG ile Türkiye’deki ulaşım sektörünün en çok konuşulan şirketlerinden biri haline gelen Martı, şimdi de sürücüsüz ulaşım teknolojilerine yönelik dikkat çekici bir adım attı. Martı kurucusu Oğuz Alper Öktem, şirketin üzerinde çalıştığı Robomartı isimli sürücüsüz paylaşımlı ulaşım aracını sosyal medya hesabından tanıttı.
Öktem’in paylaşımında görülen araç, sürücüsüz şekilde hareket edebilmesi, uygulama üzerinden çağrılabilmesi ve otomatik kapı sistemiyle dikkat çekiyor. Şirketin hedefi ise gelecekte bu teknolojiyi başta İstanbul olmak üzere Türkiye’deki şehirlerde Martı’nın mobilite ağına dahil etmek.
Ancak Robomartı’nın şu aşamada İstanbul sokaklarında ticari olarak yolcu taşımaya başladığını söylemek için erken. Hizmetin kullanıma açılacağı tarih, ilk güzergâhlar, araç sayısı ve ücretlendirme modeli henüz açıklanmış değil.
Robomartı nedir?
Robomartı, Martı’nın sürücüsüz ve otonom paylaşımlı ulaşım vizyonu kapsamında tanıttığı yeni araç projesi olarak karşımıza çıkıyor.
Oğuz Alper Öktem’in yayımladığı tanıtım videosunda araç sürücüsüz şekilde bulunduğu noktaya geliyor. Ardından otomatik kapısı açılıyor ve yolculuk süreci başlıyor. Öktem paylaşımında Martı mühendislerinin uzun süredir sürücüsüz araç teknolojileri üzerinde çalıştığını belirtirken projeyi “Robomartı” adıyla tanıttı.
Videoda görülen araçta çevresini algılamaya yönelik farklı sensör sistemleri de dikkat çekiyor. Bununla birlikte aracın otonom sürüş seviyesi, kullanılan sensörlerin teknik özellikleri, işlemci altyapısı, menzili ve batarya kapasitesi gibi ayrıntılar henüz kamuoyuyla paylaşılmış değil.
Bu nedenle Robomartı’yı mevcut bilgilerle tamamen Türkiye’de geliştirilmiş ve üretilmiş bir otomobil olarak tanımlamak doğru olmayacaktır. Projenin yazılım, mühendislik ve araç platformu tarafındaki yerlilik oranının açıklanması gerekiyor.
Martı daha önce Tensor ile sürücüsüz araç anlaşması yapmıştı
Robomartı’nın ortaya çıkışı aslında tamamen sürpriz değil.
Martı, 13 Temmuz 2026 tarihinde ABD merkezli otonom araç teknolojisi şirketi Tensor ile çok yıllı stratejik iş birliği yaptığını açıklamıştı.
Anlaşma kapsamında Martı’nın Tensor tarafından geliştirilen Seviye 4 otonom araçları satın alması ve bu araçları Türkiye’deki şehirlerde kendi mobilite platformu üzerinden kademeli olarak kullanıma sunması planlanıyor. Kullanıcıların sürücüsüz araçları doğrudan Martı uygulaması üzerinden çağırabilmesi hedefleniyor.
Seviye 4 otonom sürüş sistemlerinde araç, belirlenmiş operasyon alanları ve koşullar içerisinde insan müdahalesine ihtiyaç duymadan sürüş gerçekleştirebiliyor.
Ancak Martı’nın Tensor ile yaptığı anlaşmada açıklanan araçlarla yeni tanıtılan Robomartı arasında teknik olarak nasıl bir bağlantı bulunduğu henüz net değil. Şirket, Robomartı’nın kullandığı araç platformuna ilişkin ayrıntılı teknik bilgi paylaşmış değil.
Robomartı, Tesla Robotaxi sistemine benzeyen bir model sunuyor
Robomartı’nın çalışma mantığı, dünyada giderek yaygınlaşmaya başlayan robotaksi hizmetlerini hatırlatıyor.
Tesla da Robotaxi ağı kapsamında kullanıcıların mobil uygulama üzerinden sürücüsüz araç çağırabildiği bir ulaşım modeli geliştiriyor. Şirketin Robotaxi hizmeti 2026 itibarıyla ABD’deki Austin, Dallas, Houston, Miami, Orlando ve Tampa gibi şehirlerde faaliyet gösterirken Tesla’nın direksiyon ve pedallar olmadan tamamen otonom kullanım için tasarladığı Cybercab de filoya dahil edilmiş durumda.
Martı’nın hedeflediği sistem de benzer şekilde kullanıcıların uygulama üzerinden araç çağırmasına dayanıyor.
Bu nedenle Robomartı’nın başarılı şekilde ticari hizmete geçmesi halinde Türkiye’nin robotaksi ve sürücüsüz paylaşımlı ulaşım pazarındaki en dikkat çekici projelerinden biri haline gelmesi mümkün.
İstanbul trafiği Robomartı için büyük sınav olacak
Projenin önündeki en önemli soru işaretlerinden biri ise İstanbul’un trafik yapısı.
Otonom araçların yalnızca düz ve düzenli yollarda ilerlemesi yeterli değil. İstanbul gibi yoğun trafik bulunan bir şehirde araçların;
- motosikletleri,
- yayaları,
- ani şerit değişikliklerini,
- düzensiz park edilen araçları,
- yol çalışmalarını,
- karmaşık kavşakları
- ve agresif trafik davranışlarını
güvenli şekilde algılayabilmesi gerekiyor.
Dolayısıyla Robomartı’nın teknoloji açısından asıl sınavı kontrollü alanlardaki gösterilerden ziyade gerçek şehir trafiğinde nasıl davranacağı olacak.
Bunun yanında otonom araçların Türkiye’de ticari yolcu taşımacılığında kullanılmasına yönelik izinler, sigorta sistemi, hukuki sorumluluk ve teknik yeterlilik standartları da projenin yaygınlaşması açısından kritik önem taşıyor.
Martı TAG ile taksiciler arasındaki tartışmalar devam ediyor
Robomartı’nın duyurulması, Martı ile taksici esnafı arasında yıllardır devam eden tartışmalar nedeniyle de dikkat çekti.
Martı TAG hakkında açılan haksız rekabet davalarından birinde İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi Haziran 2026’da TAG hizmetinin men edilmesine hükmetmişti. Ancak karar kesinleşmeden istinafa taşındı.
23 Ekim 2026’da İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, ilk derece kararını kaldırarak yasa koyucu veya yetkili idare tarafından yasaklanmamış bir paylaşımlı yolculuk sisteminin mahkeme kararıyla genel olarak yasaklanamayacağı yönünde karar verdi.
Bununla birlikte bu karar, hususi araçlarla izinsiz ticari yolcu taşımacılığına ilişkin mevcut trafik mevzuatındaki yaptırımların tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Dolayısıyla sosyal medyada dile getirilen “TAG sürücülerine artık ceza yazılamaz” şeklindeki yorumları mevcut hukuki tablo açısından kesin bir bilgi olarak değerlendirmek mümkün değil.
Robomartı’nın sürücüsüz olması ise ilerleyen dönemde ulaşım sektöründeki bu tartışmalara yepyeni bir boyut kazandırabilir.
Robomartı ne zaman kullanıma sunulacak?
Şimdilik yanıtı en fazla merak edilen soru bu.
Tanıtım videosu Robomartı projesinin çalışan bir araç üzerinde test edildiğini gösterse de Martı tarafından henüz kesin bir ticari hizmet başlangıç tarihi açıklanmadı.
Aynı şekilde;
ilk hizmet bölgesi, filo büyüklüğü, yolculuk ücretleri, aracın teknik özellikleri, otonomi seviyesi ve hangi yasal izinlerle trafiğe çıkacağı gibi önemli ayrıntılar da belirsizliğini koruyor.
Martı’nın daha önce yaptığı Tensor anlaşması ise şirketin sürücüsüz ulaşım konusunu yalnızca konsept düzeyinde değerlendirmediğini gösteriyor. Resmi açıklamaya göre şirketin hedefi, Seviye 4 otonom araçları Türkiye’deki şehirlerde kademeli şekilde Martı platformuna dahil etmek.
Robomartı’nın gerçek İstanbul trafiğinde test edilmeye başlaması ve Martı uygulaması üzerinden kullanıcıların çağırabileceği ticari bir hizmete dönüşmesi halinde Türkiye’deki ulaşım sektöründe önemli bir dönüm noktası yaşanabilir.
Şimdi gözler Martı’nın açıklayacağı Robomartı teknik özellikleri, test programı ve hizmete giriş tarihinde olacak.
İlklerin şirketi Martı’dan Robomartı. Memlekete hayırlı olsun! pic.twitter.com/nXS7qqVU51
— Oğuz Alper Öktem (@OguzAlperOktem) October 27, 2026




