
GPT-6 Astra, 108 yıllık I. Dünya Savaşı şifresini çözmüş olabilir
OpenAI'ın yeni nesil yapay zeka modeli GPT-6 Astra, I. Dünya Savaşı'nın son günlerinden kalan ve bir asrı aşkın süredir çözülemeyen Alman askeri radyo mesajını deşifre etmiş olabilir. 1918 tarihli mesajın, Kırım'daki Sivastopol çevresinde İngiliz ve Müttefik savaş gemilerinin hareketlerini bildirdiği ortaya çıktı.
Yapay zeka modellerinin kullanım alanlarına dikkat çekici bir örnek daha eklendi. Geliştirici Prinz, 1918 yılında Alman askeri makamları tarafından gönderilen şifreli bir radyo mesajını çözmek için OpenAI’ın GPT-6 Astra modelinden yararlandı.
Söz konusu mesaj, Alman kriptoloji uzmanı Klaus Schmeh’in Scienceblogs/Cipherbrain arşivinde yayımladığı çözülmemiş ADFGVX mesajları arasında bulunuyordu. 2017’de yayımlanan listede, I. Dünya Savaşı’nın son aylarında ele geçirilen ancak çeşitli nedenlerle tam olarak çözülemeyen mesajlara yer veriliyor.
Ortaya çıkan sonuç doğruysa, 108 yıldır çözülemeyen bir askeri mesajın içeriği modern bir yapay zeka modeli yardımıyla ilk kez okunabilir hale getirilmiş oldu.
GPT-6 Astra şifreyi nasıl çözdü?

Mesaj, Alman ordusunun I. Dünya Savaşı sırasında kullandığı ADFGVX şifreleme sistemiyle hazırlanmıştı. Bu yöntem yalnızca basit bir harf değiştirme sistemi değildi; iki farklı kriptografik işlemi bir araya getiriyordu.
ADFGVX’te harfler ve rakamlar önce 6×6’lık bir tablo üzerinden A, D, F, G, V ve X harflerinden oluşan çiftlere dönüştürülüyor, ardından sonuç bir anahtar kelime kullanılarak sütun bazlı biçimde yeniden sıralanıyordu. ADFGVX sistemi Haziran 1918’den itibaren Alman ordusunda kullanılmıştı.
Bu nedenle yalnızca şifreli metne sahip olmak, mesajın okunabilmesi için yeterli değildi. Kullanılan tablo ve özellikle transpozisyon anahtarının da doğru şekilde yeniden oluşturulması gerekiyordu.
Prinz’in aktardığı çözüm sürecinde GPT-6 Astra, “TRUPPENVERSCHIEBUNG” kelimesini anahtar olarak kullandı. Almancada kabaca “birlik hareketi” veya “askeri birliklerin yer değiştirmesi” anlamına gelen bu anahtarın uygulanması sonucunda anlamlı bir Almanca metin ortaya çıktı.
Çözüm sonucunda elde edilen metin şu şekildeydi:
“EIN ENGLISCHER KREUZER EINLIEG X SEWASTOPOL X S4STEN X EIN GESCHWADER DER X ALLIIERTEN FOLGT 26STEN X.”
Metindeki bazı karakterler ile tarih bölümünde iletim ya da kayıt kaynaklı bozulmalar bulunuyor. Ancak mesajın genel anlamı oldukça açık: Bir İngiliz kruvazörünün Sivastopol’a ayın 24’ünde ulaştığı ve Müttefiklere ait bir filonun 26’sında onu takip edeceği bildiriliyor.
HMS Canterbury kayıtları şifre çözümünü destekliyor
Çözümü özellikle ilginç hale getiren ayrıntı ise ortaya çıkan metnin dönemin gerçek denizcilik kayıtlarıyla örtüşmesi.
İngiliz Kraliyet Donanması’na ait HMS Canterbury’nin Kasım 1918 seyir defteri, geminin 23 Kasım’da İstanbul’dan Sivastopol’a doğru yola çıktığını gösteriyor. Kayıtlara göre kruvazör 24 Kasım 1918 saat 10.20’de Sivastopol Limanı’na bağlandı.
Bu bilgi, şifresi çözülen mesajdaki belirsiz tarih bölümünün 24 Kasım olarak okunabileceğini güçlü biçimde destekliyor.
Daha da dikkat çekici olanı ise aynı gemi günlüğünde iki gün sonrasına ait kayıt.
HMS Canterbury’nin 26 Kasım 1918 tarihli günlüğünde saat 11.30 için açık biçimde “Allied Squadron arrived” yani “Müttefik filosu geldi” kaydı bulunuyor. Bu da şifreli mesajda yer alan “Müttefik filosu 26’sında takip edecek” bilgisinin tarihsel olaylarla doğrudan örtüştüğünü gösteriyor.
Avustralya Savaş Anıtı arşivinde bulunan 26 Kasım 1918 tarihli bir fotoğraf kaydı da Müttefik filosuna ait muhriplerin o gün Sivastopol Limanı’na girişini belgeliyor. Filoda Avustralya savaş gemileri HMAS Swan ve HMAS Parramatta da bulunuyordu.
Mesaj neden 1918’de gönderilmişti?
Mesajın tarihsel bağlamı da önemli.
I. Dünya Savaşı’nın Batı Cephesi’ndeki çatışmaları 11 Kasım 1918 Ateşkesi ile sona ermiş olsa da Karadeniz ve Kırım’daki askeri hareketlilik hemen bitmedi.
Alman kuvvetlerinin bölgeden çekilmesinin ardından Müttefikler, Karadeniz’deki stratejik noktalar ve Rus savaş gemileri üzerinde kontrol sağlamaya başladı. İngiliz donanmasının da aralarında bulunduğu Müttefik kuvvetleri Kasım ayının sonlarına doğru Sivastopol’a ulaştı.
HMS Canterbury’den çıkarılan birliklerin 24 Kasım’da Sivastopol’daki bazı gemilerin kontrolünü üstlenmeye başlaması da dönemin kayıtlarında yer alıyor. 26 Kasım’da ise daha geniş Müttefik filosu bölgeye ulaştı.
Dolayısıyla şifreli Alman mesajının içeriği, dönemin askeri istihbaratı açısından son derece anlamlı görünüyor.
ADFGVX, döneminin en dikkat çekici askeri şifrelerinden biriydi
ADFGVX sistemi, Alman sinyal subayı Fritz Nebel tarafından geliştirilen ve 1918’de kullanılmaya başlanan bir saha şifreleme yöntemiydi.
Sistemin adını aldığı A, D, F, G, V ve X harfleri rastgele seçilmemişti. Mors alfabesindeki karşılıkları birbirinden kolayca ayırt edilebildiği için telsiz iletişiminde meydana gelebilecek operatör hatalarının azaltılması amaçlanıyordu.
ADFGVX’in 6×6’lık sistemi sayesinde 26 harfin yanında 0-9 arasındaki rakamlar da şifrelenebiliyordu.
Şifreleme yöntemi son derece güçlü kabul edilmesine rağmen savaş sırasında Fransız kriptanalist Georges Painvin tarafından kırılmayı başardı. Bununla birlikte 1918’den günümüze ulaşan bütün ADFGVX mesajları çözülebilmiş değil.
2016’da Cryptologia dergisinde yayımlanan akademik araştırmada, Temmuz-Aralık 1918 döneminde yüzlerce ADFGVX mesajının İngiliz ve Amerikan istihbaratı tarafından ele geçirildiği, araştırmacıların da elde kalan mesajların büyük bölümünü modern bilgisayar destekli yöntemlerle çözmeyi başardığı belirtiliyor. Bazı mesajlar ise hatalı, eksik veya bozulmuş olmaları nedeniyle çözülmeden kalmıştı.
GPT-6 Astra’nın üzerinde çalıştığı mesaj da bu problemli örneklerden biriydi.
Yapay zeka tarih araştırmalarında yeni bir araç olabilir
Bu olay yalnızca ilginç bir şifre çözme hikayesi değil, aynı zamanda yapay zekanın tarih araştırmalarındaki olası kullanım alanlarını da gösteriyor.
GPT-6 Astra, OpenAI tarafından 3 Eylül 2026’da tanıtıldı. Şirket modeli karmaşık muhakeme, araştırma, yazılım geliştirme ve bilgisayar kullanımı gibi görevler için geliştirdiğini belirtiyor.
Yüzyıllık bir şifrenin çözülmesi gibi çalışmalar ise yapay zeka modellerinin yalnızca metin üretmek yerine; hipotez geliştirme, tarihsel belgeleri karşılaştırma, olası anahtarları test etme ve farklı kaynaklardaki bilgileri bir araya getirme gibi araştırma süreçlerinde de kullanılabileceğini gösteriyor.
Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor. HMS Canterbury kayıtlarının mesajın ortaya çıkan anlamıyla olağanüstü ölçüde örtüşmesi çözümün doğruluğuna güçlü destek sağlasa da, sonuç henüz bağımsız ve hakemli bir kriptoloji çalışmasıyla kesinleştirilmiş değil.
Bu nedenle gelişmeyi, GPT-6 Astra’nın 108 yıllık mesaj için son derece güçlü ve tarihsel kayıtlarla doğrulanabilen bir çözüm üretmiş olması şeklinde değerlendirmek şimdilik daha doğru görünüyor.




