İncelemeler

Kingdom Come: Deliverance II İncelemesi

Çıkış Tarihi: 4 Şubat 2025
Geliştirici: Warhorse Studios
Yayıncı: Deep Silver / PLAION
Oynanabilir Platformlar: PC, PlayStation 5, Xbox Series X|S
Oyunun Türü: Aksiyon RPG, Açık Dünya, Tarihî Rol Yapma, Birinci Şahıs
Oyun Modu: Tek oyunculu

⚔️ Giriş

Kingdom Come: Deliverance II, Warhorse Studios’un 2018’de yayımlanan ve gerçekçi Orta Çağ yaklaşımıyla kendisine sadık bir oyuncu kitlesi oluşturan Kingdom Come: Deliverance’ın devam oyunu. İlk yapımdaki temel fikir oldukça cesurdu: Oyuncuyu büyülerle, ejderhalarla veya doğaüstü güçlerle dolu fantastik bir dünyaya değil, mümkün olduğunca inandırıcı biçimde oluşturulmuş 15. yüzyıl Bohemya’sına göndermek.

İkinci oyun bu formülü değiştirmek yerine büyütüyor, iyileştiriyor ve çok daha gösterişli hâle getiriyor.

Kingdom Come: Deliverance II’de kahramanımız hâlâ kehanetlerin seçilmiş savaşçısı değil. Henry bir demircinin oğlu ve hayatta kalabilmesi için gerçekten yemek yemesi, uyuması, yeteneklerini geliştirmesi, silah kullanmayı öğrenmesi ve çevresindeki insanların güvenini kazanması gerekiyor. Oyunun en büyük başarısı da tam burada ortaya çıkıyor: Bir RPG karakterini yönetmekten çok Orta Çağ dünyasında yaşayan bir insanı canlandırıyormuşsunuz hissi veriyor.

Üstelik devam oyunu ilk oyunun bazı sert köşelerini törpülüyor. Sistemler hâlâ karmaşık, dövüşler hâlâ dikkat istiyor ve oyun hâlâ oyuncunun elinden sürekli tutmuyor. Ancak Kingdom Come: Deliverance II, selefine kıyasla daha erişilebilir ve çok daha iyi cilalanmış bir deneyim sunuyor.

Ortaya çıkan sonuç ise klasik fantastik RPG kalıplarından sıkılanlar için son yılların en dikkat çekici rol yapma oyunlarından biri.

📜 Hikaye

Kingdom Come: Deliverance II’nin hikâyesi ilk oyunun kaldığı noktadan devam ediyor ve oyuncuyu yeniden Henry of Skalitz rolüne yerleştiriyor.

1403 yılında geçen macerada Henry ile Sir Hans Capon, siyasi açıdan giderek daha tehlikeli hâle gelen Bohemya topraklarında önemli bir görev üstleniyor. Ancak beklendiği üzere planlar kısa sürede ters gidiyor ve ikili kendilerini savaşın, aristokratların güç mücadelesinin, kişisel hesaplaşmaların ve giderek büyüyen siyasi çatışmaların ortasında buluyor.

Bundan fazlasını anlatmak oyunun sürprizlerini bozabilir.

Hikâyenin asıl güçlü tarafı ise sadece ana olay örgüsü değil. Kingdom Come: Deliverance II, yan görevlerini de yaşayan küçük hikâyeler hâline getirmekte oldukça başarılı. Bir görev basit bir konuşmayla başlayıp hiç beklemediğiniz sosyal, ahlaki veya politik sonuçlara ulaşabiliyor.

Henry’nin verdiği cevaplar, itibarı, karakter özellikleri ve daha önce gerçekleştirdiği bazı eylemler konuşmaların seyrini değiştirebildiği için görevler klasik “git, düşmanı öldür ve ödülünü al” yapısından büyük ölçüde uzaklaşıyor.

Oyun aynı zamanda mizah konusunda da oldukça başarılı. Oldukça ciddi tarihi olayların arasında yer yer absürt, kaba ve son derece insani anlarla karşılaşılıyor. Bu sayede karakterler yalnızca görev dağıtan NPC’ler gibi değil, kendi hayatları olan insanlar gibi hissettirebiliyor.

🛡️ Oynanış ve Grafikler

Kingdom Come: Deliverance II’nin kalbinde sistem odaklı rol yapma mekanikleri bulunuyor.

Henry başlangıçtan itibaren kusursuz bir savaşçı değil. İyi kılıç kullanmak istiyorsanız dövüşmeniz, konuşma becerisinde ustalaşmak istiyorsanız insanlarla iletişim kurmanız, hırsızlık yapmak istiyorsanız bu konuda pratik kazanmanız gerekiyor.

Başka bir deyişle karakter gelişiminiz büyük ölçüde yaptığınız eylemlerle şekilleniyor.

Kılıç dövüşleri

Oyunun yakın dövüş sistemi klasik aksiyon RPG’lerinden belirgin biçimde farklı.

Rakibin saldırı yönünü takip etmek, doğru anda savunma yapmak, mesafeyi korumak, dayanıklılığı yönetmek ve doğru saldırı yönünü seçmek gerekiyor. Zırhlı bir şövalyeye rastgele kılıç sallamak çoğu zaman kötü bir fikir.

Silah seçimi de önemli.

Kılıç, balta, topuz ve diğer silah türlerinin farklı avantajları bulunuyor. Örneğin ağır zırhlı rakiplere karşı uygun silah kullanmak savaşın gidişatını tamamen değiştirebiliyor.

İlk saatlerde sistem biraz ağır gelebilir. Fakat Henry geliştikçe ve oyuncu dövüş sistemini öğrendikçe çatışmalar son derece tatmin edici hâle geliyor.

IGN ve GameSpot’un oyuna 9/10 vermesinde de geliştirilmiş yakın dövüş sistemi öne çıkan unsurlardan biri. PC Gamer ise yapımı 90/100 ile değerlendirerek özellikle sistemlerinin büyüklüğünü ve RPG yapısını övmüş durumda.

Rol yapma özgürlüğü

Kingdom Come: Deliverance II’nin esas gücü kılıç dövüşlerinden ziyade problemlerin farklı yöntemlerle çözülebilmesinde ortaya çıkıyor.

Bir bölgeye girmek için muhafızlarla savaşabilirsiniz. Fakat konuşarak ikna etmek, gizlice içeri sızmak, uygun kıyafetler giyerek dikkat çekmemek veya farklı bir yol keşfetmek de mümkün olabiliyor.

Üzerinizdeki kıyafetler bile sosyal ilişkilerinizi etkileyebiliyor.

Kanlar içinde, çamurlu ve kötü kokan Henry ile asil kıyafetler içerisindeki temiz Henry’nin insanlarda bırakacağı izlenim aynı değil. Zırhınızın çıkardığı ses ise gizlilik sırasında ciddi bir dezavantaja dönüşebiliyor.

Bu ayrıntılar tek başlarına küçük görünse de bir araya geldiklerinde oldukça güçlü bir simülasyon ortaya çıkarıyor.

Hayatta kalma ve günlük yaşam

Henry’nin beslenmesi ve dinlenmesi gerekiyor. Eşyaların ağırlığı önemli. Silahların ve kıyafetlerin durumu takip edilmeli. Yemekler bozulabiliyor.

Ancak bütün bunlar yalnızca oyuncuyu cezalandırmak için tasarlanmış sistemler gibi durmuyor. Tam tersine, oyunun dünyasıyla bütünleşiyor.

Bir handa gece geçirmek, sabah yola çıkmadan önce ekipmanınızı kontrol etmek veya uzun bir yolculuk için yiyecek hazırlamak zaman içerisinde maceranın doğal parçalarına dönüşüyor.

Görev tasarımı

Oyunun en başarılı noktalarından biri de görev tasarımı.

Bazı yan görevlerin içeriği ve sunumu, başka RPG’lerde ana görev olarak kullanılabilecek kadar ayrıntılı. Oyuncunun seçimleri çoğu zaman yalnızca farklı diyalog satırları açmıyor; olayların çözülme yöntemini de etkiliyor.

Bu yüzden bir görevde başarısız olmak her zaman “Game Over” anlamına gelmiyor. Bazen yaptığınız hata hikâyeyi yalnızca farklı bir yola taşıyor.

Bu yaklaşım, oyuncuya gerçekten rol yaptığını hissettiren önemli unsurlardan biri.

Grafikler ve sanat tasarımı

Kingdom Come: Deliverance II teknik açıdan her sahnede fotogerçekçi olmaya çalışan bir oyun değil. Buna karşın sanat tasarımı ve çevre detayları olağanüstü derecede güçlü.

Ormanların yoğunluğu, köy yollarındaki çamur, kalelerin mimarisi, döneme uygun kıyafetler, hanlar, pazarlar ve özellikle büyük yerleşimler oyunun tarihî atmosferini kuvvetlendiriyor.

Işıklandırmanın özellikle gün doğumu ve gün batımındaki etkisi oldukça başarılı. Yoğun ormanlardan geçerken ağaçların arasından süzülen ışık veya gece vakti meşalelerle aydınlatılan bir kasaba oyunun en etkileyici görüntülerini ortaya çıkarabiliyor.

Karakter animasyonlarında veya bazı yüz ifadelerinde zaman zaman daha mekanik görüntülerle karşılaşılabiliyor. Yine de dünyanın genel detay seviyesi bu eksikleri büyük ölçüde gölgede bırakıyor.

GamesRadar+ da incelemesinde özellikle oyunun geniş ve inandırıcı açık dünyasını, görev tasarımını ve oyuncuyu Orta Çağ yaşamına çekme başarısını öne çıkarıyor; buna karşılık ilerlemenin zaman zaman yavaş olmasını eleştiriyor.

🎯 Kimler Bu Oyunu Sevmeli?

Kingdom Come: Deliverance II özellikle derin rol yapma mekaniklerinden hoşlanan oyuncular için hazırlanmış bir yapım.

The Elder Scrolls oyunlarında dünyayı keşfetmeyi, Red Dead Redemption 2’de günlük yaşam ayrıntılarını, Mount & Blade’de Orta Çağ atmosferini veya klasik RPG’lerde karakter seçimlerinin sonuçlarını seviyorsanız burada oldukça güçlü bir karışım bulabilirsiniz.

Aynı zamanda:

  • Tarihî oyunlardan hoşlanan,
  • Fantastik unsurlar olmadan RPG oynamak isteyen,
  • Seçimlerin sonuçlarını önemseyen,
  • Uzun ve detaylı hikâyeleri seven,
  • Açık dünyada acele etmeden keşif yapmaktan hoşlanan,
  • Karmaşık karakter gelişim sistemlerini seven

oyuncular için Kingdom Come: Deliverance II son derece güçlü bir seçenek.

Buna karşın hızlı aksiyon arayanlar için aynı şeyi söylemek zor.

Her düşmanı birkaç saldırıyla ortadan kaldırabileceğiniz bir güç fantezisi bekliyorsanız, sık sık menülerle ve karakter sistemleriyle uğraşmak istemiyorsanız veya uzun diyaloglardan hoşlanmıyorsanız oyun başlangıçta yorucu gelebilir.

Kingdom Come: Deliverance II oyuncunun kendisine uyum sağlamasından ziyade oyuncunun onun kurallarını öğrenmesini istiyor.

🎮 Benzer Oyunlar

Kingdom Come: Deliverance
İkinci oyuna başlamadan önce Henry’nin hikâyesinin başlangıcını görmek isteyenler için doğal olarak en önemli seçenek.

The Elder Scrolls V: Skyrim
Fantastik yapısı çok farklı olsa da birinci şahıs açık dünya keşfi ve karakter geliştirme özgürlüğü açısından benzer noktaları bulunuyor.

The Witcher 3: Wild Hunt
Hikâye anlatımı, güçlü yan görevler ve seçimlerin sonuçları bakımından Kingdom Come: Deliverance II sevenlere hitap edebilir.

Mount & Blade II: Bannerlord
Orta Çağ atmosferi ve özgürlük bakımından benzer olsa da Bannerlord çok daha fazla strateji ve büyük ölçekli savaş odaklı.

Red Dead Redemption 2
Tarihsel dönemi farklı olsa da yaşayan dünya, günlük hayat simülasyonu ve detaylara gösterilen özen konusunda oldukça benzer bir tasarım anlayışına sahip.

Medieval Dynasty
Orta Çağ dünyasında yaşam simülasyonu isteyen ancak RPG’den ziyade üretim ve yerleşim sistemlerine ilgi duyan oyuncular için alternatif olabilir.

🖼️ Oyun İçi Görseller

✅ Artılar

  • Son derece etkileyici ve yaşayan bir Orta Çağ dünyası
  • Tarihî atmosfer konusunda sektörün en başarılı yapımlarından biri
  • Güçlü ana hikâye ve karakter yazımı
  • Oldukça kaliteli yan görevler
  • Oyuncuya farklı çözüm yolları sunan görev tasarımı
  • Derin karakter gelişim sistemi
  • Geliştirilmiş ve daha tatmin edici yakın dövüş sistemi
  • Oyuncunun davranışlarına tepki veren dünya
  • Kıyafet, temizlik, itibar ve görünüş gibi alışılmadık RPG sistemleri
  • Uzun oynanış süresi ve yüksek içerik miktarı
  • İlk oyuna göre daha cilalı bir deneyim
  • Güçlü ses tasarımı ve atmosferik müzikler
  • Keşfetmenin sürekli ödüllendirilmesi
  • Fantastik ögeler kullanmadan güçlü bir RPG deneyimi sunması

❌ Eksiler

  • Yeni oyuncular için öğrenme süreci hâlâ oldukça sert
  • Dövüş mekanikleri ilk saatlerde hantalmış gibi hissedilebiliyor
  • Karakter gelişimi sabır gerektiriyor
  • Bazı animasyon ve yüz ifadeleri kalite açısından tutarsız
  • Çok sayıda sistem nedeniyle zaman zaman yorucu olabiliyor
  • Hızlı tempolu aksiyon isteyen oyunculara uygun değil
  • Gerçekçilik odaklı bazı mekanikler herkese hitap etmeyebilir
  • İlk oyunun hikâyesini bilmek bazı karakterleri ve gelişmeleri anlamayı kolaylaştırıyor
  • Sabırsız oyuncular için bazı bölümler gereğinden yavaş hissedilebilir

⭐ İnceleme Puanları

Yayın / Platform Puan
Metacritic (PC) 89/100
OpenCritic 89/100
IGN 90/100
GameSpot 90/100
PC Gamer 90/100
Game Informer 95/100
Konsol Köşesi 91/100

🎬 Tanıtım Videosu

🧭 Tam Çözüm Videosu

🏆 Son Değerlendirme

Kingdom Come: Deliverance II, günümüzde büyük bütçeli RPG’lerin giderek benzer formüllere yöneldiği bir dönemde kendi kimliğinden ödün vermeyen nadir yapımlardan biri.

Warhorse Studios oyuncunun önüne devasa bir harita koyup üzerine yüzlerce işaret yerleştirmekle yetinmiyor. Bunun yerine oyuncunun gerçekten içinde yaşadığı hissini verecek bir dünya yaratmaya çalışıyor.

Henry aç kalabiliyor. Yaralanabiliyor. Pislenebiliyor. Sarhoş olabiliyor. Bir konuşmayı yanlış yönetebiliyor. Suç işlerse tanınabiliyor. Giydiği kıyafetler insanların ona bakışını değiştirebiliyor. Savaşta doğru ekipmanı kullanmazsa kendisinden daha iyi hazırlanmış sıradan bir asker tarafından öldürülebiliyor.

Ve tam olarak bu nedenle başarıları çok daha anlamlı hissettiriyor.

Oyunun ilk saatlerinde beceriksiz olan Henry’nin onlarca saat sonra eğitimli bir savaşçıya dönüşmesi yalnızca istatistik ekranındaki rakamların yükselmesiyle gerçekleşmiyor. Oyuncu da Henry ile birlikte oyunu öğreniyor.

Bu, modern RPG’lerde giderek daha nadir karşılaşılan güçlü bir ilerleme hissi yaratıyor.

Elbette bunun bir bedeli var.

Kingdom Come: Deliverance II sabırsız oyunculara göre değil. Hızlı seyahat etmek, birkaç dakika içinde onlarca düşman öldürmek veya sürekli ödüllendirildiğiniz bir aksiyon döngüsü içerisinde ilerlemek istiyorsanız oyunun temposuyla mücadele edebilirsiniz.

Ancak ağır ilerleyen, karakter odaklı ve sistemleri birbirleriyle bağlantılı RPG’leri seviyorsanız burada yüzlerce küçük ayrıntıyla desteklenen olağanüstü bir macera bulunuyor.

İlk oyunun vaat ettiği “gerçekçi Orta Çağ RPG’si” fikri, ikinci oyunda nihayet çok daha olgun hâline ulaşmış durumda. İnceleme ortalamalarının 90 bandına yaklaşması da bunun tesadüf olmadığını gösteriyor. Metacritic’teki 89 puan ve OpenCritic’in 89’luk eleştirmen ortalaması, oyunun genel eleştirmen kabulünün oldukça güçlü olduğunu doğruluyor.

KESİNLİKLE OYNANMALI

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ayrıca Bakın
Kapalı
Başa dön tuşu