
Windows Görev Yöneticisi’nin Yaratıcısı Claude Code ile TMOG’u Geliştirdi: Windows, macOS ve Linux’ta Çalışıyor
Windows tarihinin en tanınmış sistem araçlarından Görev Yöneticisi’nin (Task Manager) orijinal geliştiricisi Dave W. Plummer, yapay zekâ destekli yazılım geliştirme konusunda dikkat çekici bir projeye imza attı. Plummer’ın Claude Code yardımıyla geliştirdiği TMOG (Task Manager OG) artık yalnızca Windows’ta değil, macOS ve Linux’ta da çalışan platformlar arası bir sistem izleme uygulaması haline geldi.
Projeyi özellikle ilginç kılan detay ise geliştirme süreci. Plummer, uygulamanın temelini oluşturmak için Anthropic’in kodlama aracı Claude Code’a yaklaşık 107 sayfalık ayrıntılı bir teknik şartname verdiğini açıkladı. İlk çalışan sürümlerin ise yalnızca birkaç saat içerisinde ortaya çıktığı belirtiliyor.
Üstelik TMOG’un gelişim süreci alışılmış bir çalışma ortamında gerçekleşmedi. Plummer, oğlunun acil apandisit ameliyatı nedeniyle hastanede geçirdiği bekleme süresini projeyi geliştirmek için değerlendirdi.
I wrote a new Task Manager that runs natively on Windows, macOS, and Linux. You can get it now at https://t.co/z86piatXdM … but why?
Well, it started as an argument over whether you could vibe code Microsoft Word today. I didn't think so. But I figured… maybe something…
— Dave W Plummer (@davepl1968) August 23, 2026
107 Sayfalık Şartname Claude Code’a Verildi
Dave Plummer, yeni Task Manager projesini tamamen rastgele komutlarla oluşturmak yerine oldukça ayrıntılı bir tasarım ve özellik dokümanı hazırladı. Yaklaşık 107 sayfaya ulaşan bu şartname, Claude Code’a projenin nasıl çalışması gerektiğini anlatan temel kaynak olarak kullanıldı.
Bu yaklaşım, son dönemde popülerleşen “vibe coding” kavramının daha sistematik bir örneğini oluşturuyor. Vibe coding genel olarak geliştiricinin kodun büyük bölümünü doğrudan yazmak yerine, doğal dil kullanarak bir yapay zekâ kodlama aracına ne istediğini tarif ettiği geliştirme yöntemini ifade ediyor.
Plummer’ın durumunda ise süreç yalnızca birkaç satırlık komut vermekten çok daha kapsamlı. Hazırlanan uzun teknik doküman; uygulamanın arayüzünü, sistem metriklerini, platform davranışlarını ve diğer ayrıntıları tanımlayarak Claude Code için bir çeşit yazılım gereksinimleri belgesi görevi görüyor.
Kaynak habere göre TMOG’un ilk sürümleri MacBook Air M5 üzerinde yaklaşık dört buçuk saat içerisinde oluşturuldu ve ardından Plummer uygulamayı manuel olarak geliştirmeye ve ortaya çıkan sorunları düzeltmeye devam etti.
Bu nokta önemli; TMOG tamamen yapay zekânın kendi başına geliştirip yayımladığı bir yazılım değil. Claude Code kod üretiminde önemli rol oynarken, projenin mimarisi, gereksinimleri, test edilmesi ve iyileştirilmesi deneyimli bir yazılım geliştiricisi tarafından yönetiliyor.
TMOG Nedir?
TMOG, yani Task Manager OG, Windows Görev Yöneticisi’nin temel yaklaşımını daha modern ve ayrıntılı bir sistem izleme arayüzüyle yeniden yorumlayan bir uygulama.
Plummer’ın projesi basit bir Windows Task Manager kopyası olmaktan ziyade farklı işletim sistemlerinde çalışan kapsamlı bir sistem konsolu olmayı hedefliyor.
TMOG’un resmi sitesinde uygulama şu yaklaşımla tanımlanıyor:
Activity Monitor’ın sadeliği, Task Manager’ın derinliği ve bir kokpitin hızı.
Uygulama üzerinden kullanıcılar sistemin birçok bileşenini gerçek zamanlı olarak takip edebiliyor. Bunların arasında:
- CPU ve mantıksal işlemci kullanımı,
- bellek kullanımı ve bellek baskısı,
- depolama etkinliği,
- ağ trafiği,
- çalışan işlemler,
- enerji tüketimi,
- termal bilgiler,
- GPU verileri
gibi sistem metrikleri bulunuyor.
TMOG ayrıca süreçleri ağaç görünümünde inceleme, sıralama ve filtreleme gibi daha gelişmiş sistem yönetimi özellikleri de sunuyor.
Sistem Verileri 60 FPS Hızında Güncellenebiliyor
TMOG’un dikkat çeken özelliklerinden biri sistem verilerinin görüntülenme biçimi.
Klasik sistem izleme uygulamalarında grafikler ve kullanım oranları genellikle belirli aralıklarla yenileniyor. Plummer ise TMOG’un bazı görsel göstergelerini 60 Hz ekran yenileme hızında hareket edecek şekilde tasarladı.
Bu sayede CPU, depolama veya diğer sistem aktiviteleri çok daha akıcı grafiklerle görüntülenebiliyor.
Uygulamanın resmi sitesinde de “60 FPS live meters” özelliği özellikle vurgulanıyor.
Elbette bu, işletim sistemindeki her ölçümün saniyede 60 kez yeniden hesaplandığı anlamına gelmek zorunda değil. Daha çok elde edilen sistem verilerinin kullanıcı arayüzünde çok daha yüksek yenileme hızına sahip göstergelerle sunulmasını sağlıyor.
Windows, macOS ve Linux İçin Ayrı Native Uygulamalar
TMOG’un teknik açıdan dikkat çeken bir başka özelliği ise Electron gibi tek bir web tabanlı arayüzün üç işletim sistemine paketlenmesi yerine, platformlara uygun native teknolojilerin tercih edilmesi.
Resmi TMOG sitesindeki bilgilere göre platformlar şu şekilde ayrılıyor:
macOS: Swift ve AppKit
Windows: Native Win32
Linux: C++ ve Qt 6
Sistem metriklerinin işlenmesinde ise platformlar arasında paylaşılan C++ tabanlı ortak bir çekirdek kullanılıyor.
macOS sürümü macOS 13 ve üzerini, hem Apple Silicon hem de Intel x64 işlemcileri destekliyor.
Windows sürümü ise Windows 11 ve x64 mimarisini hedefliyor.
Linux tarafında X11 ve Wayland masaüstleri desteklenirken uygulama AppImage, Debian/Ubuntu için .deb paketi ve taşınabilir .tar.gz paketi şeklinde sunuluyor.
Dolayısıyla TMOG için “tek uygulamanın üç sisteme port edilmiş hali” demektense, aynı tasarım ve ölçüm altyapısını paylaşan üç ayrı native masaüstü uygulaması demek daha doğru görünüyor.
Retro Bilgisayar Sevenler İçin Görsel Temalar da Var
TMOG yalnızca teknik sistem verilerine odaklanmıyor.
Dave Plummer, uygulamanın görsel tasarımında eski bilgisayar terminallerini ve CRT ekranlarını hatırlatan seçeneklere de yer vermiş durumda.
Kullanıcılar standart açık ve koyu temaların yanı sıra:
Green, Amber, Blue ve Mono
gibi retro temaları seçebiliyor.
Renk yoğunluğu ve doygunluk gibi görsel ayarlar da değiştirilebiliyor. Böylece uygulama klasik bir sistem yönetim aracından çok, retro-fütüristik bir kontrol panelini andıracak şekilde özelleştirilebiliyor.
Windows Task Manager’ın İlk Sürümü Yalnızca 80 KB’tı
Dave Plummer’ın sistem araçlarına olan ilgisi yeni değil.
Plummer, Windows Görev Yöneticisi’nin ilk sürümünü 1990’lı yıllarda geliştiren isim olarak biliniyor. Araç daha sonra Microsoft tarafından Windows’a dahil edildi ve Windows NT 4.0 ile 1996 yılında kullanıcılara ulaştı.
Daha da dikkat çekici olan ise ilk Task Manager uygulamasının yaklaşık 80 KB büyüklüğünde olmasıydı.
Plummer daha önce yaptığı açıklamalarda dönemin bilgisayarlarının sınırlı bellek ve işlem gücü nedeniyle uygulamanın mümkün olduğunca küçük ve verimli tasarlanmasının önemli olduğunu anlatmıştı.
Bugün TMOG çok daha gelişmiş grafikler, sistem sensörleri ve modern işletim sistemi özelliklerinden yararlanıyor olsa da Plummer’ın hızlı ve doğrudan çalışan sistem araçlarına yönelik yaklaşımını devam ettirdiği görülüyor.
TMOG Ücretsiz İndirilebiliyor
TMOG şu anda beta aşamasında bulunuyor ve projenin resmi web sitesi üzerinden desteklenen platformlar için indirilebiliyor. Resmi sayfada macOS, Windows ve Linux için ayrı indirme seçenekleri yer alıyor.
Kaynak haberde yayımlandığı sırada mevcut beta sürümünün 0.1.1 olduğu belirtiliyor. Ancak TMOG hızla geliştirilen bir proje olduğundan sürüm numarasının kısa sürede değişebileceğini belirtmek gerekiyor. Resmi site güncel dağıtımı artık genel olarak BETA2 şeklinde tanımlıyor.
Beta sürümü henüz her platformda dijital olarak imzalanmış olmayabileceği için işletim sistemi ilk çalıştırmada ek güvenlik onayı da isteyebiliyor. TMOG’un resmi sitesi bu durumun mevcut beta dağıtımlarında normal olduğunu özellikle belirtiyor.
TMOG, Vibe Coding Tartışması İçin İlginç Bir Örnek
TMOG projesinin asıl dikkat çekici taraflarından biri de yapay zekâ destekli yazılım geliştirme konusunda ortaya koyduğu örnek.
Vibe coding’in eleştirilen yönlerinden biri, yapay zekâ tarafından üretilen kodun geliştirici tarafından yeterince anlaşılmadan projelere eklenebilmesi. Bu yaklaşım özellikle güvenlik, hata ayıklama ve uzun vadeli bakım konusunda ciddi sorunlara yol açabiliyor.
Plummer’ın yöntemi ise biraz farklı.
Ortada yıllarca sistem yazılımları üzerinde çalışmış deneyimli bir geliştirici, ayrıntılı bir 107 sayfalık gereksinim dokümanı, Claude Code tarafından üretilen kod ve daha sonra geliştirici tarafından gerçekleştirilen test ve iyileştirme süreci bulunuyor.
Bu nedenle TMOG, yapay zekânın deneyimli yazılımcıların yerini almasından ziyade, iyi tanımlanmış bir fikri çok daha hızlı prototipe dönüştürebilen bir geliştirme aracı olarak kullanılabileceğini gösteren dikkat çekici örneklerden biri olabilir.
Plummer’ın birkaç saat içerisinde çalışan ilk sürümlere ulaşması etkileyici olsa da uygulamanın hâlâ beta olması ve kullanıcı geri bildirimleri doğrultusunda hataların düzeltilmeye devam edilmesi, yapay zekâ ile hızlı kod üretiminin klasik yazılım geliştirme süreçlerini tamamen ortadan kaldırmadığını da hatırlatıyor.







